Haberler

Arkitera, mimar adaylarının geleceğini imar ediyor

Tarih: 19 Kasım 2007 Kaynak: Zaman Yazan: Mehmet Rıfat Yeğen
Türkiye’de mimarlığı hak ettiği seviyeye taşımak amacıyla yola çıkan ‘Arkitera Mimarlık Merkezi’, otuz üniversiteyi kapsayan “Arkitera Kampüste” etkinliğini tamamladı. Bu faaliyet çerçevesinde mimarlık fakültelerinde konferanslar verirken, mimar adayı gençlerin de nabzını yoklayan Arkitera’nın kurucusu Ömer Yılmaz, gelecek adına bir hayli umutlandığını söylüyor.

Yılmaz, “Anadolu’daki gençlerde mimari adına büyük bir potansiyel olduğunu, ilk defa düzenlediğimiz ‘Arkitera Kampüste’ ile görme imkânı bulduk. Bundan sonra etkinliklerin sayısını artırıp, genç mimar adaylarına yeni açılımlar sağlamaya devam edeceğiz. Bugün şikâyet ettiğimiz mimari eksikliklerin önüne ancak bu şekilde geçebiliriz.” diyor.

Arkitera, 2000 yılında kurulmuş bir mimarlık sitesi. Sitenin kurucusu ise Ömer Yılmaz. Hizmet vermeye başladığı günden bugüne kadar geçen sürede büyük bir mimarlık oluşumu halini alan portalın amacını, “mimarlık kültürünün yaygınlaşması ve gelişmesi” olarak açıklıyor Yılmaz. Bu gayeyle yıllardır konferanslar düzenleyen ve makaleler yayınlayan Arkitera, geçtiğimiz günlerde mimarlık eğitimi veren 36 üniversitenin 30’una gitti. Geleceğin mimarlarıyla tanışmak, onların beklentilerini öğrenmek, mesleğe bakışını değerlendirmek temel gaye olmuş bu projede. ‘Arkitera Kampüste’, İstanbul ve Ankara dışındaki üniversitelerde daha yoğun bir ilgiyle karşılanmış. Hem devlet hem de vakıf üniversiteleriyle gerçekleştirilen buluşmayla, öğretim kadrolarından üniversite yapılanmalarına kadar okullar hakkında da birçok veri sağlanmış. Akademisyenlerin ve mimar adaylarının yanı sıra şehir ve bölge planlama, iç mimarlık, endüstri ürünleri tasarımı gibi farklı dallardan öğrenciler de bu buluşmalara katılmış. Trabzon’dan Kıbrıs’a, Urfa’dan İzmir’e kadar tüm Anadolu’yu karış karış gezip, mimar adaylarıyla birikimlerini paylaşmışlar. İki binden fazla mimar adayıyla görüşme imkânı sağlayan ‘Arkitera Kampüste’ye, altı okuldan hiçbir cevap gelmezken, etkinlik düzenledikleri bir iki okulda da hiç dinleyici gelmemiş. Ancak genelde talebin yoğun olduğunu ve mimarlık fakültelerindeki havanın da güzel olduğunu belirten Yılmaz, genç mimarlardan da çok umutlu olduğunu ifade ediyor. Etkinlik boyunca gezilen farklı üniversitelerde karşılaştıkları manzaranın hep aynı olduğunu anlatıyor. Öğrenciler ilk başta çok çekingen davranıyormuş. Birisi çıkıp ilk soruyu sorduğunda soruların ardı arkası kesilmiyormuş. Arkiteracılar, gençlerde görülen ışığın, bu tip çalışmalar için tetikleyici olduğunu, bu potansiyele kayıtsız kalmanın mümkün olmadığını vurguluyor. Gençlerden en çok çalışmaların ve konferansların sayısının artırılmasıyla ilgili istek aldıklarını anlatan Yılmaz, bir de staj konusuna eğilmeleri konusunda talep geldiğini söylüyor. Arkitera olarak, gençlerin beklentilerini karşılamaya çalışacaklarını dile getiren Yılmaz, “Bundan böyle ünlü mimarlar Anadolu üniversitelerine de konuk olabilecek. Workshoplar ve konferanslar düzenleyeceğiz. Gençlerin staj yapabilecekleri yerlerle veya ünlü mimarlarla bağlantı kurmalarında da yardımcı olacağız. Mimari adına hoşnut olmadığımız durumları ancak bu yolla düzeltebiliriz.” diyor.

İstanbul’da üniversite okumanın avantajı kalmadı
Hemen tüm mimarlık fakültelerine giden ‘Arkitera Kampüste’ etkinliği sonucunda ortaya çıkan bir sonuç ise bir hayli ilginç. Mimar Ömer Yılmaz, “Genel kanı İstanbul’da mimarlık okumanın avantajlı olduğu yönündedir. Ancak gördük ki durum hiç de öyle değil.” diyor. Yılmaz’a göre Anadolu’daki öğrenciler İstanbul’da okuyanlardan daha şanslı. Ancak bunun o kadar da farkında değiller. Yılmaz, internetin bilgi paylaşımında mesafeleri ortadan kaldırdığını ve merkez-taşra ayrımına son verdiğini düşünüyor. Yüzlerce öğrenciyle fiziksel şartları değerlendirdiklerini anlatan Yılmaz, Anadolu’da okumanın avantajlarını bir bir sıralıyor. “İstanbul’da hayat pahalı. Oralarda ise buradan çok daha ucuz. Trafik gibi ciddi bir dert Anadolu’da yok. Şehirler yorucu değil. İstanbul’daki gibi öğrencilerin dikkatini dağıtacak dış etkene de pek rastlanmıyor. Üstelik üniversite hocalarının büyük çoğunluğu da en az İstanbul’dakiler kadar kaliteli.

Ömer Yılmaz, mimarideki sıkıntıların mimarlar arasında düzenlenecek yarışmalarla giderilebileceği kanaatinde. Bu yolla genç yeteneklerin de keşfedileceğini belirtiyor. İspanya’nın modern ve iyi bir mimariye bu yarışmalarla sahip olduğunu anlatan Yılmaz, “Kamu tarafından kullanılacak binaların projelerinin, yarışmalarla belirlenmesi gerekiyor. Jüri ve şartnameler de nitelikli bir şekilde hazırlanmalı. Bunu, bazen ulusal, bazen de bölgesel yarışmalar düzenleyerek yapabiliriz. Örneğin Kayseri Mimarlar Odası yarışma düzenleyeceği zaman sadece oradaki gençlere yahut mimarlara bir yarışma düzenleyecek. O zaman sorun hallolur. Zaten mimari adına yakın gelecek için bundan başka çare yok.” diyor.

Mimarlık merkezi nedir?
Yurtdışında 15-20 yıldır var olan ‘mimarlık merkezleri’ mimarinin geliştirilmesi amacıyla kuruluyor. Mimari kültürü yaymak, mimarlıkla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmek ve mimarlar arasında daha etkin projeler gerçekleştirmenin yanı sıra mimarlıkla ilgili arşiv ve kütüphanelere sahip olmak için ortaya çıkmış bir oluşum. Avrupa’da mimarlık merkezleri devlet desteğiyle faaliyetlerini sürdürürken Türkiye’de iş tamamen sivil oluşumların sırtında.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.