Ankara Hürriyet, Türkiye’nin şehir içinde kurulmuş en uzun, Ankara’nın ilk teleferiğini Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ile birlikte deneme sürüşlerine katıldı. Keçiören’i havadan bin 680 metre boyunca izleme olanağı tanıyan teleferik, Subayevleri ile Tepebaşı arasında çalışacak.
Altınok, teleferiği Ankara Hürriyet Yazıişleri Koordinatörü Yaşar Sökmensüer ile birlikte denedi. Tepebaşı’nda inşaatı devam eden Cumhuriyet Kulesi’nde bulunan ana istasyondan teleferiğe binen Altınok ve Sökmensüer, Keçiören’i havadan izleme imkanı buldular.
Saatte Bin 200 Kişi
Altınok, teleferikle ilgili bilgi verirken, projenin 10 milyon YTL’ye mal olduğunu belirtti. Altınok, Keçiören Teleferiği’nin, Avrupa ve Türkiye’de şehir içinde kurulan en uzun hatlı ilk teleferik olma özelliğini taşıdığını söyledi. Altınok’un verdiği bilgiye göre, bin 680 metrelik mesafede çift hatlı olarak hizmet verecek teleferikte, sekiz kişilik toplam 16 kabin yer alıyor. Teleferik, saatte bin 200 kişi taşıyabilecek.
Bütün Ankara’yı aydınlatacağız
Kabinlerin ve tellerin ışıklandırılacağı teleferik, geceleri de Keçiören’i aydınlatacak. Geceleri oluşturulacak ışık hüzmesiyle sadece Keçiören’i değil, tüm Ankara’yı aydınlatmayı hedeflediklerini söyleyen Altınok, ilçede, İstanbul’daki Boğaziçi Köprüsü’nün görüntüsünü sağlayacaklarını ifade etti.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!10 Eylül 2008, 16:59Yazan: musicalben de bir ankaralı mimarlık öğrencisi olarak keçiören'deki apartmanlara hayretle bakarım,herkesin bu cepheleri ve uçsuz bucaksız rıhtları 10cm olan merdivenleri görmesini isterim ve keçiören belediyesine hayranlığımı sunarım...
8 Eylül 2008, 17:22Yazan: Çetin Tüker"Övünerek" söyleyebilirim. Bu saat kulesi benim Ankara'da büyüdüğüm evin bulunduğu mahallede, ailem de hala orda oturuyor. Siz bir de bu saat kulesinin yanındaki dev akvaryumu görün. Ankara'nın yaz sıcağında sokak ortasındaki akvaryum içindeki balıkların yerinde olmak istemezdim. :)
30 Ağustos 2008, 13:58Yazan: hatizmir saat kulesinden esinlendiğini kendi söyledi, kaynak göstermeye niye ihtiyaç duyayım o da var, yapılan hangi "yapı" orjinaldir ki keçiören'de ki oran-orantı lüks kalıyor. söylenen üzerinden konuşmak benim yaptığım.
22 Ağustos 2008, 11:48Yazan: orhunkeskinbicakDüpe düz hırsızlık bu (İzmir saat kulesi görünümünde de ne demek böyle deyince kaynak mı göstermiş oluyoruz) Çalıntı proje çalınmasın diye üzerine koca koca adını yazmış çıldırmamak elde değil. pes diyorum oturuyorum. Ayrıca bir orantısızlık var en ve yükseklik arasında biraz daha yüksek olması gerekiyor sanırım... (devamı)
20 Ağustos 2008, 23:40Yazan: hatbu kule yakından görene daha bir azap inanın... bir kere kule dediğimiz, en azından izmir'deki saat kulesinin etrafında bir meydan tarifleniyor...bu kule öyle bir yerde ki orası dört yol ağzı, insan trafiğinden ziyade araç trafiğinin başladığı bir yer... etrafında biriken meşhur keçiören şelalerinin pis suları olayı daha da trajikleştiriyor... (devamı)
17 Ağustos 2008, 11:10Yazan: Omer YilmazBiraz önce Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok Skytürk TV'deydi. O kadar çok şey söyledi ki buraya aktaracak enerjim yok doğrusu... Acaba bu durum nasıl oluştu? En basitinden "kültür meselesi" diyerek ya da siyasi konulara bağlanarak yorumlamak da mümkün tabii ki durumu. Ama bir adım ileriye gidemediğimiz de ortada... (devamı)
15 Mayıs 2008, 10:38Yazan: AZMİ AÇIKDİLMemleketimize hayırlı olsun.Nice açılışlara ve daha başka Keçiörenlere.Durmak yok.Yola......
15 Mayıs 2008,Yazan: luminaTanıtımda da bir absürdlük yok mu? Mezuniyet öncesinden birçok projeye imza atıp sonradan ticari bir şirket olmak nasıl bir hikayedir merak ettim doğrusu.
14 Mayıs 2008, 23:25Yazan: ayasofyaSen Anadolu'dan Sivas'tan, İzmir'den ve Selçuklu'dan öğelerle böyle bir tasarım çıkart ama sonra ismini "H&E Dizayn" koy. "H&E Tasarım" torbaya mı girdi. Keçiören Belediyesi de bu mükemmel çalışmayı iki adet iç mimar arkadaşımıza vermiş. Yarışma düzenlese bunu ulusal olarak herkese açsa... (devamı)
14 Mayıs 2008, 12:11Yazan: architurkBakalım daha neler göreceğiz!?! Müzikte iki eser arasındaki benzerliklerin-aynılıkların bir kabul edilebilirlik sınırı var biliyorsunuz (sanıyorum 8 mezüre kadar). Bu çalışmaya baktıkça bunun mimarîde bunun bir karşılığı var mı acaba diye düşünüyorum? Klasik müziğimizin ince ruhlu insanları daha önce bestelenmiş bir güftenin tekrar bestelenmesini ayıp karşılar, "Siz becerememişsiniz, o iş öyle olmaz böyle olur" demekle bir tutarlar... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!







