O, asfaltta lastik izi bırakan metro. O, teklediğinde elbirliğiyle ittirilen "büs." O, İstanbul'un yoksul semtleriyle varsıl semtlerini bir çırpıda bağlıyor.
O, Hindistan trafiğine dönmüş E-5 trafiğini Musa gibi ikiye yarıyor.
O bir fenomen.
O bir metroseksüel.
Öylesine tartışıldı ki, Hollandalılar Eindhoven'daki sistemi değiştirdi.
İstanbul'un çok tartışmalı götürgeci metrobüs, şimdi de "yolculara metrobüs ittirme" uygulamasına geçiyor.
Şaka değil; İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT), yolcuların metrobüsü ittirmesi için belge düzenlemiş. İttirmenin belgesi olur mu demeyin, ya da deyin.
Bundan sonra metrobüs bozulduğunda şoför kalkıp size "Haydi tüm yolcular hep beraber itelim" derse de bozulmayın...
Aşağıda şoförlere asfaltın bozulmaması için fren yapmaktan kaçınmalarını bildiren bir evrak bulacaksınız.
Ayrıca, yarısı yolda duran gişe kabinleri, E-5'le kot farkı olan yerler, geçişi zorlaştıran dar bölümler, yola doğru yamulmuş bariyerler, yanlış yapılmış mazgallar, çukurlar, tümsekler, yarıklar var.
Metrobüs hattına taşınmış plastik personel tuvaleti, Okmeydanı'nda yola fırlayıp duran bir grup çocuk, ağır çalıştırılmaktan çıldırmış şoförler ve İETT'nin yeni projeleri...
Mart 2009 Yerel Seçimleri'ni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a kazandıran "ittirmek suretiyle hareket ettirilen" metro-kağnılar için arıza, yolculuğun günlük bir parçası.
Preslenerek birbirine tutturulan yolcular inebilmeye-binebilmeye razı.
Müteahhit ve taşeron firmalara yapılan kıyakları İstanbul halkı takmıyor bile.
Peki ama neden bozuluyor bu trilyonluk metrobüsler?
Şofööör, orta kapııı!..
Onu en iyi bilen şoförlerine göre proje başlı başına mühendislik hatası.
İşçilik kötü, personel yetersiz ve kullanması zor...
Asfalt gündüz sıcağında döküldüğünden tutmamış, ince ve dayanıksız.
Araca kapasitesinin üzerinde yolcu alındığından şanzıman bozuluyor.
Elektronik araçlar aşırı hassas, kazara imdat çekici kımıldatılsa uğraşman gerek.
Klima filtreleri Hollanda'nın temiz havasına göre yapılmış, İstanbul'un kirli havasına göre değil.
Bu nedenle de 15 günde bir bakımdalar.
Maaşlarını alamayan, aşırı yorulan ve yolcularla uğraşmak istemeyen şoförler isyanda.
Durak anonsları için kurulan pahalı sistem işletilemiyor.
Tavanda duran dijital ekran ve ecza çantası Felemenkçe tasarlanmış.
Şimdi, paragrafın sonunu bir İETT işçisi tamamlasın:
"Listeyi uzatırsan buradan Mecidiyeköy'e yol olur."
İttirmenin belgesi
Yanda gördüğünüz, İETT'nin "Tesellüm Bilgisi" adıyla düzenlediği günlük belge...
İçeriği güncellenerek şoförlere dağıtılıyor.
Resimdeki örneğinde şoförlerden, asfaltı bozmamak için fren yapmaktan kaçınmaları ve gerektiğinde yolcularla birlikte metrobüsü "ittirmeleri" istenmiş.
İfade aynen şöyle:
"Bir otobüsümüz istasyon alanında kaldığında yaşadığımız kaos malumunuzdur. Yolculara otobüsü ittirmek suretiyle peronu boşaltınız."
Bütün yorumları forumda okuyun!9 Mart 2009, 15:38Yazan: sayinİstanbul'da da çoğumuzun hatırlayabileceği kadar yakın zamanlarda tercihli otobüs yolları vardı zaten. İlk demiş olmaları üzerinden tartışmaya çok da gerek yok sanıyorum. Hattın yüzey altına alınması önermesinden daha sıklıkla önerilen, gündeme gelen, yüzeyden gitse de raylı sistem haline getirilmesi gerektiği... (devamı)
2 Kasım 2008, 19:31Yazan: Omer Yilmazİstanbul'da da çoğumuzun hatırlayabileceği kadar yakın zamanlarda tercihli otobüs yolları vardı zaten. İlk demiş olmaları üzerinden tartışmaya çok da gerek yok sanıyorum. Hattın yüzey altına alınması önermesinden daha sıklıkla önerilen, gündeme gelen, yüzeyden gitse de raylı sistem haline getirilmesi gerektiği... (devamı)
2 Kasım 2008, 18:52Yazan: sayinOncelikle "Metrobüs" Türkiye'de ilk degildir, ilk uygulama rahmetli Ali Dinçer tarafından Ankara'da Bahçelievler-Dikimevi arasında 1977'de "Özel Otobüs Yolu" adıyla yapılmıştır. Tamamen yerli kaynaklarla çözümlenmiş olan bu geçici uygulama daha sonra Murat Karayalçın döneminde "Ankaray" projesi adıylak özel otobüs yolunun yüzeyaltına "kaz-kapa" sistemiyle alınmıştır... (devamı)
30 Haziran 2007, 21:49Yazan: mimar mahmutÖncelikle sayın ncc.
İstanbulu ilgilendiren bir konuyu İstanbul başlığı altında açmam gayet normal olsa gerek.Bunu neden "off off "diyecek kadar stres yaptığınızı anlamadım :)
Sayın metuplanner
Uzun yazınızı sıkılmadan okudum rakamsal gerçekler bir yana. Ticari araç sürücülerinin kural tanımazlığı gerçek bir problem bu şehide... (devamı)
30 Haziran 2007, 18:15Yazan: Omer Yilmazİlk mesajın İstanbul forumu altına gönderilmiş olması bana göre de doğru değil. Ancak sonradan konu biraz toparlanmış. Fazla uzatmadan toparlandığı yerden, fiziksel çevre ile ilgili boyutu odaklı olarak devam edebiliriz.
30 Haziran 2007, 18:06Yazan: Kadir Yurdakulallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?
off off!
Öncelikle sorduğu sorunun cevabını düşünememiş biri için kullandığınız üslup çok çirkin... (devamı)
30 Haziran 2007, 10:12Yazan: nccallah aşkına bir şey soracam,
actıgınız başlığın ve konunun İstanbul Başlıklı bir Mimarlık alt forumuyla ne alakası var?
Minibüs terörünün mimarlık forumuyla ne alakası var?
off off!
29 Haziran 2007, 18:31Yazan: Kadir YurdakulBahsettiğiniz kitlenin eğitimsizliği insanı canından bezdiriyor söylediğiniz gibi. Bizim toplumumuzda bu tür saygısızlıkları cezalandırma, dışlama gibi mekanizmalar olmadığı için istedikleri gibi at koşturuyorlar. Dolmuşlar ve halk otobüsleri ihtiyaca yanıt veriyorlar şu an için, yasaklamanın bir çözüm getireceğini sanmıyorum... (devamı)
29 Haziran 2007, 17:32Yazan: mimar mahmutGeçen sabah işe giderken merterde trafik sıkıştı.Yan şeritdeydim. Ana yolda trafik gayet güzel akıyorken bizim yol tıkanmıştı .Sebeb ? Önleri açık olduğu halde gitmeyen dört adet minibüs(özür dileyerek söylüyorum "e5 teröristi")Bizleri boncuk gibi dizmişlerdi? Kendi rantları için kural tanımayan ve başkalarına karşıda saygısı olmayan "insancıklar" daha ne kadar İstanbulda barınacaklar?Ankara B... (devamı)
21 Haziran 2007, 11:00Yazan: Omer Yilmaz"Yeniden" demeyi unutmuş Sayın Başkan. "Yeniden yayalar Boğaziçi Köprüsü'nde" olmalıydı... Hayal mayal hatırlıyorum. Ortaköy'den asansöre binerek yukarı çıkmış ve yürümüştüm köprüde... Sertifika ise kötü bir fikir. Biletini adam gibi bir tasarımcıya verirsin, olur sana anı.
Bütün yorumları forumda okuyun!







