Haberler

Türkiye'de sosyal politika

Tarih: 24 Mart 2009 Kaynak: Radikal Yazan: Oğuz Alyanak, Evren Aydoğan
Sosyalin alternatif şekillerde siyasallaşmasıyla anlam kaymasına uğradığı günümüzde Ankara Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın'ın ‘sosyal' politikaları, bir anlamda eski anlamlara dönüş adına umut verici.

Yerel seçimlere sayılı günler kala belediye başkan adayları, seçmenlerinin karşısına yeni projelerle çıkmaya devam ediyor. Bize soracak olursanız, hayal demeye pek dilimiz varmıyor fakat, projelerin çoğunun gerçekleşme olasılığı zayıf. Belediye seçimlerine yönelik geçmiş tecrübelerimiz de aksini kanıtlamıyor: Örneğin açılacak metro hatları, sembolik durakların inşasından ileri gidemiyor ya da park ve sayfiye alanlarının tanzimi yıllar alabiliyor. Bu liste daha uzatılabilir, buna karşı bir liste de oluşturulabilir: Açılan su kanalları, tüneller, otobanlar, şehir içi ulaşıma alternatif güzergâhlar ve benzeri çalışmalar.

Bizi bu makalede ilgilendiren aslında adayların söylemlerinde belirginleşen projelerin fizibilitesini çıkarmak değil. Böyle bir çabanın seçim davranışlarını inceleyen araştırmacılar açısından önemli bulgular sağlayacağını düşünmüyoruz. Bizce her seçim, bir söylemin pazarlamasını beraberinde getirir ve söylemin tutarlılığı, iki yönde şekillenebilir: Adayın ayaklarının ne kadar yere bastığı ve seçmenin ne derece ikna olduğu.

Bizi asıl ilgilendiren ise, özellikle 29 Mart yerel seçimleri arifesinde yeni ve uzun zamandır (belki de hiçbir zaman) duymadığımız bir söylemin ortaya atılması. Daha önce "Ankara Planı" ile seçmenlerine seslenen Murat Karayalçın'ın yeni geliştirdiği "Acil Tedavi Programı"ndan bahsediyoruz. Bu program, Karayalçın'ın başkanlığı kazanması halinde "ivedilik" ile yapmayı önerdiklerini kapsıyor: Üç mühendislik projesi ve iki sosyal proje. Mühendislik projeleri, hemen her belediye başkan adayının portfolyosunda yer alıyor, fakat sosyal projeler, yanılmıyorsak Türkiye'de bir ilki gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ayşe Buğra'nın terminolojisi ile Karayalçın'ın sosyal projelerini anlamlandırmaya çalışırsak şunu savunabiliriz: Karayalçın'ın sosyal projeleri, insanları "işgücü" olarak değerlendirmektense, "topluma katılmada hak sahibi fertler" olarak gören ve bu doğrultuda planlanmış projeler. (Prof. Dr. Ayşe Buğra: AKP'nin Yardımları Şeffaf Değil, Birgün, 11 Mart 2009)

Mühendislik projeleri, Ankara'nın belli başlı "fiziksel" sorunlarını gidermeye odaklı: "Metrolar" projesi ile Kızılay-Çevreyolu, Batıkent-Eryaman-Sincan, Tandoğan-Keçiören, Dikimevi-Siteler birleştirilecek; "Kızılırmak Suyu" projesi ile Ankaralının içtiği su arıtılacak ve son olarak Gerede-Işıklı havzasından su getirilecek. Bu projelerin farklı varyasyonlarını Ankara'nın diğer belediye başkan adaylarında da görmek mümkün.

Hemşerilik ve istihdam
Ankara'da ve belki de tüm Türkiye'de görülmesi güç olan projeler ise, sosyal olanlar: 600 TL tutarında hemşerilik geliri ve 25 bin Ankaralının istihdamı. Yine Ayşe Buğra'ya dönecek olursak, Türkiye'de sosyal politikalar anlamında ciddi bir boşluğun olduğunu öne sürebiliriz. Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika kitabında konuyu ele alan Buğra'ya göre, Türkiye'deki sosyal politikaların uygulanmasındaki sıkıntı, kapitalizme içkin olduğu kadar Türkiye'nin siyasal yapısındaki bir eksiklikten de ileri geliyor. Bu eksiklik, hak tabanlı bir söylem geliştirecek ve savunacak bir toplumsal grubun, buna Türk solu diyebiliriz, Türk siyasal hayatında yok denecek kadar zayıf kalması. Bunun sonucunda, Türk solunun boşluğunu, diğer grupların alternatif politikalarla kapatmaya çalıştığını görüyoruz ve karşımıza, sosyalin hayırseverlik adı altında siyasallaşması ortaya çıkıyor. (A. Buğra, Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika, İstanbul: İletişim 2008) sf. 259)

Sosyalin alternatif şekillerde siyasallaşmasıyla anlam kaymasına uğradığı günümüzde Karayalçın'ın "sosyal" politikaları, bir anlamda sosyalin eski anlamına dönüş adına umut verici. Bu yaklaşım, piyasanın işlevselliği için toplumsal bir değişimi öngörmektense, toplumdaki sapmaları, bu düzeni yaratan sistemi mercek altına alarak sorguluyor. Kapitalizme bir alternatif yaratmak gibi bir çabaya girişmektense, kapitalizm içerisinde belirli bir "sosyal" alan yaratabilmeyi hedefliyor. Buğra'ya göre bu türden, hak temelli bir yaklaşım, yoksulluğu politize ederek kapitalizmi dönüştürme potansiyelini de beraberinde taşıyor. (a.g.e., sf. 12-13)

600 TL'lik hemşerilik geliri, sistemin, yoksullukları sebebi ile toplumdan dışladığı kesimlerin yeniden topluma katılımını hedefliyor. Proje, (TÜİK'in 2008 yılında açıkladığı istatistik doğrultusunda) 600 TL'lik yoksulluk sınırının altında yaşayan Ankaralıların, bu sınırın üzerine çıkartılmasını amaçlıyor. "Hemşerilik kartı" uygulaması ile gerçekleştirilecek proje, nakdi ve ayni yardımları kapsıyor. Ayni yardımların belediye hizmeti olarak ödenmesi hedefleniyor yani ucuz ulaşım, su, ya da kart ile belediyenin gıda bankalarından alışveriş yapılabilmesi. Bu yardımın, yıllara göre oran ve miktarında değişkenlik gösteren ve "seçim rüşveti" tartışmalarını beraberinde getiren bugünkü sosyal yardım mekanizmasına daha "sosyal" bir alternatif sağladığı öngörülebilir.

25 bin kişiye istihdam sağlayacak ikinci proje de, yine yoksullukla mücadele kapsamında hayırseverlikten öte bir yaklaşım sergiliyor. 10 bini engelli bakımı, 10 bini yaşlı bakımı ve 5 bini çiçek-bahçe-bakımı ile ilgilenecek 25 bin kişilik yeni iş gücü, 600 TL'lik hemşerilik geliri projesi ile birlikte, 500-550 milyon TL'lik bir harcamaya tekabül ediyor ki bu, belediye bütçesinin yaklaşık yüzde 10-15'ine karşılık geliyor.

Sonuç olarak, daha önce vaat ettiği Ankaray, Metro-Aşti, Altınpark-Dikmen Vadisi gibi mühendislik projelerini yürüten ve Batıkent'i Ankara'ya kazandıran Murat Karayalçın'ın, üstlenmiş olduğu yeni sosyal projelerini başarıp başaramayacağı, sandıklardan çıkacak oranlara bağlı. Yine de Türkiye'de sosyal politikalar adına farklı bir yönelim izleyen Karayalçın'ın bu alandaki çalışmalarını ciddiye almak gerekiyor. Bizce Karayalçın'ın sosyal projeleri, Türkiye'de çok zamandır duymadığımız, daha toplumsal ve hak temelli yardım politikalarını beraberinde getiriyor ve belki de sırf bu sebeple daha yakından incelenme zorunluluğu taşıyor.

YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.