Haberler

"Aykırı Başkan"dan bir de "sıcak" icraat...

Tarih: 20 Haziran 2008 Kaynak: Yeni Asır Yazan: Durmuş Odabaşı
Bu yaz sıcağında belki sırası değil ama, İzmir''in Dikili İlçesi''nde jeotermal enerji ile ısınma çalışmaları proje olmaktan çıkıp uygulamaya girdi.

Cesur uygulamalarıyla "aykırı başkan" konumunda olan Osman Özgüven''le bu konuyu da konuşuyoruz;

- Jeotermalde uygulama aşamasına geldik. Hatta dağıtıma da başladık ama, altyapımız henüz tamamen bitmedi.

- Bunun için ödenek alıyor musunuz?

- Bizim, devletten 12 bin nüfusa göre aldığımız bir pay var. Bunun yanında vergi, kira gibi diğer gelirlerimizle birlikte yaklaşık 10 trilyonluk bir bütçemiz var. Ama jeotermalle ilgili projemiz 15 trilyonluk.

- 10 trilyonluk bütçeyle 15 trilyonluk proje yapmak sizi sıkıntıya sokmuyor mu?

- Tabii ki sıkıntıya gireceğiz. Mesela sigortadan borcumuzu ödeyemediğimiz için jeotermale icra geldi. Bir de devletten 2.5 trilyonluk kredi aldık, ödememiz gerekiyor. Sıkıntıya giriyoruz. Bir şekilde halledeceğiz, ama bunları halka yansıtmayacağız. Onlardan sadece işletme masraflarını alacağız.

- Şu anda kaç kişiye ulaştınız?

- Sadece 2.000 kişiye ulaşabildik, 2 okul ve adliye binası ile birlikte 250 konuta eşdeğer bir jeotermal hizmeti ürettik. Ulaştığımız kişi sayısını yaz sonunda 1.500''e çıkarmayı hedefliyoruz. Projemizin tamamı ise 4.500 konuta ulaşmayı hedefliyor. Bu arada projede sadece konutlar değil, sera alanlarının da ısıtılması da var.

- Isınmanın ücreti de düşük mü olacak?

- Evet... Bu alanda da Türkiye''deki en ucuz fiyat bizde. 100 metrekarelik bir konutun ısıtma bedeli şimdilik ayda 35 YTL. Sıcak su için de ekstra ücret almıyoruz.

"Dikili''de kimsenin suyu kesilmeyecek"
Halka ücretsiz sunduğu hizmetler yüzünden, şu sıralar yargılanan Başkan Özgüven''e bir soru daha;

- Bazı hizmetleriniz yüzünden hakkınızda kaç dava açıldı?

- Birkaç tane var. Bunlardan ilki; ücretsiz olarak dağıttığımız 10 ton su. Yasaya göre belediyeler ürettikleri mal ve hizmetleri, halka ücretsiz veremezler. Biz de 10 ton suyu bedava vediğimiz için dava açıldı. Melih Gökçek bunu duyunca şöyle demiş: "O başkan hukuku bilmiyormuş. Eğer ki 1 Ykr alsaydı dava açılamazdı..." Doğru söylemiş, burada hata yasada. Hukuka saygımız tabii ki var. Ama 1 Ykr almakla hiç almamak arasında ne fark var ki?... Ayrıca bu bir tarifedir. 11 ton harcayan 11 ton parasını veriyor. Biz az kullanmaya teşvik etmek için böyle bir uygulama yaptık. Ne yazık ki dava konusu oldu. Bu hatalı yasanın bir an önce değişmesi lazım.

- Diğer davalar ne sebeple açıldı?

- Diğer dava da belediye çalışanlarına suyu yüzde 50 indirimli yapmamız yüzünden açıldı. Burada fikir şuydu; Türkiye''de çalışanlar ürettikleri maldan bir pay alıyor. Mesela sigara fabrikasında çalışan sigarasını, şeker fabrikasında çalışan şekerini, çalıştığı yerden alıyor. Burada da, gece sabaha kadar suyun içine girip boru tamirlerini yapan işçilerimiz, suyu yarı fiyatına alabilirler. Ama bu konuda bizi haksız gördüler ve diğer dava da bu yüzden açıldı. Sonuncusu da su tahsilatlarını zamanında yapmamamız sebebiyle açıldı. Biz tahsilatı yapmaya çalışıyoruz ama, ödeyemeyen insanlar oluyor. Ne yapalım? "Suyunu kesin" diyorlar, su insani bir haktır. Ben hiç kimsenin suyunu kesemem. Ayrıca ödenmeyen faturalar yüzünde sıkıntıya giren de biziz. Biz sorun çıkarmıyorsak neden dava konusu oluyor ki?..

- Peki nasıl bir ceza istemi ile yargılanıyorsunuz?

- "Görevi kötüye kullanma"dan, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile yargılanıyorum. Burada yargılanmam iyi de oldu; çünkü yasalar böylece gündeme geliyor. Umarım bu mantıksız yasanın değişmesi için de çalışmalar başlatılır.

Esnafı Midillili kurtarıyor
Dava konusu çalışmalardan sonra biraz da Dikili''deki esnaf üzerine konuşalım istiyor ve soruyoruz:
- Burada esnaf ne durumda?
- Esnafımızın durumu çok da iyi değil. Buraya Midilli Adası''ndan gelen turistler oluyor. Yazın, her salı, perşembe, cumartesi geliyorlar ve o 2-3 ay boyunca piyasa iyi oluyor. Ama 2-3 ay sonra işler duruyor, yaz bitince sefillik başlıyor. Aslında burası her bakımdan güzel bir ilçe, turizmin daha da gelişmiş olması gerekir. Biz şu anda kaplıca turizmini geliştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca güzel bir denizimiz var. Kısacası Dikili dinlenme için ideal bir kasaba. Ama ne yazık ki değeri tam olarak anlaşılamıyor.

O bir SHP''li..
Önceden 2 dönem başkanlık yapan ve verdiği aradan sonra da 3. dönem için SHP''den (Murat Karayalçın''ın genel başkanlığını yaptığı parti) aday olarak başkan seçilen Osman Özgüven''e yaklaşan yerel seçimlerden önce nasıl bir Dikili bırakmak istediğini soruyoruz:

- İstediğimiz gibi bir Dikili ne yazık ki bırakamayacağız. Ama bizim aklımızdaki gönlümüzdeki Dikili, sosyal belediyecilik anlayışına sahip, ileriye dönük, aydınlık, kültürüyle ve sanatıyla tanınan, işsizi olmayan bir kent. "Paran kadar eğitim ya da sağlık" yerine, "herkese eşit eğitim ve sağlık." Hedefimiz gelecekte güzel günler görmek, göremesek bile buna bir katkıda bulunmak... Yaptığımız festivallerle de barışı yaşatmaya çalışıyoruz. Bizim festivallerimiz, Türk- Yunan barışı ve dostluğu kurmaya yöneliktir. Bu festivalde her türlü konu işlenir; öğrenci, ülke, işçi sorunları gibi... Gerçekleştirdiğimiz projelerimizin devam etmesi ve diğer belediyelerde de benzerlerinin düzenlemesi en büyük isteğimiz.

- Peki 4. dönem için adaylık düşünüyor musunuz?

- Ben 3 dönem başkanlık yaptım, dördüncü için de "kısmet" diyorum. Henüz böyle bir karar vermedim.

- Verirseniz aynı partiden mi düşünürsünüz?

- Benim partim SHP ve ben partimden memnunum. Siyasi partiler, futbol takımı değil ki değiştirelim. Şahsen parti değiştirmeyi doğru bulmuyorum. Ancak "solda birlik" durumu olursa, o oluşumun içinde yer almayı tabii ki isterim. Bugün için SHP''liyim ve girersem de bu partiden girmek isterim. Ama şu anda aday olup olmamak için, kendi kararımı vermedim.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.