Haberler

Bir Kentin Tasarımında Mimarın Rolü Ne Olmalıdır?

Tarih: 16 Eylül 2005 Yazan: Rabia Alga

New Orleans’ta meydana gelen Katrina Kasırgası sonrası sorumluluk duyan mimarlar da bunu engellemedeki misyonlarını düşünmeye başladı. Su seviyesinin altındaki kentlerde ne tasarlanmalı ki bu doğal afetlerin felakete dönüşmesi engellensin.

Avrupa’da doğanın öfkesine karşılık High-Tech Sel Kontrol Sistemleri geliştiriliyor. Bunun için de önce felaketin gerçekleşmesi bekleniyor. 1953 Kışı’nın gecesi Hollanda’da meydana gelen fırtına 2.000 kişinin ölümüne ve 70.000 kişinin de tahliyesine neden oluyor. Sudan dolayı yaklaşık 4.000 bina zarar görüyor. Hollandalılar, Amsterdam ve Rotterdam gibi su seviyesinin altındaki kentler için bu tür bir afetin ne kadar tehlikeli olabileceğini anlıyor ve bazı sistemler geliştiriyor.

Geçen hafta Hollanda hükümetinin geçekleştirdiği bir ankete göre muhtemel bir afette 10.000 kişinin etkileneceği üzerine Hollanda, kıyıdaki savunma sistemi için 8 milyar Dolar tutarında tüm dünyanın imreneceği bir bariyer yapıyor. Londra, Thames Nehri üzerinde sel kapıları yaparken, Venedik de Adriatik için aynı sistemi kullanıyor. Japonya hala yüksek bariyerleri inşa etmeye devam ediyor. Bangladeş bile sel mağdurları için betondan sığınaklar yapıyor.


Thames Nehri üzerinde sel kapıları

Uzmanlar New Orleans için basit bir müdahale ile Meksika Körfezi’nin Pontchartrain Gölü’ne kapatılabieceğini savunuyor. Felaketten sonra Hollandılar deniz seviyesinden 40 feet yüksekliğindeki bariyerlerin yüksekliğini daha da artırırken bu seviye New Orleans’daki bariyerler ölçüldüğünde Hollanda’dakilerin yarısı kadar çıkıyor.

Bu tür felaketler bir kentin mimari özelliklerini, o ünlü tarihi görüntüsünü ve duygusunu yok edebilir. Sürdürülebilir bir kent ise sadece tarihine değil çevresine de özen göstermelidir. New Orleans’ın, sadece korunamadığı için bu zor duruma düşmediği, New Orleans’ta yapılanların da kasırgayı beslediğini düşünen görüşler de artıyor.

Bir kent için mimarın rolünü tartışmak ne zaman ne de görev ile sınırlandırılabilecek bir konu değildir. Ancak ULI (Urban Land Institude) tarafından düzenlenen ve dünyaca ünlü mimarları biraraya getiren toplantı sonuçları oldukça ilginç bir yaklaşımı da ortaya koyuyor: “Bir kentte mimarlık değil, altyapı önemli!”

Kentin tasarımında sürdürülebilirlik kavramına değinilen toplantı, kentteki ikonik binaların artık sosyal hareketlilik için geçerli olmadığı bunun yerine kamusal mekanların ve altyapının daha önemli olduğunu gösteriyor. Toplantıya katılan ünlü mimarlardan Norman Foster: “Heyecan veren kentleri düşündüğümde, altyapılarını düşünürüm, mimarlığını değil. Bir kentin de temelini kamusal mekanlarla sağlanan bağlantılar oluşturur.” diyerek kentin altyapısının mimarlıktan daha önemli olduğunu vurguluyor. Tüm panelistlerin birleştiği nokta ise 50 ya da 100 yıl sonra kenti oluşturan ikonların köprü ya da baraj gibi büyük altyapı projeleri olacağı.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.