
Osmanlı döneminde Karadeniz’in dört bir yanından gelen takalar, yüklerini fındık deposu olan ambarlara boşaltırlarmış. Buradan bir imparatorluğun tüm başkentine yayılan fındığın içi mutfakları şenlendirirken, kabuğu konak ve camilerin tezyinatında kullanılmak üzere mimarbaşılarına satılırmış.
Çengelköy sahilindeki eski fındık ambarı, bugünlerde bir mimarlık ve tasarım ofisine evsahipliği yapıyor. Osmanlı döneminde fındık deposu olarak kullanılan tarihi yapının içine yerleşen ‘Filambarları Mimarlık ve Tasarım Ofisi’ 10 yılı aşkın bir süredir faaliyetini sürdürüyor.
Ancak diğer mimarlık ofislerinden bir farkla... Tarihi bir yapıda çalıştıkları için onların bir de kendilerine özel bir misyonları var: Hem geleneksel ustalığın ve zanaatkárlığın tüm birikimlerine saygı duyacak ve geçmişi sahiplenecekler, hem de modern bir çizgiyi tutturacaklar.
Bu anlayışla ortak noktası tasarım olan birçok alanda çalışmalarına devam eden Filambarları, mimar Metin Yıldıran öncülüğünde farklı disiplinlerden birçok üretim platformunu bir araya getiriyor.
Kısa bir süre sonra açık bir fuar alanı olmak istediklerini söyleyen Yıldıran, ‘Filambarları, ev, ofis, otel, mağaza, showroom, stand gibi genel ve özel mekánların tasarım ve mimari çözümlerin de hem işlevsel hem de estetik kaygıyı beraberinde taşıyor’ diyor.






