Haberler

Mesih Mimarı Beklerken Günahsız Kalabilmek

Tarih: 11 Ağustos 2005 Yazan: Gülin Şenol

Uğur Tanyeli, “Mimarların Aktörleri Türkiye 1900-2000” sergisi için hazırladığı yazısında “Neden mimarlıktan, çevreden, tasarımdan bahsederken aktörleri ve özneleri görmekte zorlanıyoruz?” diye soruyor. Kendi deyimiyle “inşa edilmiş çevre, yüce bilge önderler ya da aydın öncülerin herkesten önce buyurdukları olası gelecekle değil de birileri öyle talep ettiği için, birileri öyle biçimlendirdiği ve kimileri de çeşitli biçimlerde bunlara direndikleri için oluşurken” neden aktörler görülmez?

8 Ağustos Salı akşamı Tanyeli’nin Osmanlı Bankası Konferans Salonu’nda yaptığı konuşması bu soruya bir saatte verebileceği yanıtlarla doluydu.

Aralarında Atilla Yücel, Korhan Gümüş, Kaya Arıkoğlu ve Metin Karadağ gibi isimlerin de olduğu yaklaşık elli kişilik dinleyicisine yine bu soruyu sorarak konuşmasına başladı Uğur Tanyeli. Net olarak tanımlanabilecek problem 20.yy boyunca Türkiye’deki mimarlık ve çevre üreticisinin birey olmamasıydı. Elbette bu ürünler ilahi bir güçle ortaya konmamış ya da kendiliğinden oluşmamıştı, ancak bu ürünleri yapanlarına ait kılan herhangi bir belge de yoktu. Uğur Tanyeli “Bu durum neredeyse 1980’lere kadar bu şekilde devam etmiştir” diye açıklıyor, “Bunun öncesindeki mimarlık mesleğindeki yaşamlar buharlaşıp gitmiştir.”

“Mimarlık tarihi bireyli toplum ve bireysiz toplumda bambaşka yazılır” diyor Uğur Tanyeli. "Bir başka tabirle birey olmaya izin veren toplumda ve birey olmaya izin vermeyen toplumda…Çok kabaca modern dünya ile modern öncesi dünya arasındaki bu fark, ortaya konulan ürünlerin çeşitli ya da birbirinin aynı olması durumunu da getirir. Modernite öncesi dünyada kimin neyi yaptığı önemli değildir.” Bu noktada Mimar Sinan örneğine de değiniyor Tanyeli. “Mimar Sinan tarihte bir kişilik değildir, bir tarihsel durumdur. Birey ise muhalif olandır, Sinan kendi döneminin yapılarını yapmıştır, kendi yapılarını değil. Öte yandan zaten modern olmayan dünyada da bireyden bahsedilmez.”

Daha 15.yy’da İtalya’da mimar bireylere rastlandığından bahseden Tanyeli, Türkiye’de 20.yy’da birey olamama durumunun nasıl devam ettiğinden de bahsetti. İlk verdiği örnek Türkiye’nin ilk mimari bürolarından biri olan Haluk Baysal ve Melih Birsel’in ortaklığındaki mimarlık ofisinin çalışmalarındandı. Şu anda bu ofisten bir tek kağıt parçasının, çizimin olmadığını söyleyen Tanyeli’ye göre işin daha da tuhaf yanı ofis sahiplerinin de bu arayış karşısında kayıtsız kalmaları ve “Bunları saklamanın ne gereği var ki?” sorusunu sormaları.

Anıtkabir’in bile çizimlerinin olmadığı, bulunamadığı bir toplumda buna aslında şaşırmamak gerektiğini de belirten Tanyeli, arşivlemenin birey olmakla alakalı olduğunu söyleyerek birey olmak için öncelikle toplumun buna izin vermesi gerektiğini de vurguladı;

“ Ego tarih boyunca vardı. Olmayan neydi? Olmayan şey toplumsal koşullardı.”

   

“Bu binayı ben yaptım!”
17.yy sonları ve 18.yy’dan Osmanlı’daki bir kaç istisnai bireyden örnekler verdikten sonra, 19.yy sonu ve 20.yy başında büyük çoğunluğu Rum, küçük bir parçası da Ermeni kökenli “birey mimar”ların ortaya çıktığını belirten Tanyeli, binaların üstündeki isimlerle bunların izlerini takip ettiği slaytlarını gösterdi. Binaların üzerindeki imzaların iddiası ise Uğur Tanyeli’ye göre şöyle;

“Bu binayı ben yaptım!”

“Premodern dünyada bu iddia edilmez” diyen Tanyeli, İstanbul burjuvazisinin büyük çoğunluğunu oluşturan, bu yüzden de mimari üretimde öncül rol oynayan Rumlar’ın yapılarından örnekler verdikten sonra Mimar Vedat Tek, Sedad Hakkı Eldem gibi birey olabilenler ve Mimar Kemalettin, Emin Onat gibi birey olamayan mimarlara geçti ve “erken birey” olmanın zorluklarından, mücadelelerinden bahsetti.

Birey olma yolundaki çabaların 1930’larda birdenbire durakladığını ve 80 sonrasında bireyi inşaa etme politikalarına kadar da devam ettiğini belirten Uğur Tanyeli, konuşmasının bir kısmında Türkiye’de mimarlık müzesinin neden olmadığı sorununa da değindi;

“Bireyin olmadığı yerde üretim de olmaz. Biz üretemeyiz. Estonya’nın bile mimarlık müzesi vardır. Biz daha farklılığı kabul edemiyoruz, bireysel farklılığı hiç kabul edemeyiz. Dolayısıyla üretemeyiz.”

Hayır Diyebilmek
“Bireyi biz yeni yeni oluşturuyoruz, daha bireylerimiz yokken star mimarlar ürettik” diyen Tanyeli “Birey olmak ‘hayır’ diyebilmek, ‘katılmıyorum, ben buna karşıyım’ diyebilmek, taklit etmemektir” diye ekliyor ve mimarlık adına sağlam bir eleştirel güzergah oluşturmak için star aleyhtarlığının iyi bir başlangıç noktası olduğunu da ekliyor;

“Starlık şu anda ciddi biçimde çarpıtılmış bir durumda. Star olmak için yalnız olmak gerekir. Türkiye’de star mimarlar grup halinde dolaşıyorlar. Dünyanın neresinde bu böyledir?”

Ancak Uğur Tanyeli’nin bu noktada söyledikleri başka bir yazıda konuşulması, tartışılması gereken bir hikaye olarak gözüküyor.

Kapanış: Mesih’i Beklerken Günahtan Uzak Durmak
Uğur Tanyeli yine yazısının sonlarına doğru “Korumadığımız tarihsel miras, değiştirip tahrip ettiğimiz yapı cephesi, yerel yönetimden izinsiz inşa ettiğimiz kaçak kat, doğal alanı bozan tatil sitesi, kötü tasarlanmış konut, hepsi gerçek kişilerin, yani bizim ürünlerimiz değildir; müteahhitler, politikacılar gibi kötülerdir.” diyor.

Yani birey olmayarak bütün kötü örneklerden kendimizi soyutlayıp, kanıtları yok ederek suçu başkalarına da atıyoruz.

Konuşmasında sakınmadan anlattığı ve hayranlıkla dinlediğimiz herşeyin sonunda Uğur Tanyeli’ye buradan “Mimar, bir efsane, vaadedilen kişi, bir nevi mesih gibi beklendiği için mi bahsettiği fiziksel çevrenin oluşması oyununa birey olarak katılmıyoruz?” diye sorsak çok mu ileri gitmiş oluruz?

“Mesih”in gelip herşeyi düzelteceği güne kadar hiçbirşeye dokunmayarak günahsız kalmayı mı bekliyoruz?

YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.