
Fotoğraflar: stockxchng
"Yıldız mimar" veya İngilizce deyimi ile "starchitect" nedir diye sorabilirsiniz.
Dünya çapında son derece tanınmış ve projeleri daha başlamadan bile ilgi çeken Frank Gehry, Zaha Hadid, Renzo Piano, Santiago Calatrava ve Daniel Libeskind gibi mimarlar bu kavram ile tanımlanabilirler.
29 Ocak 2009 tarihinde olPalm Spring Sanat Müzesi'nin Annenberg Tiyatrosu'nda Mimari Tasarım Konseyi tarafından organize edilen ve Los Angeles Times gazetesinin eleştirmenlerinden Christopher Hawthorne'un katıldığı söyleşinin konusu "yıldız mimarlar" idi.
Yakın zamanda yapılan söyleşide Hawthorne şu yorumu getirmişti: "Bir süredir popülerliğini koruyan bu mimarlar, mimarlık dünyasında hegemonya kurdular. Bu dönemde gerçekleşen projelerin çoğu mimarının ünlü olması nedeniyle değer kazandı. Projelerin ünlü mimarlar ile bağdaştırılmaları yeni bir durum olmasa da, 1997 ile 2000 yılları arasında bu durum daha da belirginleşti. Gehry'nin Bilboa'daki Guggenheim Müzesi, Richard Meier'in Los Angeles'daki Getty Center'ı veya Piano'nun New York City'deki Morgan Kütüphanesi'nin renovasyonu gibi projeleri sadece tasarımlarının özellikleri nedeniyle değil de mimarları sayesinde de ilgi çektiler."
Hawthorne bu durumun olumsuz yanına da dikkat çekerek, bir zamanlar ünlü olan ve oldukça cazip bütçelerle çalışabilen bu mimarların bir yerden sonra yaratıcı ve orijinal olmaktan ziyade sıradanlaştıklarına dikkati çekerek şu yorumda bulundu: "Hatırda tutulması gereken önemli bir başka husus da 1997 ile 2007 arasındaki dönemin, ekonominin iyi olduğu ve finansmanın çok kolay bulunduğu bir dönem olmasıdır. Şu anda finansman temin etmekte sorun yaşayan bazı projeler, o dönemde sırf mimarının ünlü olması nedeniyle bu konuda zorluk çekmemişlerdir. Bu dönem aynı zamanda bu mimarların birçok cesur tasarımı gerçekleştirebilmesine de olanak sağlamıştır. Maalesef birçok projenin gerçekleşmesiyle kaçınılmaz olarak birbirlerini de taklit etmeye başlamışlardır. Bu parlak dönemin sonuna doğru Gehry'den Guggenheim Müzesi için Manhhattan'da bir tasarım gerçekleştirmesi istenmişti. Sonra proje geçici olarak askıya alındı. Gehry'den projeyi bir daha tasarlanması istendiğinde bu tasarımın bir önceki tasarımın hemen hemen aynısı olduğu görüldü."
Hawthorne bir zamanlar ünlü olan mimarlardan da örnek verdi: "California'nın Coachella Vadisi'de etkileyici tasarımlar gerçekleştirmiş Albert Frey (Palm Spring Vadisi Tren İstasyonu) ve Richard Neutra (Kaufmann Evi) eğer bugün yaşıyor olasalardı yıldız mimar nitelendirilmesine hak kazanırlardı*. Bu mimarlar sadece tasarıma değil, çöl peyzajına uyum konusuna da son derece hassasiyet gösterdiler. Tasarımlarının 20. yüzyılın ortalarında gerçekleşen birçok ünlü projeye etkilerini görmek mümkündür."
Her ne kadar şu anda devam etmekte olan ekonomik durgunluk mimarlık sektörünü de etkilemiş olsa da, Hawthorne bunu bir fırsat olarak görüyor: "Bugün önemli bir geçiş aşamasındayız. Birkaç adım geriye çekilip mimarlığın durumunun ve de mimarın hedefinin ne olacağına karar vermeliyiz. Bundan sonra neler olacağını gözlemlemek çok ilginç olacak."
* Albert Frey (18 Ekim 1903 - 14 Kasım 1998) daha çok Palm Spring çevresinde tasarlardığı projelerle bilinen ve de "çöl modernizmi" akımı ile özdeşleştirilen ünlü bir mimardır. Richard Joseph Neutra (8 Nisan 1892 - 16 Nisan 1970) ise mimarlık akımında modernizmin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul edilir.






