Esentepe’deki Kempinski Residences Astoria, açılış için gün sayıyor.
SPA’dan sinemaya, alışveriş merkezinden ofislere kadar her türlü detayın düşünüldüğü Astoria’nın patronu Vedat Aşçı, “Daireler satıldı. Ofisler kiralandı. Alışveriş merkezi de doldu. Metrekaresi artı eksi 5 bin bin dolar civarında satıldı. Bazı katlarda fiyat ikinci elde 10 bin dolara çıktı” dedi
Astoria, Esentepe’de Büyükdere Caddesi üzerinde gazetemizin yanı başında yükseldi. İkiz Kuleler... Şu aralar içinde de dışında da hummalı bir çalışma sürüyor. Yeni yıla girmeden Astoria da açılacak. Alışveriş merkezi, ofisler, sinemalar faaliyete gececek, daireler dolacak.
Dünyanın önde gelen zincirlerinden Kempinski Residences ile yola çıkan Astoria’nın açılmadan önce içine girdim. Kempinski Residences Astoria ASTAŞ’ın projesi. ASTAŞ’ın patronu Vedat Aşçı’yla Astoria içinde gezdik.
Bu aralar malum yükselen trend yüksek binalarda ya da şehir dışında oturmak. Gökdelende oturmayı tercih etmeyenlerin bir bölümü heveslerini iş yerlerini plazalara taşıyarak alıyor. Burada güvenlik ve hizmet ön plana çıkıyor. Ayrıca yükselen trendlerden bir diğeri de bünyesinde ofis, Fitness, Wellness Center ve Spa, alışveriş merkezi, sinema, bar ve restoranları bir araya getiren yerler. İşte Astoria böyle bir yer. Rezidansta müşterilere 24 saat aralıksız otel hizmeti verilecek.
Alışveriş merkezi bölümü ferah. Kitchenette, Levent Penso’nun işleteceği üç mekan, Suschico, Starbucks, Cafe Nero gibi 20 kadar yeme-içme mekanı ve MARS’ın 10 sinema salonu var.
Rezidans dairelerin, genişliği 55 ile 111 metrekare arasında değişiyor. Rezidanslarda tam donanımlı mutfaklar var. Kempinski Residences Astoria’da 1+1, 2+1,3+1 ve 4+1 rezidanslar kiraya verildi. 7 kata yayılmış ofis katları doldu.
Röportaja geçmeden önce Astoria’nın geçmişini anlatmakta da yarar var. Vedat Aşçı aslen tekstilci. Four Seasons ve Atik Paşa Yalısı’nı ortağı Mesut Toprak’la birlikte alarak gayrimenkul işine girdi. 40 milyon dolara Astoria’nın yerini aldılar. Bu ortaklık bitti ve Astoria’nın yeri Aşçı’da kaldı.
28 ayda tamamlanan Astoria’nın mimarı Ali Bahadır Erdin. İkiz Kuleler 12’inci kattan itibaren muhteşem bir manzaraya sahip.
Astoria şehrin göbeğinde hareketli bir yer olma konusunda iddialı.
* Siz tekstil sektöründen geçiş yaptınız gayrimenkule. Tekstile nasıl başlamıştınız? Aslen Bafralısınız. Bafra’dan çıkışınız nasıl oldu?
17 yaşına kadar Bafra’daydım. 9 çocuklu bir ailenin son çocuğuyum. Babam ticaretle uğraşırdı. Hali vakti yerinde bir ailede büyüdüm. Abim Almanya’ya gitmişti. Ben de 17 yaşında makine mühendisliği eğitimi amacıyla Almanya’ya gittim.
* Babanızla çalışmış mıydınız?
Babam inanılmaz derecede çalışkan bir adamdır. Derslerimizle ilgilenmemizi, bunun da dışında hep çalışmamızı sağladı. Küçük bir market tarzı yerimiz vardı. Ben 12-13 yaşında orada her işi yapardım. Okulu yarıda bırakıp ticarete atıldım.
* Ne iş yapıyordunuz?
Türkiye’den konfeksiyon ürünleri alıp Almanya’da satıyor, oradan aldığım dikiş makinelerini de Türkiye’de satıyordum. Türkiye’deki ilk şirketimizi 1983 yılında abimle faaliyete soktuk. 5 yıl sonra Türkiye’den aldıklarımı satmayı bıraktım. Yalnızca makine sattım. Küçük yaşta ticaretin kokusunu almış olmak işime çok yaradı. 23 yıl Almanya’da kaldım. Son 10 yılının yarısı hep Türkiye’deydim. 27 yıldır kurduğumuz şirketlere emek harcadık ve büyüdük.
* Tekstil işiniz devam ediyor...
Evet, halen devam ediyor. 350 çalışanımız var. Bu arada çalışanlarımızın bizimle birlikteliği ortalama 15 yıl kadar. Yani bizden emekli oluyorlar. Amerika, Japonya, Singapur gibi ülkelerle çalışıyoruz. Yumurtaları aynı sepete koymadık. Çok iyi giden tekstil işimiz devam ediyor.
* Gayrimenkul sektörüne girmeye nasıl karar verdiniz?
2001 krizinde... Krizi pozitife çevirme planı yaptık. Turizm ve gayrimenkul sektörüne girme kararı aldık. Farklı bir şey yapmamız gerekiyordu. Astoria’nın yerini aldık. Four Season ortaklığımız olmuştu, alışveriş merkezi ve rezidans işinde gelecek gördüm.
* Böyle düşünmenize ve adım atmanıza ne neden oldu?
Yurtdışı tecrübelerim. Türkiye büyüyen bir pazar. Yabancı ilgisi artıyor. Bu yollardan geçen ülkeleri gördüm. Uzakdoğu’ya çok gittim. Oralara giren Amerikalı ve Avrupalı şirketlerin yeni adresi Türkiye. Bu hareketlilik yaratacaktı, öyle de oldu.
Astoria 110 bin metrekare üzerinde, 160 rezidans, 110 mağazayı kapsayan bir yer. 24 saat otel hizmeti, spor, SPA, alışveriş merkezi var.
Buranın, insanların içeride kendilerini rahat hissedecekleri bir yer olmasını istedik. Öyle de oldu.
* Satışlar nasıl gitti?
Daireler satıldı. Ofisler kiralandı. Alışveriş merkezi de doldu.
* Metrekare fiyatlarınız ne kadar?
Artı eksi 5 bin bin dolar civarında satıldı. Bazı katlarda fiyat ikinci elde 10 bin dolara çıktı. İki yılda fiyatlar ikiye katlandı.
* Çok iyi prim yapmış... Yapar, bunu bekliyorduk.
İstanbul’da çok varlıklı insan var
*Çevrede çok alışveriş merkezi var. İş yerleri iş yapar mı? Ya da nasıl yapacak?
İstanbul büyük bir şehir, hızla kalkınıyor ve çok yabancı geliyor. İstanbul’un kalbinde çok alışveriş merkezi olması avantaj. İnsanlar evlerinden dışarı çıkınca uzun zaman geçiriyor. Yemekten sonra sinema keyfi yapmak, bunların öncesinde alışveriş yapmak istiyor. Bar da var. 25-26’ıncı katlar müthiş manzaralı keyifli bir yer. İstanbul’da çok varlıklı insan var. 24 saat yaşıyor insanlar. Türk insanı yaşamayı, harcamayı seviyor. İnanın Almanlar ve Japonlar asla böyle değil.
* Bunun kaynağını merak ediyor musunuz? Milli gelir ortada...
Kimde ne kadar para var, kimler harcıyor? Bunlara tam yanıt vermek zor ama harcama yapıldığı belli, bunca yeme - içme yeri para kazanmasa kapanır. İyiye ve lükse düşkünlük genlerimizden geliyor sanırım. Osmanlı’ya bakın öyle. Kazanmadan harcayan bir halkız. Bu iyi mi kötü mü tartışılır.
40 bin beyaz yakalı yürüyerek gelecek
*Araştırma yaptırdık dediniz. Ayda kaç kişi gelir Astoria’ya?
20 bin bekliyoruz. İleride de ayda 1 milyonu bulur. Yaptığımız araştırmalara göre burası beyaz yakalılar cenneti ve Astoria’ya yürüyerek gelebilecek 40 bin civarında beyaz yakalı var. Trafiğe girmeden gelecek bunca insan. Bu avantaj.
* Gayrimenkulü sevdiniz, yeni projeniz de var...
Evet. Bellevue Rezidans. Etiler, Ortaköy, Beşiktaş üçgeninde. Orayı da Ocak ayında açacağız. 20 ayda tamamladık. Orada da elimizde fazla daire kalmadı.
Biz sağlamcıyız, tuttuğumuz danışmanlar riskleri araştırdı
*Her yer alışveriş merkezi ve rezidans oldu. Risk yok mu?
Biz sağlamcıyız. Danışmanlar kullandık. Çok araştırdık. Öz sermayemizle bu işe girdik. Bir ayağımız zaten sağlam. Bir sektörü bırakıp diğerine geçmedik. İstanbul’da 24 saat 5 yıldızlı hizmet veren dünya şirketinin olduğu başka proje yok. Kempinski çok iyi bir marka. Avrupalı. Yabancı yöneticilerin sayısı artıyor. Türkiye’nin bu anlamda yıldızı parlıyor. Aranan konfor çok farklılaştı artık. Biz o konforu sağlıyoruz. Güvenlik de çok önemli. Ben Japonya’dan, Uzakdoğu’dan çok etkilendim. Hızlı gelişen ülkeler. Oralarda olan yabancıların tercihlerine baktık. Biz de o yoldan gittik.
Ben İşte Dinlenen Bir Adamım
Vedat Aşçı, 17 yaşında makine mühendisliği eğitimi almak için Almanya’ya gitmiş. Ancak bir süre sonra okulu bırakıp ticarete atılmış. 20 yaşına geldiğinde ise Almanya’da şirket sahibi olmuş. Tekstilde büyüyüp inşaatta ciddi projelere imza atmaya başlayan Aşçı, “Pazar günleri bile bir saatliğine işimin başına gelirim. Ben işte dinlenen bir adamım. Stresimi de işte atarım. Haftada 2-3 gün spor yapıyorum ve fırsat buldukça yürürüm. Çocukluğumdan beri yağlı yemeklerle aram yoktur. Balık ve yeşillik yerim. Babam 97 yaşında. Annem 87. Her ikisi de çalışkan, hareketli” diyor.
En Zor Günüm
Ailemden ayrılmak zordu. Bafra’dan Almanya’ya gittiğim gün çok zordu. Ailemden hiç ayrılmamıştım. Çok gençtim. Duygusal anlamda çok zor oldu. İş yaşamında tabii ki zorluklar oluyor ama bunlar doğal zorluklar. Biz krizlerde çok zorlanmadık.






