İdare Mahkemesi karar gerekçesinde, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ÇED raporunda "Çevredeki hakim bitki örtüsünün ağaçlar otsu bitkiler ve çalılardan oluştuğu gibi" bilimsel açıdan tamamen yanlış ve yetersiz bilgiler bulunduğu, aslında faaliyet alanı ve çevresinde asıl bitki örtüsünün kızılçam olduğu, makilerin yer aldığı, ayrıca kültürel bitki türleri olarak da zeytin, bağ ve meyve bahçelerinin bulunduğunu belirtildi.
Mahkeme kararında şu ifadelere yer verdi:
"İncirköy Yeşil Üzümlü bölgesinin üstün peyzaj değerine sahip olduğu ve yörenin doğal bütünlüğü içinde tesis ve faaliyet alanına uzaktan bakıldığında algısal olarak doğal çevre unsurlarına aykırı bir görünümün ortaya çıkacağı, ayrıca yörede tesis nedeniyle ortaya çıkacak yeni trafik yükünün turizm bölgesi durumundaki çevreyi olumsuz etkileyeceği partikül maddeler ve çöken tozların birikmesi, gaz emisyonlarıyla hava kalitesinin bozulması, çevredeki bitki gelişimi, tarımsal üretim, ürün kalitesi ve insan yaşamı üzerinde olumsuz etkiler yaratma ihtimalinin fazla olduğu görülmüştür. Çevre üzerindeki olumsuz etkilere karşı alınacak önlemlerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı anlaşıldığından dava konusu ÇED olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır."
"Fabrika Kuramayacaklar"
Edinilen bilgilere göre fabrikanın kurulacağı alan için Urantaş firması 2006 yılında 40 dekar yer aldı, aldığı yerlerin haricinde 263 dönümlük orman arazisini kiraladı. Buradaki tüm ağaçlar kesildi. Fabrika kurulmadan katliam başladı. Bakanlık ÇED raporunu verdi. Fabrikanın önünde engel kalmadı. Bunun üzerine aralarında bölgeye yerleşmiş olan İngilizler'in de bulunduğu çevre sakinleri haklarının yasal yollardan aradılar. Köy sakinleri ayrıca çimento fabrikasının kâr edemeyeceğini, çimento için gerekli hammaddenin Fethiye"de bulunmadığını ve dışarıdan getirileceğini belirttiler.
Fethiye"nin İncirköy Köyüne yerleşen 800 yabancının da, yaklaşık 300 milyon dolar değerinde villa satın aldıkları öğrenildi. İncirköy"de yaşayan Anna Özberk, "Burası cennet gibi bir yer. Buraya hayran kaldığımız için kendi memleketimizi bırakıp buraya yerleştik. Bizim yeni memleketimiz burası artık. Buraya cimento fabrikası kurulur mu? Burada 350 hanede yaşayan 800 yabancı uyruklu vatandaş olarak 200 milyon Pound değerinde villalar aldık.
Bu yatırım değil mi? Bu cennet yasal olarak yok edilmeye çalışılıyor. Burada çimento fabrikası kuramayacaklar" dedi
Enerjiyi, çevreyi tahrip etmeden elde etmeliyiz
Elektrİk Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, 21 Mart'ta Erzincan İl Temsilciliğinde düzenlediği ‘Yerel Enerji Forumu'nun sonuç bildirgesini yayımladı. Doğalgaz işletmeciliği, alternatif enerji kaynakları, enerjide özelleştirme, verimlilik ve kalite gibi başlıkların tartışıldığı forumda, Türkiye'de kullanılan enerji kaynaklarının yüzde 75'inin dışa bağımlı olduğu, bu bağımlılığın siyasi bağımlılığı da beraberinde getirdiği vurgulandı.
Sonuç bildirgesinde şu görüşler dikkat çekti:
- Temel bir insan hakkı olarak kabul edilen enerji; güvenilir, kesintisiz, kaliteli ve ucuz olarak sunulması gereken bir kamu hizmetidir.
- Elektrik enerjisi planlaması, ülkemize özgü koşullara uygun bir anlayışla değerlendirilmeli, merkezi bir yapı içinde ele alınmalıdır.
- Dışa bağımlılığı azaltacak politikalar belirlenirken, akademisyenlerin, meslek örgütlerinin, kamunun, özel sektörün, sendikaların vb. kesimlerin temsilcilerinin de katılımının sağlandığı bir platform oluşturulmalıdır.
- Enerji üretiminde ulusal ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilerek ülkemizdeki mevcut potansiyel değerlendirilmelidir. Bu amaçla rüzgar, güneş, jeotermal, biyogaz, biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının AR-GE faaliyetleri yoğunlaştırılmalı, üniversitelerimizden etkin bir şekilde yararlanılmalıdır.
- Yenilenebilir enerji kaynakları yasasının uygulanması için ihtiyaç duyulan yönetmelikler acilen hazırlanmalıdır.
- Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli suların kamu yararı ve ülke çıkarları doğrultusunda maksimum faydayı sağlayacak biçimde kullanılmasına yönelik potansiyel belirleme çalışmaları teşvik edilmelidir.
- Enerjiye yönelik faaliyetler yürütülürken ekolojik denge bozulmamalı, kaynaklar tüketilmemeli, çevre tahrip edilmemelidir.






