Balıkesir eski Mimarlar Odası Başkanı Cengiz Dikici, Marmara depreminin ardından meydana gelecek bir depremde kenti büyük felaketin beklediğini söyledi. 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminin ardından Balıkesir'deki binaların dayanıklığının kontrol edilmediğini öne süren Dikici, olası bir depremde kenti büyük bir felaketin beklediğini belirtti. 5.5 büyüklüğünde deprem beklendiğini ifade eden Dikici, "Şehri iki tehlike bekliyor. Birincisi, kent fay hattı üzerinde kurulmuş. İkincisi ise zemin tarıma elverişli yumuşak alüvyon topraklardan oluşmuş" diyerek uyarıda bulundu. Duyarlılık Bitti
Marmara depremi sonrasında acil olarak hazırlanan imar planındaki revizyon çalışmalarının Balıkesir'de uygulanmadığını ifade eden Dikici, kamuoyunda oluşan duyarlılığın artık kalmadığını söyledi. Birinci derece deprem kuşağındaki Balıkesir'in, deprem yönetmeliği öncesinde yapılan binlerce binanın kent için büyük bir risk taşıdığını kaydeden Dikici, uzmanların iki büyük deprem arasındaki sürenin 30 yıllık öngörüsü bulunduğunu hatırlatarak, 1999 yılındaki depremin ardından bu sürenin 3'te 1'lik bölümünün geride kalmasına rağmen mevcut imar yapılarında hiçbir düzelme olmadığını söyledi.
Balıkesir'de Kasımdan Nisan ayına kadar, zeminin suyla doyduğunu, bu dönemin en tehlikeli zaman olduğunu belirten Dikici, yapılan araştırmalarda Kasım ile Nisan ayları arasında yaşanacak ciddi bir depremin, statik heyelan sahalarında ve alüvyonlar üzerindeki yerleşim birimlerinde büyük bir yıkıma neden olabileceğini ifade etti.
Zemin yumuşak
Dikici, "Uzmanların hazırladığı rapora göre şehir merkezinden Balıkesir Üniversitesi Yerleşkesi'ne kadar olan alan, depreme dayanıksız, yumuşak toprakla kaplı. Aynı zemin yapısı, sanayi sitesini içine alan bölge için de geçerli. Uzmanların dikkat çektiği bir başka konu ise, heyelan bölgelerine verilen imar izinleri. Yetkililer, Balıkesir-Edremit karayolunun kuzeyindeki Kızpınar Mevkii'ne imar izni verilmesinin, olası bir depremde can ve mal kaybı riskini artırdığını belirtiyor" şeklinde konuştu.
6111/1 Sokağı İZSU yetkilileri hatırlıyor mu?
"Kısa bir süre önce Yeni Asır Gazetesi'ne gönderdiğim notta, bu sokağın İzmir'de su boruları en fazla patlayan bölge olduğunu söylemiştim. Aradan geçen sürede sokak yine su içerisinde. Yine bir yerden patlak vermiş ama kimsenin ilgilendiği yok. Kuraklıktan çiftçi, üretici hatta tüm dünya kan ağlarken, su savaşlarının çıkacağı dillendirilirken, bir damla suyun boşa gitmesine gönlüm razı olmuyor. İZSU yetkililerinden ricam, bu sokağın borularının tamamının değiştirilmesini talep ediyorum. Belliki bu bölgedeki borular çok eskimiş. Suyumuz sürekli olarak ısraf ediliyor. Umarım yetkililer de benim gibi düşünür ve toptan çözüm bulur."
Karşıyaka'dan bir okuyucu.
Karşıyaka katlı pazarına servis artırılamaz mı?
"Karşıyaka katlı pazaryeri açıldığından bu yana vatandaşlar ulaşım konusunda büyük sıkıntı çekiyor. Minibüs ve küçük otobüslerle yapılan servisler yeterli gelmiyor. Geçen hafta pazara gitmek için yarım saate yakın araç bekledim. Ancak gelen küçük otobüs ağzına kadar dolu. Adım atacak yer yok. İçerideki vatandaşlar başladılar tartışmaya. 'Sen ileri git', 'Buraya gel otur', 'Yer yok kardeşim devam et', 'Küçük kızımı niye kaldırayım, başka araca bin' gibi sözcüklerle neredeyse birbirlerine gireceklerdi. Karşıyaka Belediyesi yetkililerinden ricam, servis sayısını artırmalarını istiyorum. Yapılan hizmet güzel ancak yetersiz kalıyor. Umarım bu konuşmalarımı belediye yetkilileri dikkate alır."
Nergisten bir okuyucu.






