Kesişim
İlk yılında kesişim başlığıyla disiplinler arası çalışma temasına odaklanan buluşma, hem mimarlık, tasarım, sanat alanlarında yabancılaşan meslekler arası geçirgenlik durumunun tartışılacağı bir platform yaratmayı amaçlıyor hem de eş zamanlı gerçekleştirilecek etkinliklerle tasarım kuram, süreç ve ürünlerini paylaşmayı amaçlıyor.
Manifesto
İnsanlık yaşadığı çevreden beslenmekte aynı anda onu da beslemektedir…
İnsan toplumsal bir varlıktır, duyumsadığı kadar vardır. Doğduğu andan itibaren çevresine uymaya başlar, orada yaşadığı kadar da çevresini kendine uydurur. Ortamdaki her şey, yapı, insan, ses, görüntü onun varoluşunda büyük önem taşır.
Kentler sürekli olarak büyürken kentsel yaşamda giderek karmaşık bir hale dönüşmektedir. Milyonlarca bir arada yaşayan insan giderek kendine yabancılaşmaktadır; konuşmaz, dinlemez ve de anlamaz gerekmedikçe. Bazen bu kentin bir parçası olduğundan şüphe eder bazen de kent ondan.
Yaşamlar artık tasarlanmakta, kent insanı bu tasarımlardan kendine uygun olanı seçip almaktadır. Kolaj gibi oluşturur kendini. Bu nokta da tasarımcıya büyük sorumluluk düşer.
Mimarlık kent yaşamı içinde büyük önem taşır. Yaşama ve gelişme alanlarındaki mimarlıktan yoksun biçimlenmeler ve kullanımların yarattığı uzamsal yozlaşmalar toplumsal ve kültürel erozyonların giderek en etkin besleyicileri olmaktadır. Mimarlığın amacı sadece insanların barınma ihtiyacını karşılayan ya da insanların kafasına, belirli bir düşünceyi o fikrin taştan ifadesinin göz kamaştırıcılığı yoluyla yerleştirme değildir artık.
Atatürk, “Sanatkâr, toplumda uzun uğraş ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır. Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, ezgiyle olursa musiki, resimle olursa ressamlık, oymayla olursa heykeltraşlık, yapıyla olursa mimarlık olur. Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Bir millet sanata ehemmiyet vermedikçe büyük bir felakete mahkumdur” diyerek sanatın önemini belirtir.
Türkiye kültürel bir yozlaşmanın içindedir. Hızla küreselleşen dünyayı anlamakta ve ona kendini anlatmakta zorluk çekmektedir. Köklü uygarlık birikimlerine sahip olmasına rağmen, kendini yansıtamamakta, kendine ait olanları da kaybetmektedir. Yaşam bir bütündür. İnsanı insan yapan bilişsel ve devişsel duyuşsal bütünlüğüdür. Çağdaşlık bilişim teknolojisinden, teknolojik bir kölelikten öte bir şeydir. Bütünü kavramak elbette çok önemlidir. Çözümsel düşünme için ayrıştırmak, çözümlemek ve sentezlemek gerekir.
Kültürün dili olan sanat kendi içinde birbirinden kopuk ve uzak olmamalıdır. Gelişmek için birbirlerinden beslenen bu disiplinler, önce birbirlerini tanımalı, anlamalı ve etkileşmelidir. Ancak bundan sonra dünyada kendine sağlam ve özgün bir yer edinebilir.
Atölye Temaları
Kesişim
Karmaşa ve düzen
Kopukluk
Çözülme
Kabuk
İz - düşüm
İlk|s|el
Yansımalar ve yanılsamalar
Mekanın oyuncakları
Oranın orantısı
Sezgisel resim
Kağıttan ağaç
Tahterevalli
Resim ve Ritim
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





