Arkadaşlıkları üniversite yıllarına dayanan Seyhan Özdemir ve Sefer Çağlar, iki buçuk yıl önce açtıkları Autoban 212 adlı tasarım firmalarında uluslararası başarılara imza atıyor. Özdemir mimar, Çağlar ise iç mimarlık üzerine eğitim almış. Autoban’dan önce farklı yerlerde çalışan ikili, kendi ifadelerini yansıtmak için öncelikle bir ofis kurmaya karar vermiş. Galata’daki tarihi bir binada kurulan ofis, hem şehrin klasikliğini hem de tasarımın modern dünyasını buluşturuyor. Autoban ise bildiğimiz gibi otoyolu ifade ediyor.
Sefer Çağlar, “Bu ismi koyarken yola gitme, yeniliklere doğru yol alma, yeni bir şeylere ihtiyaç duyma fikirlerinden yola çıktık. Bizim için her tasarım yeni bir dünya ve yeni bir yolu ifade ediyor” diyor.
Aydınlatma ürünlerinden koltuklara dek birçok ürün tasarlayan ikilinin şimdiye kadar yaptıkları işler arasında The House Cafe, Sedir Cafe, Markiz Passage Cafe&Restaurant, Moda Teras, Dada Restaurant ve Saloon Restaurant var. Herkesin, ürettikleri objeleri hangi malzemeden ve ne amaçla yapıldığını anlayabilmesini arzu ettiklerini söyleyen Seyhan Özdemir, “Aslında ürün bazında tasarım yapıyoruz. Ancak mimari projelere de açığız. Kişisel olmayan mekanlara kendi bakış açımızı yansıtıyoruz. Daha çok kimlik tasarlıyoruz da denebilir” diye anlatıyor.
Örümcek Aydınlatma
Önümüzdeki günlerde açılacak Akmerkez Vakko, ekimde Sakıp Sabancı Müzesi’nde yer alacak Changa Restaurant, Ulus 29 gibi mekanlarda çalışan ikili, tasarım süreçlerinin 15 gün- bir ay arasında değiştiğini anlatıyor. Özdemir, “Direkt tasarıma yönelik bir ofis olduğumuz için önümüze gelen bir projeyi kısa sürede tamamlıyoruz. Aslında o yerin tasarımı bizim kafamızda bir gecede şekilleniyor ama hayata geçişi zaman alıyor” diyor.
Seyhan Özdemir ve Sefer Çağlar, Türkiye’de yaptıkları mekan tasarımlarının yanı sıra çalışmalarını uluslararası platforma taşımaktan yanalar. Şu sıralar 22 Eylül’de İngiltere’de düzenlenecek 100% Design Fuarı’na hazırlanıyorlar. Türkiye’den ilk kez bir tasarımcı firmanın katılacağı fuara, başvurduklarından kısa bir süre sonra olumlu cevap aldıkların anlatan Seyhan Özdemir, “Bu fuarın bir özelliği de her yıl fuara katılan tasarımcılar arasından en beğenilen tasarımcılar seçilerek ödül veriliyor. Biz de daha şimdiden bu ödüle layık görüldük. Ödül ise 100% Design’ın bursu oldu” diye anlatıyor.
Fuara, Magnolia, Spider ve Berjer adını verdikleri ürünlerle katılıyorlar. Magnolia ahşaptan yapılan birbirine geçmeli ve aynı zamanda katlı bir abajur, Spider ise duvara monte edilen ve örümceği andıran bir aydınlatma...
Garcia ve Sander Seçti
New York ve Londra’da ürünlerinin satılmaya başlandığını da söyleyen Özdemir, en çok da uluslararası tasarım ve yaşam kültürü dergisi Wallpaper’ın Meksikalı oyuncu Gael Garcia Bernal ve moda tasarımcısı Jil Sander’in de bulunduğu jüri tarafından belirlenen en iyiler arasında, “30 Yaşın Altındaki En İyi Tasarımcılar” kategorisinde yer almaktan gurur duyduklarını belirtiyor. Autoban, ayrıca Clear, Andrew Martin, Design New ve Blue Print gibi dünyada ünlü tasarım dergilerinde de hem kendileri hem de tasarımlarıyla yer almış.
Mekan düzenlerken, mekana konulacak objeleri bulamadıkları için obje tasarımına da başladıklarını anlatan Sefer Çağlar, “Objeleri de mekanların içinde tasarlıyoruz. Dünyada bizim gibi çalışan, yani kendileri için tasarım yapan mimarları örnek alıyoruz” diye anlatıyor.
Seyhan Özdemir sözlerini şöyle noktalıyor: “Bir ürünü tasarlamaktaki motivasyonumuz, satmak ya da para kazanmak değil. Özgün mekânlar yaratmak için çalışıyoruz. Mekânları oluşturan elemanlar da masa, sandalye, koltuk, lamba. Koleksiyonlarımızı böyle oluşturuyoruz.”






