Haberler

Kanuni''nin cephede vefatı, oğlu Selim''in göreve çağrılışı, Selimiye''nin inşası

Tarih: 6 Nisan 2011 Kaynak: Zaman, Ahmed Şahin
Soru: Kanuni Sultan Süleyman''ın, oğlu Selim için tahta çıkarılması vasiyetinde bulunduğu doğru mu? Doğruysa böyle bir vasiyet geçerli sayılır mı?

Cevap: 46 yıllık hükümdar Kanuni Sultan Süleyman, Macaristan''daki Zigetvar kalesinin fethinden bir gün önce 71 yaşında kale alınmak üzere iken vefat etmiş, böylece ülkesine son bir zafer daha hediye ederek cephede hayata gözlerini yummuştur. Ancak bu sırada oğlu Selim''in tahta çıkarılması yolunda bir vasiyeti söz konusu olmamıştır.

Nitekim savaş meydanındaki vefattan sonra dirayetli devlet adamı Sokullu Mehmed Paşa, büyük bir basiretle Padişah''ın vefatını kimseye duyurmamış, Kütahya sancak beyliğinde bulunan tahtın tek adayı Şehzade Selim''i durumdan haberdar etmek üzere gönderdiği posta, 23 günde Kütahya''ya ulaşmış, 43 yaşındaki Şehzade ise Kütahya''dan mahmuzladığı atıyla üç günde Üsküdar''daki hemşiresi Mihrimah Sultan''ın köşküne gelerek İstanbul''daki Şeyhülislam ve diğer devlet ricalini durumdan haberdar etmiş, bunun üzerine Şehzade Selim''in padişahlığının başladığını Ebussuud efendi ile devlet ricali ilan etmişlerdir. (1566)

İki günlük bu dinlenmeden sonra genç padişah, yanına aldığı bir süvari alayı ile süratli bir yolculuk daha yaparak 20 günde Belgrad''a ulaştığı sırada Hünkâr''ın cenazesi de tahnit edilmiş olarak Zigetvar''dan Belgrad''a getirilmişti. Tecrübeli devlet adamı Sokullu, tahtın tek adayı Şehzade Selim''in geldiğini anlayınca Cihan Padişahı''nın vefatını saklamaya artık gerek görmemiş, ha­fızlar hep bir ağızdan yüksek sesle Kur''an okumaya başlayınca durumu anlayan tüm asker, paşalar, halk, koca hünkar için gözyaşı dökmeye başlamışlardır..

Bu karşılaşma sırasında 43 yaşındaki genç padişah Selim, huzuruna vardığı tecrübeli devlet adamı Sokullu Meh­med Paşa''nın elini öpme tevazuu göstermiş, ancak So­kullu daha çabuk davranıp kayınpederi de olan Selim''in eteklerine kapanarak asıl eli öpülecek olanın tahtın tek sahibi Şehzade Sultan olduğunu ifade etmek istemiş, böylece askere de itaat mecburiyeti mesajını da vermeyi başarmıştır.

Genç Padişah Selim Han, bu anlayış içindeki Sokullu''yu görevinden hiç ayırmayarak 8 senelik padişahlığı sırasında ona hep vefa duygusuyla bakarak, gölge padişah gibi görevinde ibka etmiştir.

Tahtın tek vârisi şefkatli Selim, bir vefa örneği daha göstermiştir. O da merhum hünkar babasının ilk hanımı, gözden düşmüş olan Mahidevran''ın Bursa''da oğlu Mustafa''nın mezarı yanında yoksul halde yaşamasına son vermek olmuştur. Bunun için hemen emrini vermiştir:

- Hünkâr babamın birinci hanımı Mahidevran annemize, kimseye muhtaç olmayacak miktarda emekli aylığı bağlansın. Ayrıca başucunda beklediği Mustafa''sının mezarı üzerine de büyük bir türbe yapılsın.

Kısa zamanda Mahidevran anneye emekli maaşı bağlanır, merhum Şehzade Mustafa''ya da annesini memnun edecek güzellikte bir türbe yapılır, nihayet sevgili annesi de vefatında o türbeye yavrusunun yanına defnedilir.

Kıbrıs''ı fethetmek gibi değerli cihad hizmetlerinden sonra sıra gelir hayalinde hep canlı tuttuğu Edirne Selimiye Camii''nin inşasına. Düşüncesini çok sevdiği baba yadigarı koca Sinan''a anlatır:

- Hünkar babam der, genç yaşta ölen Şehzade Mehmed ağabeyim için Şehzade Camii''ni yaptırdı. Arkasından kendi adına da Süleymaniye Camii''ni inşa ettirdi. Şimdi sıra benim camime geldi..

Baba yadigârı Koca Sinan, genç padişah Selim Sultan''ın bu arzusuna ümitli cevap verir:

- Şehzadebaşı çıraklık devremin, Süleymaniye ise kalfalık devremin eseridir. Senin camin Selimiye ise inşallah ustalık devremin eseri olacaktır. Hatta Ayasofya''yı dahi geçebilecektir inşallah..

Nitekim geçmiştir de. Selimiye''de kubbe yüksekliği 43 metre, genişlik ise 31 metreyi aşmıştır.

Bu muhteşem eserden dolayı İkinci Selim Han, sekiz buçuk senelik padişahlığından fazla, 6 senede yapılan Selimiye gibi eşsiz bir mabedin sahibi olmasıyla meşhur olmuştur ve halen dünyaya iftiharla ilan ettiğimiz örnek eserlerimizin en başında Edirne Selimiye Camii gelmektedir.

Osmanlı sultanları büyüğüyle de küçüğüyle de ölmez eserler bırakarak gitmişlerdir bu dünyadan. Hizmet eden ecdadımızın hepsine de hürmet ve minnet borçluyuz. Ruhları şad olsun cümlesinin de..
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.