Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Kültürel değerle başa çıkamıyoruz

Tarih: 10 Haziran 2010 Kaynak: Radikal
Avrupa başkentlerinin meydanlarında billboardlara yerleştirilen Sarayburnu resmi, İstanbul'u oryantalist düşlerin merkezi olarak görme zevkinden asla vazgeçmeyen geniş AB kitlelerini mest etti, ama İstanbul'un gerçeklerini keşfetmenin zevkine varan entelektüel AB'liler bu resmi hiç ilginç bulmadı!

Resim özlemli ve oryantalistti. Tarihsel kent dokusu iyi korumuş gibi kendinden emin bir görüntü... Oysa o manzarada artık iş işten geçmiş dedirtecek kadar büyük kayıplar var.

İstanbul'un tarihsel dokusuyla nasıl başa çıkamadığımızın en sön örneği Emek Sineması ve Cercle d'Orient Binası. Buna gelene kadar çok sayıda binayla başa çıkamadık!

Tepebaşı'ndaki 1880'lerde kurulduğu söylenen tiyatro 1970'de yandı, restore edilmedi ve yerine otopark ve Balkanların en çirkin binası ödülünü alabilecek olan TRT binası yapıldı. Bu da yıkılıp yerine bir Frank Gehry binası yapılacağı söylendi.

Feshane'yle Grand Palais
Taksim'deki 1914'te mimar Giulio Mongeri tarafından inşa edilen ve 70'de AKM yandığında tiyatro olarak kullanılan, 1944'te Türk Sineması 1946'da Yeni Taksim Sineması ve 1964'te Venüs Sineması olarak bilinen bina alışveriş merkezi olmayı beklerken işportacılara mekân oluyor.
1980'lerin sonunda Feshane keşfedildi, uluslararası kültür/sanat merkezine dönüştürülmek üzere yola çıkıldı, üç yıl içinde bir özel sektör-yerel yönetim kavgası sonra kaba mermer kaplamalarla ve tül perdelerle donatarak düğün-sünnet düğünü-dernek toplantısı-parti genel kurulu-el sanatları fuarı gibi işlevlere terk ettik. Binanın restorasyonunu yapan Gae Aulenti aynı tarihte Paris'te Sen Nehri kıyısındaki Grand Palais'nin restorasyonunu yapmıştı. Google'a girip, o binanın durumu ve işlevleriyle Feshane'yi karşılaştırabilirsiniz.

Aynı yıllarda Zeytinburnu Gaz Fabrikası da işlevini yitirmiş ve bo-şaltılmıştı, kültür/sanat merkezi olmak üzere gündeme geldi; ama bu da gerçekleşmedi. Hayalet bina olarak duruyor. Anımsatmış oldum, hemen ihalesini yapıp bir alışveriş merkezine dönüştürelim. Havaalanı yolu üstünde olduğu için son derece elverişli.

Sütlüce Mezbahası da özel sektör, yerel yönetim ve bir üniversite arasında paylaşılamadı ve sonunda yerel yönetime kaldı. Grotesk eklemelerle, altından geçen tünellerle, granit döşemeleriyle en kötü mimarlık yarışmasına aday olacak niteliğe sahip oldu. İçinde ne teknik açıdan yeterli bir konser/gösteri salonu var ne de günümüz sergi estetiğini karşılayacak bir düzen! Bir işletmeciye ihale edildi.

Sultanahmet Cezaevi de 90'larda sıraya girdi; umutlar bu binanın acı belleğine yakışır bir biçimde bir kültür merkezi olmasındaydı; ancak bütün karşı koymalara karşın beş yıldızlı otele dönüştü; böylece bu ağır bellek bir daha canlanmayacak bir biçimde yok edildi. Bu yetmedi arkasındaki arkeolojik alana ek yapılıyor.

Arap Camii'ni bulabilmek
Sultahamet'de eşi benzeri olmayan Binbirdirek Sarnıcı'nın tabanı betonla kaplandı ve bir işletmeciye ihale edildi.

Karaköy'de Haliç kıyısındaki Yelkenli Han harap durumda bekliyor.

Eşi bulunmayan Arap Camii'ni bulabilmek için büyük çaba göstermek gerek, çünkü çevresi yıkık dökük küçük sanayi dükkânları, depoları ve atölyeleri ile kapatılmış durumda.

Perşembe Pazarı içinde çok sayıda tarihsel yapı hırdavat deposu olarak kullanılıyor.

Osmanlı devletinin ve TC'nin finans merkezi Bankalar Caddesi elektrik ve lamba esnafının insafına terk edilmiş durumda.

Kadıköy'de Hasanpaşa Gaz Fabrikası yıllardır sivil örgüt- yerel yönetim arasında paylaşılamıyor; şehir efsanesine dönüştü.

Davutpaşa Kışlası Yıldız Teknik Üniversitesi'ne verildi, ancak henüz planlanan şekil ve işleve kavuşmadı.

Toptancıların elindeki Rami Kışlası'nın büyük bir kütüphane olması planlanıyor ve o da beklemede.

Bayrampaşa Cezaevi ve Haliç Tersane'lerinin kaderi belli değil.

Bu arada Ermeni vakıflarına ve Rumlara ait işlevlerini yitirmiş, kaderine terk edilmiş sayısız hayelet bina olduğunu, örneğin Tarlabaşı'ndaki Ermeni Kilisesi'nin bir süre sanat merkezi olarak kullanıldığını da hatırlayalım.

Bu süreçte kişilere ve özel kurumlara ait olduğu için olaysız dönüştürülmüş Silahtarağa Elektrik Santralı, Haliç kıyısında R. Koç Sanayi Müzesi ve Beyoğlu'ndaki özel sektöre ait yeni kültür binaları gibi iyi örnekler var.

Sanayi- sonrası binalar yükselen değer ‘yaratıcık sanayi' bağlamında ele alınıyor ve genelde yatırımcılara yap-işlet modeliyle teslim ediliyor. Kamusallığın korunması ve desteklenmesi gibi ilkeli kültür politikası sürdüren kentlerde bu teslimat iyi sonuçlar verebilir, ama bizdeki sonuçlarda psikopatolojik yaklaşım gözlemleniyor. Kültür hâlesine sahip olmak için elverişli psikoloji değil bu!

Küresel sisteme uyum
20 yıldır Avrupa ve ABD dışı sanat ortamları, Avrupa ve ABD'nin besleyip büyüttüğü post-modern ve küresel sanat sistemine uyum sağlamaya çalışıyor ve bunun için mevcut kurumlarını güncelleştiriyor, yenilerini kurmaya çalışıyor. Türkiye de bu ülkeler içinde yer alıyor. Türkiye'nin 1980'lerin ortasında kadar yürüttüğü kültür sistemi Sovyet ülkelerinin devlet denetimli/destekli sanat/kültür sistemini aratmıyordu. Serbest piyasaya geçişle birlikte sahip olduğu bu kültür altyapısını, sanat ve kültüre yatırım yapması beklenen toplum kesimlerinin bu konudaki öngörüsüz ve bilinçsiz tutumu dolayısıyla 2000'li yıllara kadar gerektiği gibi değişime sokamadı. Buna karşın özellikle Doğu Avrupa, Güney Doğu Avrupa ve Rusya Türkiye'den on yıl sonra kapitalist kültür sanayiine geçtiği halde bu kalkınmayı çok daha becerikli ve hızlı bir biçimde gerçekleştiriyor.

Kültürün neo-liberal ekonomideki yatırım değerini keşfettik, ama hem mimari açıdan hem de kurumsallık ve işletme açısından bu yatırımın doğasına uygun bir yenileme/değişim/işletme yapmaya aklımız yetmiyor ve yatmıyor!

YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!

24 Mayıs 2010, 17:45Yazan: Emine MerdimMimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin Emek Sineması'nın yıkılması ile ilgili açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi. Emek Sinemasının yıkımını öngören projeyi onaylayan kurul kararına açmış olduğumuz davada İstanbul 9. İdare Mahkemesi 12.05.2010 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi... (devamı)

22 Nisan 2010, 15:35Yazan: Emine MerdimMulti Turkmall'un Emek Sineması ile ilgili açıklaması: Turkmall şirketi ile hiçbir ilişkimiz olmadığı gibi Turkmall’un CEO’luğunu üstlenen Levent Eyüboğlu ile de 1 Nisan 2010 tarihi itibariyle Multi Turkmall’un hiçbir ilişkisi kalmamıştır.

22 Nisan 2010, 08:20Yazan: Omer YilmazBaşlığa aldanıp da yapılandan vazgeçildiğini falan sanmayın. Neresinden tutsanız dökülen, boş bir yazı. Katıldığım tek nokta Emek Sineması'nın tiyatroya dönüştürülerek yaşamına devam etmesi önerisi. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz diyen bu köşe yazarı fareler, insan olmadığı için Emek Sineması'ndanlar diyecek kadar da cahilce laf edebiliyor... (devamı)

22 Nisan 2010, 08:15Yazan: Omer YilmazGenelde yazılarını kendime yakın bulmam ama geçen Radikal'de bu yazıyı okuduğumda daha yakın gelmişti. Radikal, Nur Çintay 17 Nisan 2010 Emek vs AVM sinemaları Bundan bir süre önce bir gazete ekinden son gittiğim konser, en sevdiğim semt, lokanta, market, yiyecek, içecek gibisinden şeyler sordular... (devamı)

15 Nisan 2010, 03:38Yazan: ybdhttp://bianet.org/bianet/toplum/121319-emeki-yikacak-sirketin-yetkilisi-yuhalandi İKSV'de düzenlenen toplantıda MİM Yapı'dan Kesgün sinemanın yıkımını engellemek isteyen eylemcilerce protesto edildi. Yönetmen Özcan Alper "Emek'i yıktırmayacağız" dedi. 17 ve 18 Nisan'da eylemler var. Şişhane'deki İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) binasında bir araya gelerek Emek sinemasının yerinde korunmasını desteklemek amacıyla düzenlenen toplantıda, projeyi üstlenen şirketin genel müdürü ile eylemciler arasında sert tartışmalar yaşandı... (devamı)

15 Nisan 2010, 01:21Yazan: Selin Oktan[ATTACH=CONFIG]20467[/ATTACH] Olacak olan...

14 Nisan 2010, 17:06Yazan: Derya YazmanİKSV'de düzenlenen "Emek Sineması'nı Yaşatalım" toplantısına katılan yeni proje müellifi Mimar Fatih Kesgün, sinemacılar, yönetmenler başta olmak üzere halkın çok fazla tepkisi ile karşı karşıya kaldı. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

13 Nisan 2010, 13:28Yazan: kilmimarBeyoğlu Belediye Başkanı çeşitli tarihlerde iki defa bizim büroya gelmişti; ikisi de sanatçılar ile ilgili derneklerin sorunları ile ilgiliydi. Oradaki tavırlarından da, kendisinin sadece "iş"e odaklı olduğu çok rahat anlaşılıyordu. Yani "iş" olsun bitirilsin, kimse de muhalefet etmesin, herkes çalışsın, birşeyler üretsin, sadece "iş" olsun mantığı... (devamı)

12 Nisan 2010, 15:30Yazan: Simla Sunay OzdemirBeyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın ne AKM'den haberi var ne de Emek Sineması yenileme projesinin son halinden. Ya da kaçmaya çalışıyor. Dilerim AKM'deki kamuoyu Emek için de oluşur. Ve : Ahmet Misbah Demircan: Ben şundan mutluyum. Demokrasi dediğimiz şey bu. Tartışma olacak... (devamı)

12 Nisan 2010, 13:56Yazan: TwincamEmek sineması ile ilgili bir şey aklıma takıldı... Tamam yıkılmaması için web siteleri açalım, imza kampanayası başlatalım. Belediyenin saçmalamalarına karşı eylem yapalım da, acaba Dolby ses sistemli rahat koltukları olan ses yankısı yapmayan koltuğunun yanında içecek koyma yeri dahi :) olan, kol dayama yerini kaldırıp sevgilimize ya da eşimize sarılarak film izlediğimiz rahat sinemalarımızı bırakıp kim kapanmadan önceki zamanlarda Emek Sinemasına gitti acaba... (devamı)

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Mayıs 2012>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.