Antalya, son haftalarda 100’üncü Yıl olarak bilinen bölgeye yapılacak 30 bin kişilik stadyum ve 10 bin kişilik spor salonu ihalesini tartışıyor. Hatta, ihale iptal edildi ama tartışması aynı hızla sürüyor. Önce bir kısa hatırlatma yapıp ardından da iptalin perde arkasında neler yaşandı onu anlatayım. Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Futbol ve Dünya Basketbol Şampiyonası'nın birer ayağının Antalya’da yapılması için girişim başlattı. Ayrıca, yılda 1200 yabancı takımın geldiği Antalya’da, mevcut stadyumu gören dünyanın ünlü takımlarının burada maç yapmak istemediği biliniyordu. Belediye, yeni bir stat ve basketbol sahasını kendi kasasından para çıkmadan yapmanın formülünü aradı, buldu. Sheraton ve Falez otellerin hemen karşısındaki alanı bu yatırımlar için tahsis etti. Ve ihale hazırlığına başladı. Şartı şuydu: İhaleyi alan şirket mevcut spor salonu ve yüzme havuzunu başka bir yere taşıyacak, yerine de 30 bin kişilik stadyum ve 10 bin kişilik spor salonu yapacaktı. Tabii bunun karşılığında da hemen bitişiğindeki 40 dönümlük arsanın kullanım hakkını elde edecekti.
3.6 milyon dolar belediyeye kaldı
Bazı sivil toplum örgütleri ve AKP dışındaki siyasi partiler, trafiği aksatacağı gerekçesiyle stadın kentin içine değil dışına yapılmasını istedi. Yürütmeyi durdurma davaları açıldı. Başkan Menderes Türel ise şehrin dışına yapılan stadın maç günleri dışında atıl kalacağı, dünyanın her yerinde statların merkezde olduğu konusunda ısrar etti. Bu arada bir vatandaş, müteahhide verilecek 40 dönüm arazi için “Burası dedemden kalma” diye ihtiyati tedbir kararı koydurttu. Bu tartışmalar içinde ihale açıldı, 11 firma şartname aldı. Ancak ihaleye sadece Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince’nin sahibi olduğu Sembol ve İsrailli firma BF Global Ltd. ortak girişimi girdi ve kazandı. 90 milyon euroluk yatırım karşılığı 40 dönüm araziyi aldı. Belediye Başkanı Türel ihaleyi onayladı, sıra firmaya geldi. Bankadan aldığı 3.6 milyon dolar teminat mektubunu belediyeye veren firma, 15 günlük süre dolmasına rağmen sözleşmeyi imzalayıp ihale sürecini tamamlamadı. Yani, ihale iptal oldu ve 3.6 milyon dolar belediyeye kaldı.
İsrailli firma ihaleyi feshetme hakkı istedi
Peki, neler oldu da firma teminat mektubunu yakan bu karara vardı. Yürütmeyi durdurma ve ihtiyati tedbirle ilgili başvurular, Türk ortağı değil ama İsrailli partneri korkuttu. Firma avukatları belediyeden garanti istedi. Belediye kendilerine şu garantiyi verdi: Siz inşaata başlayın. Eğer, inşaat devam ederken bir hukuki engel çıkarsa, o güne kadar yapılan maliyeti bilirkişiye hesaplatır size öderiz. Türk ortak Sembol buna razı oldu. Ancak İsrailli partner ortaya bir şart daha sürdü: 6 ay içinde hukuki süreç bitmezse, bize tek taraflı olarak ihaleyi feshetme hakkı verin. İşte, belediye buna yanaşmadı. Ve tartışmalı bir ihalenin sonuna gelindi. Firma çekildi, teminat yandı. Tartışmalı ihalede sona gelindi ama üzerindeki tartışma bitmedi. Firma şimdi yanan teminatı kurtarma peşine düştü. Gerekçesi de arazi üzerindeki yürütmeyi durdurma ve ihtiyati tedbir kararı varken biz nasıl inşaat yaparız?
Aldığım son bilgi şu: Firma, sorunlu araziyi ihale eden belediye, ihaleyi hukuki boyuta taşıyan sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcilerine tazminat davaları açma hazırlığı yapıyor.






