Antakya, Kudüs, Roma, İstanbul zaten kendiliğinden marka olan dünya şehirleridir.Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilimiz Hatay'ı, markalaştırmaya çalıştığı 15 il arasına almasını önemsiyoruz. Markalaşmayla ilgili çalışmaların başarılı olması halinde en azından daha güçlü bir ekonomi ve ilimizde yaşayanların geçim ve yaşam standardının yükselmesini sağlayacağını düşünüyoruz. Hatay Valiliği ve Hatay Merkez İlçe Belediye Başkanlığı öncülüğünde toplantılar, konuşmalar, tartışmalar yapılıyor. Fakat şimdiye kadar somut bir adım atılmadığı da bir gerçek. Maalesef önemli bazı hususların görülemediğini, eksik bırakıldığını, ikinci plana itildiğini, önemsenmediğini ve bundan dolayı da çalışmaların baştan verimsizliğe mahkûm edildiğini düşünüyorum. Yeterince değerlendirilemeyenlerin, görülmek istenemeyenlerin genel adı da Antakya. Antakya'yı Antakya yapan değerler olmadan marka kent çalışması içerikten yoksun makyaj uğraşına dönüyor.
Önerilerimiz
Antakya, Kudüs, Roma, İstanbul zaten kendiliğinden marka olan dünya şehirleridir. Tarihi on binlerce yıla dayanan zamanında Roma İmparatorluğu'nun 3., dünyanın 4. büyük kenti olan, İncil'de adı geçen Antakya, Antiocheia, Antioks vb. isimlerin önplana çıkarılması, çalışmaların başarısı açısından daha verimli olacaktır. Tarihi, geçmişi olmayan ve asimilasyon amaçlı üretilen Hatay ismini önplana çıkarmak, orijinali gölgelediği için zararlı oluyor. Hükümetin başlattığı demokratik açılım sürecinde orijinal isimlere geri dönüleceği iddiasından faydalanarak resmi olarak Antakya adı alınabilir. Antakya ismiyle on binlerce yıl avantajlı ve önde başlayabiliriz. İlimizdeki orijinal değerlere vurgu yapmakta fayda var. Ayrıca Antakya Ortodoks Ekümenik Patrikhanesi neden kapalı tutulduğunun üzerinde durulmalı ve Antakya Ortodoks patriğinin faaliyetlerini yurtdışında değil Antakya'da yürütebilmesinin koşulları sağlanmalı. Halep Metropoli Pavlos'un deyişiyle "önem bakımından Hıristiyanlar için Kudüs'ten sonra gelen en önemli kent"teki Kudüs'ten sonra ilk kilise olan mağara kilise Sn. Piere Kilisesi'ne Papa 16. Benedict davet edilmelidir.
Arap Alevilerinin (Nusayriler) en yoğun yaşadığı şehirlerden birisi olan Antakya'da, Arap Alevilerinin en büyük bayramı olan Ğadir Hum bayramı gününün tatil olmasının markalaşma ve inanç turizmine katkısı büyük olacaktır. Ülkemizdeki tek Ermeni köyü olan, Antakya ili Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı köyündeki Ağustos ayında düzenlenen Surp Asdvadzadzin adı verilen bağbozumu festivaline gerekli özen ve önem de verilmeli. Bütün Türkiyeli Ermenilerin, Ermenistan'ın ve dünya Ermenilerinin katılabileceği bir uluslararası barış, hoşgörü festivali haline getirilmeli. Antakya Samandağ sahilinden ışıklarını görebileceğimiz kadar yakın olan Suriye ve Lübnan'a deniz araçları ile ulaşım olanağı sağlanması, hem markalaşmaya hem de diğer bütün alanlara yararlı olacaktır.
Marka kentten sadece Antakya merkezin algılanması çalışmaların kısırlaşmasına neden oluyor. Bütün belediye ve kaymakamlıklar ile koordinasyon halinde hareket edilmelidir. Samandağ Turizm Altyapı Hizmet Birliği'ne Antakya Belediyesi de dahil olmalı, gerekirse adı değiştirilip kapsamı genişletilmeli.






