Haberler

"Rasyonalist" Bir Mimar

Tarih: 5 Kasım 2009 Kaynak: Archinect Çeviren: Betül Tuncer

Oswald Mathias Ungers

2004 Eylül''ünde Oswald Mathias''ın öğrencisi, sonra iş arkadaşı Rem Koolhaas, ve Londra''da Serpentine Galeri küratörü Hans-Ulrich Obrist, "rasyonelist" Alman mimarlar ile yapılacak sohbetlerin ilkini gerçekleştirmek için Köln''e gitti. Burada Almanca''dan çevrilmiş ve derlenmiş sohbet, Ungers''in iki evinde gerçekleşti. Biri şu anda Büro Prof. O.M. Ungers ve Ungers Arşivi''ne ev sahipliği yapan Haus Belvederestrasse (1958-59). Diğeri ise, Ungers''in yaşadığı Haus Kampchensweg (1994-96). Tartışmaya açık olsa da, bu iki yapı Ungers''i Almanya''nın en önemli, en tartışmalı Alman mimarı yaptı. Ne yazık ki, ikinci bir sohbet gerçekleşmedi, çünkü Ungers 30 Eylül 2007''de vefat etti. Takip eden söyleşi, LOG16''da 46 sayfa boyunca devam eden söyleşinin kısa bir özetidir.

Rem Koolhaas: Geri dönüşlerle değil, ileri bakarak devam etmek istiyorum. 1960''larda piyasa ekonomisinin gelişmesinde ve Enshede sonrası, mimarlık biçim kaygısını kaybetti ve mimari odak dışındaki güçler tarafından yönetildi. Göreceli olarak konuşursak bence, mimarlığın pozisyonu gittikçe zayıflıyor. İdeal formlarını şekilsiz bir koşula empoze edilmesinden daha uygun olur ve bu da çoğu durumda görülen önermedir. Bunun üzerine bir yorum yapabilir misiniz?

Oswald Mathias Ungers: Soruyu tam olarak anlamadım.

RK: Bence, bulunan objelerin keşfi ve tekrar yorumlanması şu anda daha fazla potansiyeli var, özellikle bilinen tüm formların buharlaştığı ve yeni şartlarla yüz yüze gelindiği şu anda. Bu sürecin çok güçlü bir etkisi olabilir. Farkedilir ve "sonsuz" meselesi olan genel sosyal eşitlik dalgasını geri çevirebilir.

OMU: Mimarlar arasında büyük bir yanlış anlaşma var. Yenilikçiler ve avangard olmaları gerektiğini düşünüyor mimarlar. Ancak sonsuza kadar avangard olamazsınız. Bu imkansızdır. Ancak mimarlık, var olanla yüzleşme ya da neyin o anda kışkırttığı anlamına gelen diyalektik bir süreç olarak ileri taşınabir. Dışlamayan, dahil eden morfolojik bir bakış açısından bakılırsa, eklenebilen, ama henüz eklenmemiş elemanlar değerlendirilebilir. Size banal bir örnek vereceğim. Belirli bir bölgede sadece dört katlı binalar var. Ancak aynı zamanda biliyoruz ki, insanlar müstakil evlerde de oturuyor. Hatta, çok katlı ve diğer başka bina tiplerinde de yaşıyor insanlar. Komplike yaşam çevresi oluşması için ve komplike mimarlık oluşturmak için bazı eksik şeylerin eklenmesi gerekir. Kulturforum projesinde bizim yapmaya çalıştığımız da budur. Dedik ki, bu bir forum ise tüm fikirler ve konseptler bir araya getirilmelidir. Böylece, var olan tüm müze tiplerini, tartışma ve diyalektik görüşleri ile bir araya getirdik. Bu her zaman, arayış içerisinde olabilmek için gereken bir entellektüel süreçtir. Kendim için geliştiridiğim, ünlü Zwicky-Box var. Zwicky İsveçli bir felsefeci ve morfologtur. Kutunun prensibi, belirli bir görev için ufalk kutular yapmaktır. Diyelim ki, araç park alanı organizasyonu üzerine düşünüyorsunuz ve tüm olasılıkları sıralıyorsunuz - bir biri üzerine parketmek, birbirinin arkasına parketmek, çapraz parketmek vs. Kutuyu, yeni bir çözüm icad etmek için de kullanabilirsiniz. Veya teras problemi ele alınabilir bu yaklaşımla. Bir teras açık ya da kapalı olabilir, öyle ya da böyle olabilir. Analiz ve iş süresince zaten icad edersiniz. Tek bir işlevin, tüm karmaşıklığını göz önünde bulundurursunuz ve morfolojik olarak ayrıştırmaya çalışırsınız. Zwicky Kutusu, kelime dağarcığı gibi bir set gereç sağlar, ben böyle kullanıyorum. Konuşmak isteyeceğim bir dilin dil yapısını oluşturuyormuşum gibi. Ve sonra, duygu problemi baş gösteriyor. Anlam ifade edecek cümleyi kurmalısınız. Ve her zaman bir anlam iletmelisiniz. Bu aynı zamanda bir duygu ve hayalgücü meselesidir. Ancak önce, tüm araç setinizi bilmeli ve ayrıştırmalısınız. Öteki türlü bir diliniz olmayacak ve söz dizimi son bulacak. Günümüz mimarlarının çoğu, neyin moda olduğuna, işlevsel ve popüler olduğuna ve neler yapıldığına göz atarak tasarlamaya başlıyor. Bence, onlar kendilerini ifade edemeyen, sözü olmayan bir mimar topluluğu haline geldiler. Oturuyorlar, ellerine bir kalem alıp bir şeyler karalıyorlar ve birşey yaratılmış oluyor. Bunu girişimi sunuyorlar, ve düşüyorlar.

Enschede projesi, gerçekten akademik olarak yapmaya çalıştığımız şey adına ayrıştırılıp hedefe ulaşmakta başarısız olmuştur. Üç basit şekli vardır: daire, üçgen, ve kare. Tüm değişimler belirli kriterlere göre yapılıyor. Diğer türlü, sonsuz birleşimler meydana gelir ve boğuluruz. İşlemez. Olasılıkları sınırlamak için, düzenlemek için bir denge kurulmalı veya buna bir amaç verilmeli.

Hans-Ulrich Obrist: Bu çok ilginç, çünkü Sol LeWitt''in sanatta öne sürdüğünden farksız. Gerçek bir paralellik var.

OMU: Gerçekten de var. Enschede''de bunu değişime uğrattık. Burada bireyler yaşıyor, bu çember bölünürse iki yarım çember elde ederiz ve grup yaşamı our. Bu hikaye sonra tersine çevriliyor ve sıra ve teras evler ekleniyor ki kare ile yelpaze gibi yayılan tüm yaşam skalası ayrıştırılsın. Bu, sadece üçgen söz konusu olunca mümkün değil, çünkü tekrar tekrar üçgenler oluşuyor.

HUO: Kısıtlama ile açıklık artar denilebilir mi?

OMU: Tam olarak hem de. Bu araştırma süreci önemli bir girişimdi ve saçmalıkla sonuçlandı. Eğer başka bir sınırlama, bir işlev veya durum eklenmiş olsaydı bir yere varırdı. Bazı olasılıkları elemiş, veya sadece belirli olasılıkları mümkün kılmış olurdu.

RK: Evet. İlginçtir ki, bunu bir hata olarak tanımlıyorsınız, ancak şimdi mimarlık dünyasını fetheden mimari bir hareket oldu.

OMU: Projeyi bir hata olarak tanımlamadım, sadece sayesinde gelişen araştırmayı kastediyordum. Proje sırasındaki coşku ile esas mimari kataloğu sunmak istedik. Hata olan buydu.

RK: Benimsenen içerik değil de dil olduğu için mi?

OMU: Tam olarak. Hata, düzgün bir söz dizimi yaratmak değil, bunu son ürün olarak sunmaktı. Aynı şey Mayen''deki üç okulda da oldu. Birisinin merkezi iç koridoru ve birkaç kanadı var, diğeri teraslı ve üçüncüsünün duvarlı bir sayvanı var. Veya Berlin Tiergarten''deki İran Kültür Müzesi Projesi... Temel yerleşim prensibi olarak dokuz kareden oluşuyor. Tabi ki her müzede çeşitli objeler ve çeşitli teknik gereksinimler ile mimari talepler var. Bu basit prensip, ek katmanlar sayesinde farklılaşmış bir müze kompleksine yol açıyor. Her bölüm birbirinden farklı ve bütün ise farklı tiplerin diyalektik ilişkisi.

Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.