"Günümüz kentleri güçlü olanın ayakta kaldığı, hızlı, kirli ve gürültülü bir makine gibi. Kentler insanlara ve ihtiyaçlarına duyarsız. Bir yerden bir yere gitmekte, zorunlu ihtiyçları karşılamakta bile zorlandığımız bir yapı haline gelen kentler kimseye ama özellikle de çocuklara anlamlı bir yaşam alanı sunamıyor. Kentte yaşayan diğer insanlarla ilişki kurmak için fırsatlarımız çok sınırlı. Çocuklar ise özellikle büyük kentlerde ev ile okul arasında bir döngü içerisinde yaşamak zorundalar. Aile düzeni ile okul düzeni arasında sıkışmış durumdalar. Kentler ise bu sıkışıklığı çözmek yerine pekiştiriyor. Tablo bu kadar kötü iken, bu gidişi tersine çevirmek için ne yapılabilir? Yerel yönetimler bu konuda ne yapabilir? 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Seçimleri yaklaşırken bu konuyu konuşacağız. Odağa çocukları koyarak..."
Takip





