Yoksul ve emekçi halkı kent dışına atmayı planlayan ‘Kentsel Dönüşüm Projesi' açısından 2008, mücadelenin ve kısmi kazanımların yılı oldu. Tartışmaları da beraberinde getiren ‘dönüşüm projesi', rantsal dönüşüme evrildi. Yoksul mahallelerin hedefe konduğu projede halk, yıllarca yaşadığı, alın teri ve eziyetle yaptığı konutlarından göç etmeye zorlandı.
İkitelli Ayazma mevkiinde 3 yıl önce başlayan ve her acıya ve zorluğa rağmen devam eden mücadele, yerini mutluluğa bıraktı. Maltepe Başıbüyük Mahallesi'nde yaşayan halk, mahalle parkına yapılan TOKİ konutlarına karşı adeta canı pahasına mücadele etti. 48 gün polis işgali altında yaşayan Başıbüyüklüler, her türlü şiddete rağmen mahallelerinden vazgeçmediler. Kentsel dönüşüm, etnik ve tarihi kıyıma da dönüştü. Romanlar bu sene doğup büyüdükleri Sulukule'den ayrılmak zorunda kaldı. Sulukule'deki kıyım ülke sınırlarını aşarak yurtdışına ulaştı. Çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşlar, Türkiye'ye bir an önce bu kıyıma son vermesi konusunda sert uyarılarda bulundu.
Kentsel dönüşüm rüzgarı başkent Ankara'yı da sardı. Emekçilerin ve yoksul halkın yoğun olarak yaşadığı Mamak ve Dikmen Vadisi, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamına alındı. Yıkımlara karşı ‘Mamak Barınma Hakkı Bürosu'nu kuran Mamaklılar, evlerini korumak için canla başla mücadele ettiler. Kentsel dönüşüm İstanbul ve Ankara ile de sınırlı kalmadı.
İzmir'in Kuruçeşme Mahallesi, Mersin'in Özgürlük Mahallesi, Tokat'ın Erenler Mahallesi, Malatya ve daha birçok kent, emekçilerin kent dışına sürülmesini sağlamayı amaçlayan projelerle kimi zaman zor kullanılarak, kimi zaman da kandırılarak kentsel dönüşümden payına düşeni aldı.
Mamak'ta kentsel dönüşüm işkencesi
Kentsel dönüşümün aslında "rantsal dönüşüm" olduğunun açık bir göstergesi de Ankara Mamak'ta uygulanan "Mamak Kentsel Dönüşüm Projesi" oldu. Proje kapsamında 17 mahallede 15 bin gecekondu yıkılmak istendi. Yüz bine yakın insanın etkileneceği projede mahalleliye, "Bize borçlanın ev verelim" denildi, fakat evin nerede, ne zaman verileceğinden hiç kimse bahsetmedi.
14 Ağustos'ta Mamak Belediye Başkanlığı, TOKİ ile iş birliği çerçevesinde "Yatıkmusluk Kentsel Dönüşüm Projesi" kapsamında 100 gecekondu için yıkım çalışması başlattı. Altınevler Mahallesi Yatık Musluk Caddesi'nde, gecekonduların bir kısmı Mamak Belediye Başkanı Gazi Şahin'in katılımıyla yıkıldı.
Başıbüyük...
Kentsel dönüşümde kararlılıkla örnek mücadele sergileyen Maltepe Başıbüyüklüler, sokaklarda yürüttükleri kavgalarını yargıya da taşıdı. Daha önce evleri gecekondu, kaçak yapı olarak gösterilen Başıbüyüklüler, TOKİ'ye açtıkları dava ile TOKİ'nin mahalle parkında yaptırdığı konutları ‘kaçak' durumuna düşürdü. Tabiri caizse TOKİ, ava giderken avlandı.
Ancak Başıbüyüklüler bu duruma gelene kadar çok mücadele etti. Kadınıyla, çocuğuyla, erkeğiyle kendilerini panzerlerin önünde, copların altında bulan Başıbüyüklülerin zaferinde, daha önce kocalarından izin almadan sokağa bile çıkamayan kadınların payı çok büyük oldu.
Gaz bombası gencin alnında patladı
Polisin şiddeti Maltepe'de bir gencin hayatına mal oluyordu. 13 Mart'ta Başıbüyük'te evlerinin yıkılmasına karşı çıkan halkı balkondan izleyen 17 yaşındaki Erdal Bakırcı, alnına isabet eden gaz bombası nedeniyle beyin kanaması geçirdi. Gaz bombalarını balkon duvarının üzerinden halkın üzerine atmak isteyen polis, Bakırcı'yı hastaneye götürmeye bile gerek görmezken, Başıbüyük savaş alanına döndü, gözaltına alınanlar da tekme tokat dövüldü. Polis, yaralıların taşınması için ambulansın kullanılmasına bile izin vermedi.
Polis Başıbüyük'te pervasızca saldırdı
1 Nisan 2008 tarihinde TOKİ mahalleye malzeme getirmeye kalkınca, Başıbüyük'te adeta yer yerinden oynadı. TOKİ'nin Başıbüyük'e malzeme getirmesine engel olmak isteyen halka polis tazyikli su ve biber gazıyla saldırdı. 7 kişi gözaltına alınırken saldırı sonucu çok sayıda kişi gazdan etkilendi. Saldırı sonucunda Şeref Sel adlı kişi kalp krizi geçirdi, Habibe Zenik adlı bir kadın göğsüne isabet eden gaz bombasından etkilenerek ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Bu olayın yaraları daha sarılamamışken, polis ekipleri Başıbüyük'e gece baskın yaparak mahallelileri acımasızca dövdü. 3 Nisan gecesi Başıbüyük Mahallesi'nde TOKİ'nin yapacağı 300 konut için mahalle parkına kurulan şantiyedeki 4 ağaç sökülünce, ortalık karıştı.
Ağaçların sökülmesine tepki gösteren vatandaşlara polis yine şiddetle karşılık verdi. Polisin biber gazlı, plastik mermili ve coplu müdahalesinde, 7'si kadın 3'ü çocuk olmak üzere 10 kişi yaralandı, onlarca kişi gazdan etkilendi, 9 kişi gözaltına alındı. Naim isimli bir genç, polis tarafından atılan plastik mermi ile elinden yaralandı. Gece boyunca polis mahalleyi adeta biber gazı yağmuruna tutarken, gece geç saatlerde polis mahalleden 40 kişiyi İskenderoğlu Camisi'nin tuvaletine götürerek acımasızca dövdü.
Bu olumsuzluklar yaşanırken polis mahalleyi adeta işgal etti. Başıbüyük'te karakol kuran polis ekipleri, mahalleden tam 48 gün boyunca çıkmadı. Sokağa her çıkışlarında polis şiddetine, biber gazına ve tazyikli suya maruz kalan Başıbüyüklüler, ellerinden limonu düşürmedi. Birbirlerine kolonya sunar gibi limon suyu sundu.
Roman Günü'nde yıkım
Kitle örgütlerinin, üniversitelerin ve meslek odalarının tüm karşı çıkışlarına rağmen Sulukule'ye dozerler girdi. SİT alanı olmasına ve 3 büyük imparatorluğun kalıntılarını taşımasına rağmen Sulukule'de halk, kilometrelerce uzağa; Taşoluk TOKİ Konutları'na yerleştirildi... Sulukule'de halk, yıl boyunca yıkım ekipleri ve dozerlerle karşı karşıya kaldı.
Dönüşüm mağduru Sulukuleli kiracılar, kendilerine konut verilmediği için tıpkı İkitelli Ayazmalıların yaptığı gibi çadır kurmak zorunda kaldı. Yaşadıkları evler henüz yıkılmayan kiracılar ise ‘Dozer Dikkat' başlıklı, her kiracının adını taşıyan kağıtlar astılar.
Yıkımlardan biri 8 Nisan Dünya Roman Günü'nde yapıldı. Dünya Roman Günü'nü kutlamaya hazırlanan Sulukuleliler, mahallelerine giren dozerlerle neye uğradıklarını şaşırdılar.
29 Ağustos, Sulukuleliler için unutulmayan yıkım günlerinden biri oldu. Enkazlar arasında zor günler geçiren Sulukuleliler, ansızın yapılan yıkımlarla iyice mağdur oldular. Yıkımdan sonra elektriği, telefonları kesilen Sulukuleliler, kanalizasyonların da patlamasıyla zor saatler geçirdi.
Sulukule'nin yüzde 25'i satılmış!
Yıkımdan bir gün sonra mahalle kahvesinde milletvekillerinin ve ansızın gelen belediye yetkililerinin katılımıyla yapılan toplantı, Sulukule gerçeğinin ortaya çıkmasına neden oldu. Toplantıya katılan Fatih Belediyesi Başkan Yardımcısı Talip Temizer, çıkan tartışmalar sonucunda mahalledeki evlerin yüzde 25'inin yıkımlar öncesinde el değiştirdiğini kabul etti.
İstanbul'un neredeyse bütün emekçi mahallelerini kapsayan kentsel dönüşüme karşı kurulan mahalle dernekleri, kendi evlerinden atılmalarını engellemek için İstanbul Mahalle Dernekleri Platformu'nu kurdular.
Dikmenliler mücadele ederek öğrendi
Dikmen Vadisi halkı, üç yıldır evleri için mücadele ediyor. Vadide birçok evin yıkılmış olmasına rağmen vadi halkı, bu sosyal ve ekonomik yıkıma karşı direnmeye devam etti. 2006 yılından bu yana sürdürdükleri mücadele, vadi halkında birçok değişikliğe neden oldu. Dikmen Vadisi gerçek anlamda bir ortak yaşam alanına dönüştü. İnsanlar birbirlerini tanır, sorunlarını paylaşır hale geldi. Dikmen Vadisi halkı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in "Okullar kapanınca yıkımlara başlayacağız" sözlerine, düzenledikleri şenlikle yanıt verdi. Vadililerin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e ve kentsel dönüşüme karşı mücadeleleri bunlarla da sınırlı kalmadı.
Vadi halkı, evlerinin yıkılmak istenmesine inat kendi ‘Barınma Hakkı Çocuk Parkı ve Barınma Hakkı Bürosu'nu kurdu.
Dikmen ve Mamak gecekondu sakinleri, AKP ve Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'i, sokağa çıkıp protesto ederek "Elini ekmeğimizden çek" dediler.
TakipYorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamış
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!






