Haberler

Çevre bir sosyal sorumluluk projesi değil

Tarih: 26 Kasım 2007 Kaynak: Cumhuriyet Yazan: Özlem Yüzak
Yaşanan su sıkıntıları, orman yangınları, kentsel dönüşüm adına yapılanlar, denizlerdeki balık ölümleri, giderek bir kaosa dönüşen trafik ve soluduğumuz egzos gazları, küresel iklim değişikliği... Geldiğimiz noktada bakıyoruz Türkiye, 3 Van Gölü boyutunda 1 milyon 300 bin hektarlık su alanını kaybetmiş. Nükleer santral tasarısı enine boyuna tartışılmadan Meclis'te, altın arayıcılarının Kaz Dağları kıyımı sürüyor....

Çevre konusu belki de daha önce hiç olmadığı kadar toplumun gündeminde.

Peki tüm bunları düşündüğümüzda "Çevre bir sosyal sorumluluk mudur?" sorusunun yanıtı ne oluyor?

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak 'a göre çevre ve doğa, bir sosyal sorumluluk projesi asla değildir ve olmamalıdır. Sosyal sorumluluk, toplumların kalkınması ve gelişmesinde önemli, hem de çok önemli bir konsept. Alt başlıkları ise eğitim, sağlık, sanat, kültür, spor... Bunlar gelişmiş toplumun bileşenleri... Dolayısıyla sosyal sorumluluk projelerine saygımız çok büyük, ama çevre doğrudan yaşama yerimiz. Bunu bir sosyal sorumluluk sürecine sokup, PR yapabileceğimiz ve marka konumlandırabileceğimiz gibi bir anlam yükleyemeyiz....

Demirayak ile güneşli bir sonbahar günü Arnavutköy'de bir kafede buluşup sohbet ediyoruz. Sohbet küresel iklim değişikliğinden, susuz geçirdiğimiz yaz günlerinde yaşadığımız kuraklık korkusuna ve "ne olacağız böyle giderse" kaygısının getirdiği bilinçlenme kırıntılarına, golf sahaları açmak için yapılan ağaç kıyımına ve tüketilen tonlarca suya, Kaz Dağları'nda süregelen çevre katliamına kadar geniş bir yelpazede akıp gidiyor....

Demirayak, " Türkiye kontrolsüz ve hızla büyüyen bir ülke. Kentsel gelişim plansız. Doğal alanlar yok ediliyor, yerini alt yapısı olmayan yerleşim birimleri alıyor. Tahribat yoğun. Böyle bir ortam içinde insanlar pek çok sorun ile karşı karşıya kalıyorlar. Ancak her kesim olmasa da yine de belli bir bilinç ve onun yansıması olan bir değişim de yok değil. Üstelik bu yalnız kentlerde değil kırsal kesimde de görülüyor.

Daha az yağış başta tarım olmak üzere tüm kesimlere artık dünyanın eskisi gibi olmadığı ve acil önlemler almamız gerektiği konusunda uyarıyor" diyor.

- Şu anda gündemde yoğun olarak tartışılan konulardan biri de Kaz Dağları'nda altın arama çalışmaları. Çevreci örgütler yurdun dört bir yanında protesto gösterileri düzenliyorlar....

"Kaz dağları'nda altın ararken madenciliğin yaratacağı boyutu da tartışmalıyız. Artık STK'lar da eskisi gibi değil, onlar da epey mesafe kaydetti. Burada oluşacak kamyon trafiğinden, ileride belki halkın da onayıyla kurulacak tesisler gibi ucu açık bırakılan hususların, Kaz Dağları gibi bir akciğer vazifesi gören, önemli genetik bitki ve hayvan zenginliğini barındıran, mitolojik, sosyal ve tarihi geçmişi olan bir bölgeyi bir kenara bırakıp bize gelirimize ve hayatımıza katkısının ne olacağı söylenmeyen bir altın arama çalışmasına itirazımız var hepimizin.

Kalkınma denilen olgu hep feda etmenin üzerine kurulamaz, kurulmamalı... Doğal kaynaklar hele bugünkü gibi bir dünyada böyle tahrip edilemez.

Bütün kamu yararı olan alanlarda artık toplum harekete geçiyor, bu çok önemli. Fakat artık bazı işleri farklı yapmanın zamanı geldi. Yeterki bilgiler doğru paylaşılsın ve burada medyaya çok önemli rol düşüyor."
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.