Haberler

Melen Çayı güldür güldür, gel de İstanbul’u güldür

Tarih: 13 Ağustos 2007 Kaynak: Zaman Yazan: Sevinç Özarslan
“İstanbul’un 150 günlük suyu kaldı” diye başlayan felaket senaryoları sırasında duyduk Melen’in adını. İstanbullular artık Melen’in üstüne ne nehir tanıyor ne ırmak!.. 12 milyonluk İstanbul’un imdadına yetişen Melen Çayı projesi nereden çıktı? Çay, nerede doğuyor, nerede denize kavuşuyor; koskoca İstanbul’a yetecek mi? Melen’in çevresindeki halk sularının İstanbul’a gitmesine ne diyor? Gittik, gördük, inceledik Melen’i; önce biz içtik suyundan.

Melen Çayı, İstanbul’un yüzünü güldürecek bir nehir olarak tarihe adını yazdıracak. DSİ tarafından 13 yıl önce başlatılan Melen Projesi’nin mazisi aslında 40 yıl öncesine kadar uzanıyor. Gölleri, dereleri ve barajıyla İstanbul’un umut bağladığı Melen, dillere destan bir efsane oldu.

Melen’den İstanbul’a bir ‘çay’ gelir!
“Suyu olan yerin efsanesi de çok olur” der büyükler. Öyle değil mi zaten, daha şimdiden Melen Çayı bir efsane oldu çıktı. Tıpkı bir zamanlar Kızılırmak’ın, Fırat’ın olduğu gibi. Tabii arada bir fark var. Kızılırmak da Fırat da yeşerttiği toprakların insanlarına ağıtlar yaktırmıştı; biri taze geline mezar olurken, diğerinin yıktığı ocaklar yürekleri dağlamıştı zamanında... Melen ise güldür güldür mü desek, gümbür gümbür mü bilemiyoruz; ama İstanbullunun yüzünü güldürecek bir nehir olarak tarihe yazılacak, belki de efsanesi dillere destan olacak. “İstanbul’un 150 günlük suyu kaldı” diye başlayan felaket senaryoları bu destanın ilk cümleleri. Halk tedirgin, yetkililer de ‘ne yapalım?’ telaşıyla koştururken ortaya birdenbire Melen Çayı projesi çıktı. Bu proje de ne, neredeymiş, kim başlatmış? Nasıl oldu da bir anda insanların umudu olmuştu? Koskoca İstanbul’u nasıl besleyecekti? Gittik, gördük, yerinde inceledik ki, Melen gerçekten de efsane olmayı hak eden bir nehirmiş meğer.

Melen Çayı projesi, Devlet Su İşleri’nin 13 yıl önce başlattığı bir proje. Ancak küresel ısınma ve aşırı sıcaklar nedeniyle su sıkıntısı başlayınca 31 Mayıs 2007’de hızlandırılan bir proje olarak gündeme geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yaptığı açıklamalara göre de ekimde Melen’in suyu, İstanbul’a Ömerli üzerinden gelmiş olacak. Aslında Melen suyunun İstanbul’a getirileceği ta 60’lı yıllardan bu yana konuşulan bir mesele. Bu bilgiyi, çayı besleyen Güzeldere Şelalesi’nin yamacında kurulmuş Hamamüstü köyünden Üzeyir Çelebi’den öğreniyoruz. 1960-65 arasında köy idaresinde çalışan Çelebi, projenin 40 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu anlatıyor.

Düzce İl Kültür Turizm Müdürü Özcan Budak’ın verdiği bilgiye göre Düzce, su kaynakları yönünden Türkiye’nin en zengin ili. İstanbul’un da su havzası. Halkın iddialarına göre Düzce’nin sanayi yönünden gelişememesinin en büyük nedeni, bu bölgenin İstanbul’un su havzası olarak görülmesi. Sırf bu nedenle birkaç yıl önce açılması planlanan KIA Fabrikası projesi durdurulmuş. Aslında kimsenin bundan şikâyeti yok. Yerli halk, sularının da şehirlerinin de kirlenmesine sebep olacak her türlü projeye karşı. Şu anda fabrika olarak Düzce’de sadece Pakmaya Fabrikası var. Geçen yıl bu fabrikanın atıkları nedeniyle Melen’de balık ölümleri gerçekleşmişti; ama bu yıl herhangi bir sorun görünmüyor. Şimdilik…

Bütün derelerin yolu Melen’e çıkıyor
Melen, Düzce’de küçük ve büyük olmak üzere ikiye ayrılıyor. Küçük Melen’in doğuş yeri Düzce’ye 30 kilometre uzaklıktaki Yığılca ilçesi. Üzerinde Hasanlar Barajı’nın bulunduğu Küçük Melen’in suyu, sıcaklar nedeniyle biraz çekilmiş; ama balık tutmak isteyenlerin işini hâlâ görüyor. Baraj kenarında olta atan üç arkadaş akbalık ve otbalık adı verilen iki türle kovalarını doldurmuşlar bile. İSKİ, eğer Büyük Melen’in suyu azalırsa bu barajdan takviye yapmayı planlıyor.

Melen yaklaşık 12 kaynaktan besleniyor. Yani Düzce’nin akan bütün derelerin yolu Melen’e çıkıyor. Bu derelerin; Küçük Melen, Aksu, Asar, Saman dereleri ve Uğursuyu’nun buluşma noktası ise Gölyaka’daki Efteni Gölü. Gölde biriken sular Büyük Melen’in başlangıç noktasını oluşturuyor. Gölyaka’dan akmaya başlayan Büyük Melen, Gümüşova, Cumayeri, Dokuzdeğirmen, Esmahanım, Uğurlu, Beyler, Ortaköy güzergâhını takip edip Akçakoca’dan Karadeniz’e dökülüyor. İstanbul’a suyun pompalanacağı bölge ise Ortaköy beldesi. DSİ’nin ve İSKİ’nin çalışmalarını hızlandırdığı bölge burası yani. Su birikmesi için Melen’in önüne büyük bir su havzası yapılmış. Burada biriken su, tepe noktalardaki depolara pompalanarak İstanbul’a ulaştırılacak. Akşam saatlerinde vardığımız Ortaköy’ün tepelerinde işçiler hâlâ daha 2,50 m çapındaki çelik boruları döşemekle meşguldüler. Şantiye şefi Ahmet Şahinbaş, 33 kilometre sonra boruların İstanbul’a ulaşmış olacağını müjdeliyor ve, “Su gelir güldür güldür, haydi Melen, git de İstanbulluyu güldür.” diyor.

Gündüz vakti kimseyi bulamadığımız Melen kıyılarındaki beldelerde, akşam vakti sokaklar kadın ve çocuklarla, kahvehaneler de erkeklerle dolup taşmıştı nihayet. Çünkü herkes tarlada, fındık toplama derdinde. Ortaköy beldesinin sakinleri “Melen’in suyu İstanbul’a hayırlı uğurlu olsun” diyor; ama Düzce İl Genel Meclisi üyeleri İbrahim Bilgin, Muharrem Tok, Kemalettin Mezarcı ve İbrahim Güney bu hayrın biraz da kendilerine dokunmasını istediği için 4 Ağustos’ta İl Genel Meclisi’ne bir genelge sunmuş. Genelgede, Melen suyundan gelir elde etme isteklerini belirtiyorlar.

Rakamlarla Melen Çayı projesi
İstanbul’a suyun pompalanacağı bölge, Melen’in Karadeniz’e ulaşmak için geçtiği son belde olan Ortaköy. DSİ ve İSKİ Melen’in önüne bir set yaparak su havzası oluşturmuş.

* Melen Çayı projesi 4 aşamalı yürütülüyor. Projenin ilk aşamasında yapılan; Ortaköy’deki Melen Pompa İstasyonu, terfi deposu ve regülatör 20 Ekim’de tamamlanacak.

* Bu proje ile İstanbul’a yıllık 268 milyon, günlük ise 734 metreküp su gelecek ve böylece İstanbul’un günlük 2 milyon metreküp su tüketiminin 1/3’ü karşılanmış olacak.

* Daha sonra yapılacak baraj ile yılda 1.180 milyar metreküp su temin edilecek.

* Proje sayesinde 2040 yılına kadar su ihtiyacı karşılanmış olacak.

* Su depolarında biriktirilen suyun Melen’den İstanbul’a (Ömerli Barajı’na) gelmesini sağlamak için tam 157 kilometrelik alana 2,5 metre çapında çelik borular döşeniyor. Son 33 km kaldı. Ortaköy’den döşenmeye başlayan borularla gelecek olan su önce Ağva’ya, oradan Ömerli’ye, buradan da Kağıthane Barajı’na akacak.

* Ömerli Barajı’na ulaşan Melen’in Avrupa yakasına getirilmesi için İSKİ, İstanbul Boğazı’na 1200 milimetre çapında, 1830 metre uzunluğunda boru hattı döşeyecek.

Şelalelerle besleniyor
Turizm açısından önem taşıyan Güzeldere Şelalesi, Büyük Melen’i besleyen en önemli kaynaklardan biri. Yazın sıcağına rağmen suyundan bir damla bile eksilmemiş, gürül gürül akıyor. Yani eğer Melen’in suyu İstanbul’a ulaştırılırsa endişeye mahal olacak bir durum söz konusu değil. ‘2040’a kadar İstanbul’un su ihtiyacı olmayacak’ vaatleri, Güzeldere Şelalesi’nden bakınca gerçek görünüyor.

Efteni Gölü ve efsanesi
Efteni Gölü, Melen Çayı projesinin ana damarı. Gölyaka’daki Düzce ovasına yayılan gölün üzerinde nilüferler ve bin bir çeşit kuş var. Gölü tepeden gören Hamamüstü köyünün sakinleri, gölün bulunduğu bölgede eskiden bir köy olduğunu söylüyor. Gürbüz Kurt’un anlattığına göre, köy camisinin minaresinin ucu yakın bir zamana kadar görülürmüş. Peki bu köye ne olmuş? Zamanın birinde yaşlı bir adam gelir köye. Ekmek istemek için herkesin kapısını çalar; ama kimse bir parça ekmek vermez, sadece yaşlı bir teyze hariç. Bunun üzerine yaşlı adam, teyzeyi de yanına alıp köyden uzaklaşmaya başlar, teyzeye de “Sakın arkana bakma” tembihinde bulunur. Ama teyze merakını yenemeyince köyün su altında kaldığını görür. İşte Efteni Gölü böyle oluşur. 12 Kasım 1999 depreminde 6,5 metre çöken gölün yüzeyi, şu anda kestane otları ile kaplı olduğu için yemyeşil görünüyor. Köylülerin dediğine göre depremle birlikte gölün suyu azalmış. Efteni Gölü’nün en önemli özelliği cilt ve romatizmaya iyi geldiği bilinen bir kaplıcasının olması. Bizans Kralı Nikoment, ormanlık ve bataklık olan Düzce’den geçerken, ağaçların arasından bir dumanın yükseldiğini fark eder. Askerleri ile birlikte dumanın yanına gittiğinde, toprağın altından çıkan suyun kaynadığını görür. Kral, yanında getirdiği engelli kızı Eftenia ve askerleri ile birlikte geceyi orada geçirmeye karar verir. Gece vakti kızı suda yıkanınca sabaha sapasağlam ayağa kalkar. O günden bugüne Efteni efsanesi büyür ve bugünlere gelir.

Melen halkı memmun
Melenliler, suyun İstanbul’a taşınmasından memnun. Çünkü çoğunun çocukları ya da kardeşleri İstanbul’da yaşıyor...
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.