
'Mobilite (Hareketlilik) - Manzaralı Bir Oda' başlığı altında 1. Uluslarası Rotterdam Mimarlık Bienali 7 Mayıs'ta Bienal'in yönetimini üstlenen Francine Houben'in açılış konuşmasıyla başladı. İki ay sürecek Bienal'in sergi mekanları Nai (Hollanda Mimarlık Enstitüsü) ve Rotterdam'ın eski limanı olan, şimdi ise yeni yerleşim bölgelerinin kurulduğu ve şehrin kuzey - güney bağlantısını güçlendirmeyi amaçlayan Kop van Zuid'daki eski depo binaları, Las Palmas ve Pakhuis Meesteren. Bu iki ana sergi mekanının yanısıra 'City Programme (Sehir Programı)' adı altında şehirdeki birçok müze ve galeride Bienal çerçevesinde çeşitli sergiler yeralıyor. Bienal önümüzdeki iki ay içerisinde de hemen hemen her haftasonu bir etkinliğe sahne olacak.
Bienalin kuratörü Francine Houben açılış konuşmasında mobilitenin önemini şöyle açıklıyor:
"Mobilite dünya üzerindeki bütün topluluklar ve insanların günlük yaşamını radikal bir biçimde etkiledi. Hergün sayısız insanın kendini içinde bulduğu bütün bu trafik mekanlarının, bu inanılmaz büyüklükteki kamusal mekan sisteminin bu kadar özensiz bir şekilde yaratılmış olması dikkat çekicidir. Mobilite yollarının yapımı çoğunlukla trafik uzmanları, mühendisler, politikacılar ve idarecilerin konusu gibi görünmektedir.
Mobilite yalnızca trafik tıkanıklığı, asfalt ve gecikme sorunu değildir. Yolcu için, araba veya tren A'dan B'ye gitmek için kullanılan bir araç değildir. Bunlar aynı zamanda 'manzaralı bir oda'dır. Mobilite yolları sadece trafik mekanları değil, içinde olunulması gereken kamusal mekanlardır."
Günümüzde çoğu insan şehri hareket halindeyken, hareketli bir perspektifden algılamakta. Böylece şehrin çehresi, yollar, otobanlar ve trafiğin kendisi tarafından da şekilleniyor. Eskiden lojistik ve teknik bir veri olarak görülen mobilite, yeni yeni şehirsel gelişimin ilkesel faktörlerinden biri olarak ele alınıyor.
Rotterdam, 2. Dünya Savaşı öncesinde modern trafik ağlarını da kapsayan şehir planı için hazırlıklarını tamamlamış bir şehir. 1940 yılında merkezin bombalanıp, yeniden yapılanmanın başlaması ile bu planların hayata geçme imkanı da doğmuş oldu. Şehri çaprazlama geçen geniş bulvarlara 60'lı yıllarda şehri çevreleyen kare biçimindeki çevreyolunun da eklenmesiyle, Rotterdam, eski merkezinden denize kadar uzanan limanı, su yolları, köprüleri, bentleri, kanalları, bulvarları ve çevreyolu ile mobilite için altyapısını hazırlamış bir şehir haline geldi. Motorlu taşıtlar kadar hareket halindeki insanlar da düşünülmüş şehrin gelişiminde. Toplu taşımacılıkta önemli yer tutan metro, kısa zaman önce yapımı tamamlanan Benelux hattı ile Rotterdam'da ulaşımı çok daha kolaylaştırdı. Hollanda'nın günlük yaşamında büyük önem taşıyan bisiklete binmek için en uygun şehirlerden birisi kuşkusuz Rotterdam."
Emine Yılmazgil
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!





