Avrupa Çevre Ajansı (EEA) Genel Direktörü Prof. Jacqueline McGlade, Türkiye'nin çok büyük bir karar aşamasında olduğunu belirterek, "Türkiye ya kuraklığın çok sayıda siyasal ve toplumsal kargaşaya neden olacağı belirsiz bir geleceğe doğru gidecek ya da çok daha dikkatli bir planlamayla oluşturulmuş su politikalarını seçecek" dedi.
İstanbul'da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu'na katılmak üzere Türkiye'de bulunan McGlade, Milliyet'in sorularını yanıtladı:
Baraj uyarısı
Kullanılabilir su kaynakları açısından Avrupa'daki ve Türkiye'deki genel durum nedir?
Avrupa'da küresel ısınmanın etkilerini artık görmeye başladık. Özellikle Güney Avrupa'da hem kuraklık hem de su kıtlığı var. Türkiye'de ise su verimli bir şekilde kullanılamıyor. Suyun en fazla tüketildiği alan tabi ki de tarım.
Türkiye'de plansız yapılan baraj politikalarına ilişkin çevre organizasyonlarının yoğun eleştirileri var.
Hükümetler için barajlar kısa vadede içme suyu elde etmek için en hızlı çözüm gibi gözüküyor. Ancak biz ‘nasıl daha çevre dostu çözümler bulabiliriz?' diye bakıyoruz. Örneğin Fransa'da geçmişte yapılan çok sayıdaki baraj çevreye çok zarar verdi. O yüzden de Türkiye bu anlamda Fransa'dan ders almalı. Mümkün olan en az sayıda baraj yapabilmek çok önemli.
Bütün çevre raporları Türkiye'nin kuraklaştığını gösteriyor. Bunun önüne geçmek için devletin ne gibi önlemler alması lazım?
Türkiye'nin önünde vermesi gereken çok önemli bir karar var. Türkiye ya kuraklığın çok sayıda siyasi ve toplumsal çekişmelere neden olacağı belirsiz bir geleceğe doğru gidecek ya da ileride ne kadar su kalacağına dair belirsizliği gideren daha dikkatli bir planlamayla oluşturulmuş su politikalarını seçecek. Hükümet ya toplumla birlikte suyun değerini anlayacak ya da suyu sanki sonu olmayan bir kaynak gibi görmeye ve plansız kullanmaya devam edecek. Türkiye'nin vereceği en önemli karar bu.
"Zorluk çekilecek"
AB ile Türkiye arasında yürütülen müzakereler kapsamında görüşülecek başlıklardan biri olan çevre başlığında Türkiye'nin yerine getirmesi gereken değişiklikler neler?
Çevre başlığının altyapısını oluşturmak için Avrupa Komisyonu'ndaki meslektaşlarımızla çalışmalara başladık. Türkiye, Avrupa Çevre Ajansı'nın üyesi olduğu için gerekli bilgilerin çoğunu göndermiş durumda zaten. Ancak kanunları kabul etmek ile uygulamaya koymak arasında büyük fark var. Korkarım, Türkiye'de kanunların uygulanmasında zorluk çekilecek.






