Ayasofya'nın eşsiz mozaikleri, Londra'da öğrenim gören genç Türk moda tasarımcısına ilham kaynağı oldu.
Londra'da eğitim veren köklü moda okulu London College of Fashion'daki ilk burslu Türk öğrenci olan Ongun Ülker'in Ayasofya mozaiklerinden esinlendiği kıyafet, Tween markasının ilkbahar-yaz koleksiyonuna seçildi.
Tween markasının 2011 ilkbahar-yaz koleksiyonu için Londra'da bünyesinde altı akademiyi barındıran University of the Art London'ın master öğrencileri arasından seçme yapıldı. Tween'in partneri olduğu projenin teması "eğlenceli ve teknolojik tasarımlar" olarak belirlenirken seçmeye Çin, Danimarka, İtalya, İngiltere, ABD, Tayland, Kıbrıs Rum Kesimi, Kore, Romanya ve Türkiye'den 15 master öğrencisi, birbirinden yaratıcı tasarımlarla katıldı.
Yapılan değerlendirmede seçilen beş tasarımın arasına Türkiye'den 29 yaşındaki genç modacı Ongun Ülker'in Ayasofya mozaiklerinden esinlenerek hazırladığı tasarım da girdi. Kıyafeti ceket-pantolon olarak hazırlayan Ülker'in pantolon tasarımı, markanın 2011 ilkbahar-yaz erkek koleksiyonunda yer alacak.
"İslamiyet ile Hıristiyanlığın birleştiği nokta"
Moda tasarımcısı Ongun Ülker, Türkiye'den Londra'ya uzanan moda serüveni ve yeni tasarımına ilişkin bilgi verdi.
Modaya ilgisinin küçük yaşlarda çizimler yaparak başladığını belirten Ülker, "Modayla profesyonel anlamda tanışmam ise liseye başladıktan sonra oldu. Sonradan da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine girdim" dedi.
Türkiye'den Londra'ya gidişini, "bu biraz macera" sözleriyle nitelendiren Ülker, Itkip Genç Moda Tasarımcıları Yarışmasının ödülleri çerçevesinde Londra'ya gelerek altı ay dil eğitimi aldığını söyledi. Londra'nın dünyanın en büyük moda merkezlerinden olduğunu anımsatan Ongun Ülker, "Buradaki okullardan bir ya da ikisinin kapısını zorlamadan Türkiye'ye gitmeyi düşünmüyordum. London College of Fashion'a kabul edildiğim zaman burada kalmaya karar verdim" diye konuştu.
Okulda önceki dönemlerde Türk öğrencilerin bulunduğunu, kendisinin de London College of Fashion'ın dördüncü Türk öğrencisi olduğunu anlatan Ülker, okulun ilk burslu Türk öğrencisi olduğunu da söyledi.
Ülker, Tween'in koleksiyonu için tasarım hazırlayacak öğrencilere verdiği brifingde, markanın koleksiyon yaklaşımının Türk kültürünün elementlerini taşıdığını fark ettiğini ve buna paralel bir tasarım yaptığını ifade etti.
"Ayasofya, çok muhteşem bir şaheser ve ayrıca çok ilginç bir yanı da İslamiyet ile Hristiyanlığın birleştiği bir nokta. Bu da bana kültürel bir köprü kurmamı sağladı" diyen Ülker, Londra'da yaşadığı yere yakın bulunan bir metro istasyonunun duvarlarındaki mozaikleri de hayranlıkla izlediğini ifade etti. Ülker, "Bu fikirle iki kültürü, iki şehri bağlayarak bir ürün üzerine yansıtabileceğimi düşündüm. Mozaiği de teknik olarak seçmemin sebebi, benim geometrik hatlara ve keskin çizgilere biraz daha yatkınlığımın olması" sözleriyle tasarımını hazırlarken yola çıkış noktasını aktardı.
"Türkiye'de modayı biraz ikinci elden takip ediyoruz"
Okulda bir tasarımcının profilinin nasıl olması gerektiğini öğrendiğini dile getiren genç tasarımcı, "Biz Türkiye'de modayı biraz ikinci elden takip ediyoruz. İlham alabilmek, üzerine bir şeyler katıp yorumlayabilmek için önce bir şeylerin çıkmasını bekliyoruz" dedi.
Birinci elden modanın kaynağında olmak ve özellikle eğitimini alarak bir tasarımcı profili oluşturmanın önem taşıdığını da dile getiren Ülker, Türkiye'deki moda anlayışıyla ilgili görüşlerini de şöyle aktardı: "Şöyle bir durum var, bir kere bir insan modaya uygun olmak istiyor mu, istemiyor mu. Eğer istemiyorsa o insan için yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Eleştiremezsiniz bile... Ama bence bir insan rüküş bile olsa bunu takdir etmek gerekiyor. Çünkü heves çok önemli. Türk insanında giyinmeye, süslenmeye ve giydiği kıyafetlerle kendi kimliğini yansıtabilmeye yönelik seçim konusunda çok büyük bir heves var. Bu da çok önemli bir şey.
Çünkü Türk insanı, sadece örtünmek için giyinmiyor. Kendini ifade etmek, takdir edilmek için, sosyolojik bir davranış olarak bunu görüyor. Şıklık konusuna gelince, Türkiye ve İngiltere arasında, iki kültürün yapısından kaynaklanan bir farklılık var. Buradaki insan rahatlığına çok önem veriyor. Tabii çok daha cesaretli ve alım gücü daha fazla. Buna rağmen, ben Türk insanının giyim tarzını gerçekten takdir edilecek bir yerde buluyorum. Aslında çok şık."
Tween markası için 15 genç tasarımcının hazırladığı kıyafetlerin her birinin erkek modasına ayrı yaklaşımlar getirdiğini de aktaran Ülker, Türk erkeğinin bu tasarımları giyip giyemeyeceğine ilişkin olarak ise, "Türk erkeğinin açıkçası giyim kriterlerinin hala annelerinin kontrolü altında olduğunu düşünüyorum. Fakat şöyle bir saptama yapabilirim, eminim ki buradaki tasarımlar da sokak modasına yansıtılsa bir çok adaptasyon yapılmak zorunda kalınır" dedi.
Bununla birlikte okulun öğrencileri olarak bu tür limitlerle koleksiyon hazırlamadıklarını vurgulayan Ülker, "Türk erkeğinin giyinmesine de gelince, ben bu tasarımların bir çoğunu giyeceklerini düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
2011 modasında yeniliğin de kumaşlardaki elyaflar ve kumaşlara yapılan işlemler olduğunu dile getiren Ongun Ülker, "2011 modasında mimari esinlenmeler, mimarinin etkisinde keskin hatlı kalıplar, renklerde biraz daha cesaret görüyorum. Fakat pastel tonlar yine her zamanki gibi çok güzel zemin renkleri oluşturuyor" sözleriyle yeni sezon modasına ilişkin ipuçları da verdi.






