Haberler

Fiyatlar dibe vurdu, bundan sonra yükseliş başlar

Tarih: 19 Haziran 2008 Kaynak: Hürriyet Yazan: Eren Güler
Ağaoğlu İnşaat''ın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ile konut piyasasındaki gelişmeleri konuştuk.

Piyasalarda yaşanan durgunluktan en fazla nasibini alan sektörlerden birisi de inşaat sektörü. Bir dönem maketlerden kapış kapış ev satılır, müşteriler ev alabilmek için kuyrukta beklerken artık bu tablo değişti. Gerek global dalgalanma gerekse de siyasi gelişmeler konut talebini olumsuz etkiliyor.

İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeleri, konut fiyatlarını, müşteri talebini ve yeni projeleri Ağaoğlu İnşaat''ın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ile konuştuk. Kendi deyimi ile çocukluğu inşaatlarda geçen ve üç kuşaktır inşaatçı bir ailenin ferdi olan Ağaoğlu, piyasa ile ilgili öngörülerini anlattı. Röportaj yarın da devam edecek...

Şu anda piyasanın durumu nasıl?
İşlerim iyi ama sadece benim işimin iyi olması beni memnun etmiyor. Biz satıyoruz, milletin satamadığı yerde biz 3 satıyoruz. Ama millet 3 satarsa ben 13 satarım... Benim işim iyi diye mutlu değilim.

Bakın Türkiye''nin gençlerine iş ve aş vermesi lazım. Genç nüfusumuz iyi bir insan kaynağı ama sen bunlara iş ve aş vermezsen bu genç nüfus el bombası gibidir. El bombasını karşı tarafa atarsan onu imha eder ama elinde patlarsa seni imha eder. Türkiye''nin önünde böyle bir tablo var ve biz büyümek zorundayız. Bir işadamının görevi sadece para kazanmak değildir. Sosyal bir görevi de var. İstihdam yaratmak zorunda. Sen ben duralım kim iş yapacak? Ben bu saatten sonra 1 milyar dolar daha kazansam ne olacak? Beni mutlu etmez ki... Ben eğer topluma birşey verebiliyorsam paylaşabiliyorsam mutlu olurum.

Şu anda maalesef, devletle hükümet kavgalı, yargı ile hükümet kavgalı, bu durumda yatırımcının psikolojisi bozuk. Türkiye nin kısır kavgalarla vakit kaybetmemesi ve patinaj çekmemesi lazım.

Bu psikoloji değişir mi?
Mutlaka değişecek. Türkiye çok dinamik bir ülke. Karamsarlığımız yok ama dünya piyasalarının karışık olduğumuz bu dönemde bizim daha çok kenetlenmemiz, daha uzlaşmacı olmamız lazımken hiç yapılmayacak bir şey yaptık. Eğer akıllı davransaydık ve bu siyasi kaos olmasaydı yurtdışında güvenli liman arayan çok büyük fonları buraya çekebilirdik.
Daha düne kadar fırsatlar ülkesiydik ama bir anda maalesef siyasi dalgalanma ile bu özelliğimizi kaybettik.

Siyasi riskimiz ne kadar yüksek?
Uluslararası piyasalardaki dalgalanmanın Türkiye lehine olabileceği yönünde sinyaller vardı. Eğer Türkiye''deki siyasiler kendi gırtlağına dalmasaydı çok daha iyi olacaktı. Üç ay önce siyasi risk sıfırdı, şimdi yüzde 90... Bırak yabancıyı şimdi hiçbir yatırımcı önünü görmüyor. İnsan karanlıkta niçin korkar? Önünü göremediği için.

Şu anda tam bir karanlığın içerisindeyiz. Ekonomi çok etkilendi gibi gözükmüyor ama uzlaşma sağlanmaz ve belirsizlik sürerse ciddi şekilde ekonomi etkilenecektir.

Siz uzlaşma bekliyor musunuz?
Üç ay önce siyasi risk sıfırdı, şimdi yüzde 90... Kesinlikle bekliyorum. Ve işadamları olarak beklemek de hakkımız. İnşallah aklı selim galip gelir ve uzlaşma sağlanır.

Siyasiler sizin kaygılarınızı anlıyor mu?
Aklımız kestiği kadar anlatmaya çalışıyoruz ama Ankara duvar gibidir. İşine geleni duyar, gelmeyeni duymaz...

Bakın 2001 krizi çok büyük bir yıkımdı. Ben o dönemde aynı anda 5 projeye kazma vurdum. Şimdi burada oturup hepimiz ağlayalım... Eee, işi kim yapacak? Benim o zamanki her projemde yüzlerce adam çalıştı. Faizlerin yüzde 150-200 olduüğu dönemde ben işimi adam gibi yaptım, adam gibi sattım, ben de kazandım, daire alanlar da kazandı, ülke de kazandı.

Neye güvendiniz o kaos ortamında yatırım yaparken?
Ben 2001 krizinde aynı anda 5 projeye kazma vurdum. Şimdi burada oturup hepimiz ağlayalım... Eee, işi kim yapacak? Türkiye kendi gücünün farkında olmayan ender ülkelerden biri. Dinamizmi ve gelişim potansiyeli çok yüksek. Bir de biz genelde kendi arazimiz üzerinde konut üretiriz. Zaten konut üretiminde en büyük maliyet arsadır. Arsa sizin olunca, özkaynağınız da sağlamsa Türkiye''de konuta her zaman talep var.

Konut talebi ne durumda?
Türkiye''deki evlerin yüzde 70''i şu anda oturulabilecek esvapta değil. Eski evler hem deprem yönünden güvenilir değil hem de standartları çok düşük ve kalitesiz. Dolayısıyla şu anda evi olanların bile yeni eve talebi var. Önnemli olan ona ulaşılabilirliğini sağlamak. Biz genelde B grubuna yönelik proje üretiyoruz ve bu insanların yeni nitelikli konuta inanılmaz bir ihtiyacı ve talebi var. Ama erişebilirliğini sağlamak önemli.

Bunu nasıl yaparsınız? Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile konut uzun vadeli kredilerle alınır. Biz yaptığımız finansal desteklerle insanların kira öder gibi konutlara erişmelerini sağlıyoruz. Arsa kendinin olunca, mali yapın da güçlü ise istediğin finansal varyasyonu yapabiliyorsun... Bankaların aldığı konut kredisi faizinin altında bir oranla kullandırıp çeşitli seçenekler sunuyoruz ve o konutlara erişilebilirliği sağlıyoruz.

Talep her zaman canlı fakat insanlar bu tür belirsizlik ortamlarında daha temkinli oluyorlar, borçlanmaktan imtina ediyorlar. Ama uygun şartları bulunca alıyorlar.

Piyasada belirli bir tedirginlik var o zaman...
Piyasada tabii ki daralma ve tedirginlik var. İşadamında da var çalışanda da var. Neticede 2001 krizini herkes hatırlıyor. Birçok çalışan maaşını, birçok insan işini kaybetti. Bu belirsizlik ortamında...
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.