Gündem

Küresel Isınma

Tarih: Temmuz 2007 Editör: Gülin Şenol
Küresel Isınma ve Mimarlık

San Francisco Federal Building - Thom Mayne'nin "doğal havalandırma" ile enerji tasarrufunu artırdığı projesi
Kaynak: images.businessweek.com


Küresel ısınmanın en büyük sebebinin insan aktivasyonları olduğu bir önceki konu başlıklarında açıklanmıştı. Bu hareketin en kapsamlı ve en büyük örneği ise insanoğlunun kurduğu kentler. Kentleşme, birbirini tetikleyen nüfus artışı, istihdam gereksinimi, bir merkezde toplanma, ulaşım kolaylığı ve barınma-yer ihtiyacı gibi birçok faktörle birlikte ile Endüstri Devrimi’nden bu yana tarih boyunca görülmemiş bir hıza ulaştı. Masum sayılabilecek bir niyetle; insanlığın ilerlemesi uğruna başlayan gelişimin bu uzantısı, insanın hırslarının bir toplamı: bu hırs sadece kentleşmede değil daha bir çok başka şeyde de görülebilir.

Amerika Birleşik Devletleri Enerji Enformasyon Yönetimi’nden [The U.S. Energy Information Administration] gelen bilgiler, şu andaki yıllık sera gazı emisyonunun %48’inden binaların sorumlu olduğunu gösteriyor. Bu gerçekten de çok yüksek bir rakam. Örneğin yine Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen elektriğin %70’inden fazlası binalar için kullanılıyor. Bu tip bilimsel temeli olan yazılarda rakamlar okuyucuyu boğar, ancak sadece ABD için geçerli olan bu rakam bile ciddi boyutlara ulaşan iklim değişikliğinde mimarlara ne gibi bir görev düştüğünü gösteriyor. Yani arabalardan çıkan egzoz gazı ve fabrikaların çevreye olan olumsuz etkisinden önce küresel ısınmadan “mimarlık” sorumlu.


Taubman College - Binalarında neredeyse tamamen doğal havalandırma ve ışıklandırma kullanan Glen Murcutt'un Taubman College binası
Kaynak: tcaup.umich.com

Mimarlar, bina yapımında kullanılacak olan malzemeleri seçerken dolaysız olarak binanın enerji kullanımındaki verimi belirlemiş oluyorlar. Bu noktada sadece pazardaki malzemeleri yakından tanımak da yeterli olmuyor, aynı zamanda tasarımın doğru yerinde doğru malzemeyi kullanmak önem kazanıyor. Mimarın, bu süreçte enerji kullanımını hesaba katarak ve tasarımını da bu doğrultuda gerçekleştirerek binadan kaynaklanan karbon dioksit emisyonunu çok büyük miktarda düşürme şansı var.

Mimarlığın sera gazı emisyonuna getirdiği olumsuz katkı özellikle binaların iklimlendirilmesi, havalandırılması ve ısıtılması konusunda oluyor. Bu noktada da binanın konumlandığı yerin ikliminden olabildiğince faydalanmak, binanın yönlendirilmesi ve tabiri caizse teknolojik nimetlerin gerçek anlamda takip edilmesi gerekiyor. Mimari proje derslerinde bant pencerenin modernizmin en önemli simgelerinden biri olduğu öğretisini artık mimarlık tarihçilerine bırakıp, basmakalıp tasarım yöntemlerinin terk edilmesi şart. Sadece tasarım anlamında değil, güneşliklerden filtrelenmiş cam detaylarına kadar uzanan bu teknoloji denizinden mimarlık eğitiminin mutlaka faydalanması gerekli. Mimarlık öğrencilerinin pratik hayatla aralarına örülen bu duvarın kalkması sadece hayatı kolaylaştırmakla kalmayacak dünyanın sonunu hazırlayan bu süreci engellemeye de katkı da bulunacaktır.


The Bosque Okulu - Edward Mazria
Kaynak: mazria.com


Her ne kadar bu konu son birkaç senedir mimarlar arasında konuşulur olduysa da aslında uzun bir zamandır hem pratikte hem de teoride enerji tüketimi ve küresel ısınma üzerine mimarlık alanındaki çalışmalar devam ediyor. Örneğin Thom Mayne, Glen Murcutt, Christoph Ingenhoven ve Norman Foster gibi mimarlar yapılarında enerji tüketimi konusundaki hassasiyetlerini ve böylece küresel ısınmaya karşı duruşlarını gösteriyorlar.

Bu konudaki en kapsamlı çalışmayı yürüten mimarlardan biriyse Meksikalı mimar Edward Mazria. Kendisi, bir söyleşisinde bu konuda özür kabul edilemeyeceğini, eğer amaç enerji tüketimini azaltmaksa zekice bir tasarım ve teknolojik imkanlarla bu tüketimin %50 kadar düşürülebileceğini söylüyor. Ayrıca binanın ekonomisini bir özür olarak sunanlara karşı ise sadece tasarımda yapılacak doluluk-boşluk oranları ya da binanın formuyla dahi bu amacın gerçekleştirilebileceğini vurguluyor.

Bu konuya verilebilecek en iyi örneklerden birisi Mazria’nın The Bosque School isimli projesi. Rio Grande Nehri’nin kenarında konumlanmış olan bu okulda, çevre civardaki okulların kullandığı ortalama enerjinin yarısının kullanılması amaçlanmış. Okul tasarlanırken enerji performansını görmek için simülasyon programları kullanılmış ve binanın içi neredeyse tamamen gün ışığı ile aydınlatılmış. Edward Mazria, elektriğin bu projede ikincil bir aydınlatma elemanı olduğunu söylüyor ve böylece elektrik kullanımını %70’e kadar azalttıklarını belirtiyor. Güneye bakan pencereler yazın güneşten gelecek olan fazla ısıyı engellemek için gölgelendirilmiş, ancak güneş enerjisinin bu şekilde kullanımı kışın da binanın ısınması için harcanacak olan enerjiyi düşürmüş.


Architecture 2030
Kaynak: inhabitat.com


Küresel ısınmanın engellenmesi konusunda aktif olarak çalışan mimarlık temelli hareket Architecture 2030, Mazria tarafından 2002 yılında kurulmuş. Kâr amacı gütmeyen bu kurumun misyonu Amerika’nın ve dünyanın yapı sektöründeki bu umursamaz tavrı geriye döndürmek ve mimarlığın doğaya yaptığı bu olumsuz etkiyi tersine çevirmek.

Architecture 2030’un resmi web sayfasında belirtildiği üzere eğer ki küresel ısınmaya sebep olan insan faaliyetlerini iş-ticaret, endüstri, konut ve ulaşım olarak dört parçaya böler ve konut paydasıyla iş- ticaret paydasındaki küresel ısınmaya etkinin binalardan kaynaklandığını göz önünde bulundurursak ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Endüstri %23, Ulaşım %1 ve mimari ürünler % 76 oranda küresel ısınmaya etki ediyor.

Şu durumda suçu arabaların üzerimize doğru saldığı egzoza ya da sıktığımız deodorantlarda aramaktansa dünyanın sınırlı derecedeki enerjisini tüketmeme yollarını aramalıyız. Bina, yaşayan, enerji tüketen ve doğayla ilişkide olan “inorganik” bir canlıdır. Bir canlıya inorganik demenin bilim açısından imkansız olduğu ve tuhaf bir tanım olduğu gerçek ama işin zorluğu da burada yatmakta. Madem ki mimarlar kendilerini “yaratıcı” olmakla sıfatlandırırlar, madem ki mimarlık “yaratıcılık” isteyen bir pratiktir; o zaman yaratıcılığı bu noktada göstermeleri gerekir: En zoru gerçekleştirip, organik olmayan bir canlıyı doğaya en uyumlu biçimde yaratmak.

Küresel Isınma
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Küresel Isınma
Gündem Arşivi
Dönem için hazırlanan gündemlerin listesi aşağıdadır. Ayrıntılarına ulaşmak istediğiniz gündem başlığını listeden seçiniz.