İki hafta içinde yüzlerce küçük depremin yaşandığı Ankara-Bala için Bayındırlık Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı rapor, Türkiye'de ihmalkârlığı yine gözler önüne serdi. İşte rapordaki gerçekler:
Deprem bölgesindeki mevcut yapı stokunun büyük çoğunluğu kerpiç, taş ve tuğla kullanılarak, 30 ile 80 yıl arasında değişen ömürleri olan yığma yapılardan oluşmakta. Bu yapılarda, hiçbir yönetmelik ve hesap esasları dikkate alınmamış.
Deprem hasarının en sık gözlendiği yapı türleriyse, taşıyıcı sistemi kerpiç ve taş olan yapılar. Bu yapıların ortak özelliği, hiçbir mühendislik hizmeti almadan ve teknik kurallara uyulmadan yöre imkânlarıyla yapılmış olmaları.
Hasarların büyük bir çoğunluğu da yapım hatalarından kaynaklanmakta. Bu hataların en dikkat çekeni, kerpiç, taş, tuğla gibi farklı yapı malzemelerinin aynı yapıda düzensiz olarak kullanılması, taş ve tuğla gibi malzemelerin birbirleriyle birleştirilmesinde de çamurun kullanılması.
Bu tür bağlantı harçlarının basınç ve çekme dayanımı çok düşük olduğundan, dolgu malzemesi arasındaki direncin yetersiz olmasına neden olmakta. Bu yapılardaki sıva gevrek olduğundan buralarda çatlaklar meydana gelmiş.






