3'ü de partilerinin İstanbul örgütlenmesini temsil ediyordu. 3'ü de partilerinin genel merkezinden, genel başkanından çok farklı konuşuyordu. 3'ü de hem özeleştiriyi hem yenilenmeyi temsil ediyordu.
İlki CHP'nin göz dolduran İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'di. Partisinin İstanbul yükselişinin açıklarken varoşlara girmelerine atıf yaptı: "Biz kentin merkezinde vardık; dışında yoktuk. Bunu aştık" dedi. Sonra özeleştiriye girdi:
"Kongre partisi olmuştuk. Siyaset üretemedik. Yoksul kesimden, sendikalardan koptuk" dedi. İstanbul'daki açılımın ülke geneline yansıması, Yozgat'a Diyarbakır'a ulaşması gerektiğine değindi.
Erdoğan da 1990'ların ortalarında Refah İstanbul örgütü içinde böyle tırmanmış, sonra Ankara'ya yürüyüp Erbakan'a meydan okumuştu. Bunu hatırlatarak "Sizi Erdoğan'la kıyaslıyorlar" dedim. Bu benzetmeden rahatsız olmadığını söyledi; ama ilginç bir tespit yaptı: "Erdoğan, 3 kez belediye ve milletvekili seçimi kaybettiği halde Refah'ın diri parti yapısı üzerinde yükseldi" dedi. Kendisinin durumu bunun tersiydi.
Sonra AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu'yu dinledik: O da partisinin Güneydoğu'daki oy kaybı konusunda önemli mesajlar verdi: "Bizim artık dağlara ‘Ne mutlu Türküm diyene' yazarak ya da bölgede birtakım yer isimlerini değiştirerek bir noktaya gelemeyeceğimizi anlamamız lazım" dedi.
"Bu coğrafyada yaşayan her farklılığı bir zenginliğe dönüştürecek, çoğulcu bir kültürel yaklaşımla, Kürtçe TV'ye benzer açılımlar yapmamız gerekiyor" dedi.
Bir adım daha ileri gitti: "Doğu ve Güneydoğu'da görev yapacak memurlara bile artık ‘Niye Kürtçe bilmiyorsunuz' diyecek noktaya geliniyor".
Cemil Çiçek'in "Ermenistan sınırına dayandılar" açıklamasına katılmadığını, "Parti içinde farklı düşünceler olabilir" diye ifade etti."Biz korkular ve vehimlerle biz yol alamayız. Bunları bir kenara koymalıyız" dedi.
İstanbul yarışında Saadet Partisi'nin oyunu katlayan Mehmet Bekaroğlu da özeleştiri yaptı. "Partiler yaşam tarzları ve kimlikler üzerinden oy avcılığı yapıyorlar" derken "Saadet de bunu yapmadı mı yıllarca?" diye sordum: "Biz yeni Saadet olarak bunu bozmaya çalışıyoruz" dedi. "Saadet'in hâlâ ‘Erbakan Partisi' olduğu izlenimi var. Yenilenme gelecek mi?" sorusunu ise Erbakan'ı "Geçmişte hizmet etmiş saygıdeğer bir lider" diye tanımlayarak yanıtladı: "Ben geçmişi tartışmak istemiyorum. Parti bizimle kendini yeniden örgütlüyor. Biz kimlik siyaseti yapmayacağız" dedi.
Bunlar, partilerin geleneksel politikalarına, genel merkezlerine meydan okuyan siyasi portreler. Belli ortak paydalarda uzlaşıyorlar. Ankara'dan yayılan gerginliği azaltıyorlar. Stütükocu Ankara'ya karşı, farklılıkları içinde barındıran ve onların sesine tercüman bir toplumsal merkezin tavrını koyuyorlar. Bence seçimin önemli sonuçlarından biri bu sesin ortaya çıkmış oluşudur. Bu yenilik havası Ankara'da yankılanır mı? Daha önce Çiller'i, Uzan'ı, Erdoğan'ı Ankara'ya yollayanın da İstanbul olduğunu unutmadan iyimser olmaya çalışalım.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!15 Nisan 2009, 16:04Yazan: Queen of SpadesSeçim öncesi Kadir Topbaş, Kemal Kılıçdaroğlu.... hepsi konuşuyordu projeleri hakkında. Şimdi seçimler bitti. Göreceğiz bakalım kim ne gerçekleştiriyor? Seçimler öncesi dayanamayıp parti binalarını dolaştım, İstanbul için projeleriniz nelerdir diye sordum, cevap nedense gelmedi hiç bir köşeden... (devamı)
14 Nisan 2009, 21:51Yazan: AZMİ AÇIKDİL1999 MHP
2004 DYP
2009 DSP
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
14 Nisan 2009, 11:43Yazan: ayasofyaEfendim. Dikkatimi çeken husus şudur. Basın metninde "ben" iyelik zamiri her yerde, cümle içinde, sonunda "Ben" olarak yazılmıştır. Durumu anlamak için yeterlidir. Yorumu sizlere bırakıyorum.
14 Nisan 2009, 09:36Yazan: Emine MerdimAhmet Vefik Alp'in seçim sonrası görüşlerini içeren yazısı: Istanbul’a ‘96.896 Kerre Teşekkür…. Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp Mimar Kentbilimci DSP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yerel seçimler bitti. Hepimize hayırlı olsun... (devamı)
7 Nisan 2009, 15:49Yazan: Zeynep GüneyTMMOB Mimarlar Odası'nın 6 Nisan 2009 Pazartesi günü Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan ilanı: Büyütmek için üzerine tıklayın.
19 Mart 2009, 09:53Yazan: Emine Merdim"Yerel Seçim 09 Özel - İstanbul'un Mimar ve Şehirci Adaylarıyla Forum" programınınn ilk bölümünü Salı (Mimar ve Şehir Plancısı Adaylar İstanbul'un Sorularına Çözüm Bulabilecek mi? - 1) günü yayınlamıştık. Devamı Mimar ve Şehir Plancısı Adaylar İstanbul'un Sorularına Çözüm Bulabilecek mi? - 2 adresinde... (devamı)
19 Mart 2009, 00:30Yazan: AZMİ AÇIKDİLOktay Ekinci: İmar Dosyası Seçim Özel Programı'nda 5 ayrı siyasi partiden, 6 İstanbul'u yönetmeye aday mimar ve şehir plancısı arkadaşlarla, İstanbul'daki 3 üniversiteden sevgili öğrencilerle ve iki üniversiteden değerli hocalarımızla beraber olduk. Benim tek cümleyle ortaya çıkarttığım sonuç şudur: Partileri bir kenara bıraktığımız zaman, mimarlık ve şehirciliğin gösterdiği yol hep aynı... (devamı)
17 Mart 2009, 23:55Yazan: AZMİ AÇIKDİLKonuşulan projelerin ülkemiz için önemine binaen,
Kanal D, bu akşam Kılıçdaroğlu’na, Mısır Çarşı’sında yapılan protestoyu gösterdi.
Star TV, Başbakanın 41.mitingini yaptığını, çok yorulduğunu, beslenmesine dikkat etmeyip gittiği yerlerde yöresel yemekler yediğini, sağlığına dikkat etmediğini, Uğur Dündar ile haber yaptı... (devamı)
17 Mart 2009, 21:58Yazan: AZMİ AÇIKDİLProgramda Konuşulanlar
--------------------------------------------------------------------------------
Programda konuşulanların ilk bölümünü okumak isteyenler için: Mimar ve Şehir Plancısı Adaylar İstanbul'un Sorularına Çözüm Bulabilecek mi?
Adayların meslek adamı olması ve mesleklerinde ki deneyimleri önerdikleri çözüm ve koydukları teşhisler doğru şeyler... (devamı)
17 Mart 2009, 21:37Yazan: Omer YilmazYa dün akşam ya da Pazar akşamı TGRT'de Kadir Topbaş konuktu. Sunucu "Melih Gökçek'in Hayvanat Bahçesi gibi Disneyland gibi tüm Türkiye'yi heyecanlandıran projeleri var; sizin buna benzer projeleriniz yok mu?" sorusunu sordu. Topbaş'ın cevabında tutarsızlıklar da vardı ama beni asıl dehşete düşüren İstanbul'da birisi Avrupa birisi Anadolu'da olmak üzere iki tane ada yapmayı düşündüklerini söylemesi idi... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!







