Sanat

İki mavinin arasında bir İstanbul

Tarih: 9 Mayıs 2011 Kaynak: Zaman Yazan: Musa İğrek

Luigi Mayer ve Clara Barthold Mayer'in oryantalist bir üsluptan uzak olan suluboya resimleri bir belgesel niteliğinde. Sergi 23 Ekim'e kadar gezilebilir.

18. yüzyılda kente gelen Luigi Mayer ile İstanbul'da evlendiği Clara Barthold Mayer'in Beylerbeyi, Üsküdar, Boğaz, Okmeydanı, Eyüp, Haliç ve Tarabya'yı anlattığı suluboya resimleri görücüye çıktı. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nde açılan küçük ama bir o kadar güzel 'Uzak İzlenimler' adlı sergi, İstanbul'un eşsiz ihtişamına kapı aralıyor.

Boylu boyunca uzanan bir gök kubbe... O sonsuzluktan aşağı indikçe yeşilin envai çeşit tonları arasına serpiştirilmiş griler, kahveler, sarılar... Ötede beride yer alan insanlar, evler, camiler, yalılar ve daha nice mekânlar. Hemen yanı başlarında yine, serin bir mavilik. Ucu bucağı olmayan bu iki mavilik arasına kurulmuş bir kent. Şehir bir başka görünmeye başlıyor gözünüze. Çok fazla değil. Hepi topu on tane suluboya resmin taşıdığı o kocaman hikâyeler, huzuru fısıldayan eşsiz manzaralar bir kez daha bu kentin güzelliğine, büyüsüne işaret ediyor.

İstanbul'un 18. yüzyılına ait suluboya resimleri, 'Uzak İzlenimler' adlı sergiyle Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nde. 1776-1792 yılları arasında İstanbul'da görev yapan İngiltere Büyükelçisi Sir Robert Ainslie'yle birlikte kente gelen Luigi Mayer ve İstanbul'da evlendiği Clara Barthold Mayer'in resmettiği eserler, İstanbul'un ihtişamına bir kapı daha aralıyor.

18. yüzyıl özellikle de İstanbul, Avrupalı sanatçılar için bir 'cazibe' merkeziydi. Pek çok ressam, yolunu bu şehre düşürmenin arzusundaydı. Luigi Mayer de (1755-1803) bunlardan biriydi. Sanat eğitimini İtalya'da alan Luigi, Aydınlanmacı düşüncelerden etkilenerek antik uygarlıkları resimler. 1776-1792 arasında İstanbul'da görev yapan İngiltere Büyükelçisi Sir Robert Ainslie'nin Anadolu'daki arkeoloji gezilerine ressam olarak katılır. İstanbul'a dönüşünde ise Clara Barthold ile evlenir. Mayer, gerçekçi bir üslupla III. Selim'in İstanbul'unu eserlerine yansıtır. Mayer'in sahafların en kıymetlileri arasında öyle kolay bulunmayan bir kitabı var aslında: "Luigi Mayer'in Gravürleriyle Osmanlı Dünyasında Bir Yolculuk" (Haz. Samih Rifat, Koçbank, 2004).

Gerçekçi bir üslup

Clara Barthold Mayer ise eşi gibi çok talihli değildir. Hakkında çokça malumat yok maalesef. Ama sergideki dokuz resim, onun fırçasından çıkma. Bu resimler az da olsa dünyasını ele veriyor. İsviçre asıllı olduğu, babasının İstanbul'daki İngiltere Büyükelçiliği'nde tercümanlık yaptığı farklı kaynaklarda belirtiliyor. Luigi Mayer'le İstanbul'da tanıştıktan sonra evlenirler, 1794'te ise eşiyle birlikte İngiltere'ye yerleşirler. Figürlü manzara resmine yoğunlaşan sanatçının eserleri aynı yıl Londra'da yayımlanır. Clara, eşinin resimlerini de yayımlar. Luigi'nin 1803'teki ölümünden sonra, Londra'da Portman Square'deki evlerinde çalışmalarını sürdürür.

Mayer ailesinin hikâyesinden sonra yeniden sergiye gelirsek... Beylerbeyi, Üsküdar, İstanbul Boğazı, Okmeydanı, Eyüp, Haliç, Tarabya ve daha İstanbul'un pek çok noktasını resimlerden görmek mümkün. Luigi Mayer'in sergide sadece bir eseri var. Sanatçı, Okmeydanı'ndan İstanbul'u ve Eyüp'ü resmetmiş. Sergideki resimlerde gerçekçi bir yaklaşım söz konusu. 18. yüzyılın oryantalist bakış açısından uzak duran eserleri, Suna ve İnan Kıraç Resim Koleksiyonu'na Nina Joukowsky Köprülü bağışlamış. Üslupları usta ressamımız Hoca Ali Rıza'nın suluboyalarını andıran Mayer'lerin eserleri, ünlü müzayede evleri Sotheby's ve Christie's'te zaman zaman satışa çıkıyor ve çeşitli müzelerin koleksiyonlarında yer alıyor.

Mayer ailesinin eserleriyle panaromik bir İstanbul önümüze seriliyor. Clara Barthold Mayer'in padişahın saltanat kayığıyla geçişini resmettiği eserini, Fransız hükümeti tarafından bir heyetin başında gönderilen doktor Antonie Olivier'ın anlatımıyla izleyelim: "Sultanların kayıkları, büyüklük ve zarafetleri, altın yaldızları ve süsleri, kürekçilerin sayıları ve heybetleri ile uzaktan derhal fark edilir. Bunların on dört çift küreği vardır. Beyazlar giyinmiş 28 bostancı, mağrur bir edâ ile kürek çekerler. Bostancıbaşı hünkâr kayığında dümen tutar. Padişahın böyle kayıkla denize çıkışı ve saraya dönüşü, her seferinde top atışlarıyla selâmlanır. Padişahın kayığı, kıç tarafındaki koyu kırmızı renkli altın saçaklı güzel tenteden belli olur."

Dünya döndükçe bu şehir hep bir rüya gibi içine çekecektir, herkes bu kenti arzulayacak ve tüm zamanlarına şahit olmak isteyecektir. 'Uzak İzlenimler', 23 Ekim'e kadar gezilebilir.
Sanat
Takvim
<<Kasım 2018>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
      1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30    
Sanat Haberleri Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.