Bienal kapsamındaki Starspeakers Festivali'nin 10 Mayıs 2003 tarihindeki bir diğer konuğu da UN Studio ortakları Ben van Berkel ve Caroline Bos idi.
Dönüşümlü olarak sunumlarını gercekleştiren van Berkel ve Bos, ilk olarak kendi ofislerinin daha genis bir acidan, pekcok farkli disiplin ile calisarak, mimarinin yanisira kentsel ve ekonomik modeller de üreterek, toplumu algıladıklarını ve o toplum için projeler tasarladıklarını ifade ettiler.
Ofislerinde yeni bir pragmatik tasarım tekniği geliştirdiklerini ve bu tekniğinde temelinde tasarımı bir dönüşüm süreci olarak ele almak olduğunu belirten mimarlar, projeleri dialektik diyagramlar ile geliştirdiklerini güncel projeleri üzerinden aktardılar. Diyagramların çesitli olanakları içinde barındırdığını, pek çok beklenmedik ve deneysel fikri ortaya çıkardığını açıklayan van Berkel, diyagramı temsiliyet amaçlı değil, proje geliştirici bir araç olarak kullandıklarını ve bunun en iyi örneklerinden birinin de Mobius House olduğunu ekledi.
Mobilitenin aslında ulaşım ağlarının ötesinde bilgi ağları üzerinden tartısılmasının daha yerinde olduğunu savunan van Berkel, örnek olarak da dünyanın son derece yoğun iletişim uyduları ile sarılmış uzay fotoğrafını göstererek bunun mobilite kavramını açıklayan en iyi imaj olduğunu ifade etti.
İzleyicilere sunduğu güncel projeleri arasından en cok Stuttgart'taki Mercedes Benz Müze projesi üzerinde duran van Berkel, sürekli devam eden bir hareket üzerine kurulu tasarımlarında, çizginin yüzeye, yüzeyin hacme dönüştüğünü ve bunun daha önce bahsettikleri gibi tasarımın bir Dönüşüm sürecini ifade ettigini vurguladı. Bu tasarımın, müze kurgusunda, bir fotoğraf karesiyle anlatılmış hareket anı algısı yarattığına değinen van Berkel, izleyicinin müze içerisinde yine araba kullanarak gezdiğini ve bir zaman makinesinin içindeymiş gibi geçmişten geleceğe otomobillerin değişim sürecine tanık olduğunu aktardı.
Pınar Gökbayrak - Burçin Yıldırım





