Köşe Yazısı

Bir Jürinin İçinden

Yazan: Orhan Ayyüce Tarih: 27 Kasım 2008
Olur ya, sihirbazlar sahnede yaptıkları illüzyonların sırrını vermezler.

Birçok meslek dalında resmi olmayan fakat herkesin uyduğu kurallar vardır. Meslektaşlar işlerinin sırlarını saklarlar. İşin içinde değilseniz bu kuralları bilemezsiniz.

Geçenlerde mimariyle ilgisi olan uluslararası bir çizim - fikir yarışmasının jürilerinden biriydim. Ufak bir jüri idi, üç kişilik. Yarışmaya 300'ün biraz üstünde katılım olmuştu. Jüri olmak benim için yeni bir şey değildi, ara sıra yapıyoruz, alışkanlık var. Daha önceden içinde bulunduğum jürilerde tespit ettiğim durumlara dayanarak, eli düzgün birkaç tanıdık öğrenci ve mimara, şakayla karışık, "Bir şey yollarsanız seçerim" diye vaatlerde bile bulundum!

Sağolsunlar hiçbiri böyle bir torpile tenezzül etmedi ve bende bu tip arazilerin sululuklarında boğulmadım.

Ama, sonunda anlaşıldığı kadarıyla herkesin durumu benimki gibi değildi. Jüri ekibinden tanıdık bir profesör, seçim saatleri sırasında ısrarla bir düzineye yakın katılıma dikkatimizi çekti durdu. Beni bir bit yeniği sardı ama belli etmeden o projeleri masaya sürdükçe ben de karşı çıktım. İşaretlediği projeler zaten iyi değildi. Üçüncü jüri üyesinin sempatisini kazanıp profesörün birçok önerisini rafladım...

Kafama takılmıştı bir kere. Şüphelenmistim. Zira, o jüri üyesinin çalıştığı okulu iyi biliyordum. Profesörün önerdiği projelerden o okulun kokuları yayılıyordu. Ben içimden "vay" çekerken o da devamlı dayatıp duruyordu.

Ama bende keskin yorumlarımla üçüncü jüri üyesini etkileyip duruyordum. Belki o da benim gibi düşünüyordu. Kafamdaki torpil ithamları tam kelimelere dökülecekken, yönetici arkadaş duygularımı anlayıp ekrandaki projeyi ve konuyu değiştiriyordu.

Neyse, seçim süresi biraz çekişmeli geçti. Her ne kadar anlaşmasak da, anlaştığımız konular da vardı. Biz de onları göz önüne alıp, mansiyondan büyük projeleri ikiye bir ve üçe üç oylarla seçtik.

İşin komik tarafı, başlangıçta bahsettiğim torpilane durumlar, seçimler yapıldıktan sonra ortaya çıktı...

Tartışmasını yaptığımız, bizim tanıdık elemanın desteklediği projelerin arkasından hep öğretmenlik yaptığı okulun öğrencileri, tanımaması imkansız olan isimler çıktı. Şüphelerimde hemen hemen yüzde doksan haklıydım. Tabii ki bu sırada ben de fırsattan istifade bir iki laf sokuşturup dalgamı geçtim. Hoca fazla dayanamayıp tuvalete tüydü...

İşin aslı bu idi. İyi ki öyle önemli bir yarışma değildi. Nihayetinde yapılacak bir bina, verilecek bir ihale yoktu.

Ama ne de olsa bir yarışmaydı. Her ay dünyada onlarcası sonuca bağlanıp, binlerce mimarın göz nuru dökerek katıldığı yarışmaların DNA'sını taşıyordu. Ödülleri, web sitesi, kokteyl partisi filan vardı. Jürisi de başka şehirlerden oraya uçurulup otellerde ağırlanmıştı.

Her yarışmada torpiller konuşur demiyoruz ama, anlayana saz... Böyle durumların büyük bir olasılıkla birçok yarışmada tekerrür ettiğinden hiç de şüpheniz olmasın. Mimar olarak bir yarışmaya katılıyorsanız bu durumları göz önüne almanızda yarar olabilir. Tanıdığınız jürilerin yer aldığı yarışmalarda ödül kazanma ihtimalinizin çok daha yüksek olduğunu hiç çekinmeden söyleyeyim.

Siz yine de bir yarışmaya katılacaksanız -ki katılın- o projeye kafa patlatıp saatlerce, günlerce, haftalarca ve bazen olduğu gibi aylarca çalışacak iseniz, bu çarkların bu şekilde de döndüğünden haberdar olmanızda fayda var.

Bu maalesef, veyahut, na-maalesef böyle.

Sonunda bizim yarışmadan nispeten iyi sonuçlar çıktı diyebilirim. Her yıl tekrarlanan yarışma bu yıl değisik projelere ön ayak oldu. "İyi" olmayıp da "tanıdık" olan katılımların önü büyük ölçüde kesildi. Zaten torpilliler kolayca anlaşılıyor.

Ama "al gülüm ver gülüm"ün de önüne pek geçilmiyor. Ödüller ortaya saçılıp dağıtılırken adalet her jürinin aklında olmayabiliyor.

Arkadaşlarımın ve tanıdıklarımın yarışmalara katılmayı pek sevmeyen mimarlar olmalarından memnunum...

Aslında yazdıklarımın da pek bir "sır" teşkil etmediği biliniyor...

Yazara Görüşlerinizi Bildirmek İçin
Buraya yazacağınız görüşleriniz, Arkitera Forum bölümüne yansımayacak, sadece yazara ulaşacaktır. * İşaretli alanlar mutlaka doldurmanız gereken alanları belirtmektedir.
Sizin:
Adınız, Soyadınız *
E-Posta Adresiniz *
Mesleğiniz *
Telefon Numaranız Adres seçimi:
Adresiniz
Mesajınız:

PUCU: kk harf "y", kk harf "y", byk harf "N", byk harf "H", say sekiz, byk harf "K"

Lütfen sol imajdaki resimde görülen dizgiyi yandaki kutucuğa giriniz.
Köşe Yazısı Arşivi
Dönem içindeki köşe yazarlarının listesi aşağıdadır. Yazısını okumak istediğiniz yazarı listeden seçiniz. Bütün yazarların listesini görmek için buraya tıklayınız