Haberler

''Çılgın proje huzur getirmez''

Tarih: 29 Nisan 2011 Kaynak: NTVMSNBC
Başbakan Erdoğan''ın dün açıkladığı "çılgın proje" bugün bazı köşe yazarlarının da gündemindeydi. Kimileri projeyi beğenirken, hoş karşılamayanlar da var.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun süredir gündemi meşgul eden "çılgın projesi"ni dün açıkladı. İstanbul''a ikinci bir boğaz kazandıracak olan ve "Kanal İstanbul" adı verilen projeyi bugün köşe yazarlarının gündemindeydi.

Kim çılgın, proje mi Başbakan Erdoğan mı?
Eyüp Can (Radikal)

"Bırakalım çılgınlığını esas ‘proje'' kısmını konuşalım. Çünkü henüz ortada dört başı mamur bir proje yok. Belli ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri Tayyip Bey''i heyecanlandıran, geçmişte başkalarının da aklından geçmiş ama eskilerin tabiriyle kuvveden fiile geçirilememiş güzel bir fikir var ortada. Aslında bu bir vizyon projesi.
Haberin devamı ↓reklam

Proje ne kadar ‘çılgın'' bilemem ama Başbakan Erdoğan gerçekten de çılgın bir siyasetçi... Ben zaten kanal çocuğuyum ama o 2023''e dair bir hayale şimdiden herkesi ortak etti... Bir siyasetçi için bundan daha çılgın bir başarı olabilir mi?"

Çılgın proje huzur getirmez
Tarhan Erdem (Radikal)

"‘Kanal İstanbul Projesi'' (KİP) geleceğimizi nasıl biçimlendirir?

Yaratacağı göçe yakından bakmak bu soruyu cevaplamamıza yardımcı olabilir: Geçen yıl 73.7 milyon olan toplam nüfusumuzun, 2020 yılında 78 milyonu geçmesi beklenmekte. Bu yıllarda İstanbul, Tekirdağ''la Marmaray''ı doğu ve güneyden çevreleyen dört ilimizin toplam nüfusu 21 milyon.

KİP projesi olmasa ve her şey son 10 yıldaki gibi gelişse, 2020 yılında bu çevrede 24-26 milyon kişi yaşayacaktı. Şimdi proje nedeniyle bu çevrenin nüfusu, 30-31 milyona çıkacak. Yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 30''u şimdi bu bölgede yaşarken, 2020''de yüzde 40''ı yaşayacak. Önümüzdeki on yılda bu bölgeye, nüfus artışı dışında 5-6 milyon kişi yerleşecek; diğer bölgeler nüfusu da bu kadar azalacak.

Bu bölgede, bu kadar kişinin altyapı, eğitim, sağlık, konut, ulaştırma, gibi altyapı yatırımı gerekecek. Bu nedenle KİP;

* Anadolu''dan İstanbul çevresine göçü hızlandıracak;

* Bölgede bugün boyutunu düşünemeyeceğimiz altyapı sorunları yaratacak;

* Gelir dağılımını olumsuz etkileyecek;

* Bölgede yepyeni yönetim sorunları çıkaracak;

* Marmara Bölgesi''nin çevresinde yaratacağı toplumsal hayat tarzı ve parasal farklar sonucu, halk ve devlet bazı sorunlarla ilk kez karşılaşacak;

* Bölgenin Anadolu''dan ekonomik ve toplumsal farklılığı artacak;

* Ülkemize güzellikler eklemeyecek, değiştirdiği doğal çevreyi genellikle çirkinleştirecek;

* İstanbul''da yaşayanların genel yaşam düzeyini düşürecek.

Bu saydıklarımın, göçün ve dengesizliğin sonuçlarının nasıl karşılanacağını düşünemiyorum. Oysa biz yeni seçimden bunu mu bekliyorduk? 13 Haziran''dan toplumun birlikte yaşama azmini güçlendirecek değişimler umut ediyorduk. Yeni anayasa, yeni yönetim sistemi kurmayacak mıydı?

KİP projesi,

* Halkın birliğini sağlamaz!

* Halk kesimlerinin uzlaşımını kolaylaştırmaz.

* Toplumsal değişim yaratmaz, halkı barıştırmaz, halkın birliğini güçlendirmez!

* Bazılarına iş verir ama halkın bütününe umut vermeyecektir."

Erdoğan''ın zekâ gösterisi
Akif Beki (Radikal)

"Hadi itiraf edelim; 9 yıllık iktidar yorgunluğundan sonra bile, Tayyip Erdoğan''ın hayallerine yetişemiyor hâlâ rakiplerinin muhayyilesi. Sürpriz yapma kapasitesi diyorum buna, liderliğin en belirgin vasfıdır bence.

Marmara''dan Karadeniz''e suni bir boğaz açma fikri gösteriyor ki, henüz gerçekleşmemiş hayalleri var Erdoğan''ın. Sürprizleri bitmemiş, yapacaklarının sonu gelmemiş, siyasetinin miadı dolmamış daha. Projenin en çılgın tarafı da bu değil mi zaten?"

Başbakan''ın gündemi değiştirme hamlesi
Mehmet Y. Yılmaz (Hürriyet)

"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan''ın Hıncal Uluç tarafından konulmuş ismiyle ‘çılgın proje''sini açıkladığı toplantıyı televizyondan canlı olarak izledim.

Yandaş medyadaki yazarların Kemal Kılıçdaroğlu''nun projelerini duyduklarında yaptığı gibi ''Kaynağını açıkla, parayı nereden bulacaksın, popülist, paralar boşa gidecek'' gibi bir eleştiride bulunmayacağım. Tam tersine, siyasi kişiliklerin büyük projeleri kendilerine hedef seçmelerinin yararına inanırım.

Tarihin ilk çağlarından beri ayakta kalabilmiş, yakın zamanda yapılmış ve büyüklükleri ile yaşamı değiştirmiş eserler büyük düşüncelerin sonucudur. Yapabilirler, yapamazlar ama ülkeyi yönetmeye talip olan siyasetçilerin büyük hedeflerinin olmasının bir zararı olmaz, yeter ki hırsları akıllarının önüne geçmesin!

Başbakan''ın bu projesi elbette çok tartışılacak.

Bölgenin ciddi bir deprem tehlikesi yaşıyor olması, hatta İstanbul''un deprem açısından en riskli bölgesi olması, projenin harcama ? yarar dengesi, bu projeye ayrılacak kaynak nedeniyle kaçırılabilecek başka yatırım olanaklarının yaratacağı zararı tartışmak uzmanların işi.

Zaten bu henüz ham bir proje, ortada fizibilitesi yok, çevre etki değerlendirmesi yok, kentin gelişimini ne yönde etkileyeceği tartışılmamış, İstanbul halkının bu konudaki iradesi nedir? Bunları da bilmiyoruz. Proje şekillendikçe bunlar tartışılacak ve uzmanların değerlendirmelerini dinledikçe daha doğru bir fikir sahibi olabileceğiz.

Bu hiç kuşkusuz ki bir seçim vaadi!

Ve Başbakan bu projeyi açıklamasıyla birlikte gündemi yeniden ele geçirme fırsatını da yakalamış oluyor.

Gemicik oluyorsa boğazcık niye olmasın şekerim?
Yılmaz Özdil (Hürriyet)

"Karadeniz''i Marmara Denizi''ne bağlayacakmış iyi mi...

Arada irtibat yoktu çünkü.

Arazileri çılgın''casına kapatan ileri görüşlü (!) arkadaşlarla, memlekete boru döşeme uzmanı olan müteahhitlerin cebi arasında güzel bi kanal olacak sanırım...

Yırtarım semtleri

cüzdanlara sığmam, taşarım

kükremiş sel gibiyim

İstanbul''u çiğner, aşarım

hangi çılgın bana zincir vuracakmış?

Şaşarım.

E adını koyalım.

Arap''ınki Süveyş...

Bizimki olsa olsa, söğüş kanalı."

Gerçekten çılgın bir proje
Mehmet Ali Birand (Posta)

"Başbakan''ın açıkladığı proje, gerçekten de, kelimenin tam anlamıyla çılgın. Uzun yıllar önce, Ecevit''ten de böyle bir öneri gelmiş , ancak unutulmuştu. Her ne kadar ayrıntıları henüz belli olmasa da bu, İstanbul''u değiştirecek büyüklükte bir girişim.

Başbakan''ın açıklaması bitince, ilk tepkim ‘gerçekten çılgın bir proje'' oldu.

Henüz tüm ayrıntıları belli olmasa da, Erdoğan''ın kafasındaki fikri anlamak zor değil. Gerçekleştirilmesi ne kadar güç ve pahalı olursa olsun, proje İstanbul''u ve boğazı büyük oranda rahatlatacak. Yepyeni şehirler kurulacak. Bambaşka bir manzara ile karşı karşıya kalacağız.

Eğer hafızam beni yanıtlmıyorsa, buna benzer bir fikir ilk defa yıllar önce Bülent Ecevit tarafından ortaya atılmış, ancak pek üstünde durulmamıştı. Onun geçiş yolu Trakya üzerindendi.

Boğaz''daki gemi trafiğini azaltma konusu ise, biraz sorunlu görünüyor. Nedeni de, boğaz trafiğinin Montreux anlaşmasıyla düzenlenmiş olması ve geçişlerin bedava yapılması. Oysa, böyle bir kanal açılırsa, geçen gemilerden para alınacak. Kanala o kadar harcama yaptıktan sonra, bedava geçiş düşünülemez tabii...

Şimdi her kafadan bir ses çıkacak ve bol bol ''yapılamaz ve gereksiz'' kelimelerini duyacağız. Durun bakalım, ayrıntıları bir ortaya dökülsün de görelim. Bu kadarıyla dahi, gerçekten çılgın bir proje."

Başbakan''ın çılgın projesi
Fikret Bila (Milliyet)

"Bu tür, uluslararası ölçekte büyük projelere ulusal yarar açısından bakmak gerekir. İstanbul''un ve Türkiye''nin geleceğine katkı sağlayacaksa, bu tür projelerin gerçekleşmesi için her iktidar katkı vermelidir. Tıpkı GAP projesi gibi. GAP''ın kimin fikri olduğu konusunda da çok tartışma yapılmış ama her iktidar bu projeye sahip çıkmıştır. Ulusal çıkarlar konu olduğunda tüm iktidarların aynı yönde davranması en doğru yoldur."

‘Kanal İstanbul'' çevrede yaratacağı rantla yapılabilir''
Güngör Uras (Milliyet)

"Tünel İstanbul için para bulmak imkânsız değil. Hem de proje öz kaynak ile finanse edilebilir. Eğer proje bir kamu projesi olarak geliştirilir ve kanal için yapılacak istimlak sırasında, kanalın iki yanındaki geniş topraklar "Devlet Arsa Ofisi" mülkiyetine geçirilir ise kanalın yaratacağı arsa rantı ile kanal inşa maliyeti karşılanabilir.

Rant ona buna gitmemeli

Aksi halde arsa rantı onun bunun cebine girer. Kanalın çevresindeki geniş bölgenin ‘Devlet Arsa Ofisi'' mülkiyetine girmesinin çok büyük bir yararı da, kanal çevresindeki gelişmelerin disiplin altına alınması olacaktır. Kanal çevresinde gelişi güzel, çarpık yapılaşma ancak böyle önlenebilir.

Kanalın maliyeti 40 milyar dolar dolayında olabilir. Mimar Sinan Gerim, bir süre önce Haliç''i, Kağıthane ve Alibeyköy dereleri üzerinden Büyükdere''ye bağlayacak bir proje hazırlamış ve Erdoğan''a sunmuştu. Bağlantı 25 metre derinlikte 100 metre genişlikte olacak proje 2 yılda bitecekti. Kazı işi "Çılgın Proje" diye adlandırılan Kanal İstanbul''un yarısından az olan bu projenin 20 milyar dolar olacağı hesaplanmıştı."

''Kanal İstanbul'' ''İkinci Boğaz'' mı?
Emre Uslu (Sabah)

"Kanal İstanbul''un yapım süreci, yeni iş imkânları yaratacak. Bundan kuşku yok. Hem kalifiye (örneğin mühendisler), hem de kalifiye olmayan (düz işçiler) emekçiler çalışacak.

Ancak proje tamamlandıktan sonra bu istihdam durumu sona erecek. Çünkü bu tip kanallar kısıtlı sayıda insan tarafından işletiliyor.

Başbakan Erdoğan, Kanal''ı anlatırken şöyle dedi:

‘Bu proje aynı zamanda bir enerji projesidir. Bir ulaştırma projesidir. Bayındırlık, tarım, eğitim, istihdam projesidir. Bu proje bir şehircilik projesidir. Onun kadar da bir aile projesi, konut projesi, kültür projesi, bir turizm projesidir. En önemlisi de bu proje, bir çevre projesidir. İstanbul''u ve çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir.''

Kanal''ın Trakya bölgesinin ‘kara iklimini'' etkileyeceğini herhalde şimdiden söyleyebiliriz. Olumlu mu olacak, olumsuz mu; orasını uzmanlar bilir.

Şehircilik ve turizm açısından bakıldığında, kimse Boğaz''ın yarattığı türden bir zenginlik- çeşitlilik beklememeli.

Muhakkak ki Kanal''ın girişinde ve çıkışında kayda değer bir kentleşmeye şahit olacağız. Ancak Kanal boyunca benzeri bir yoğunluk olacağını sanmıyorum."

Kubbede baki kalan
Erdal Şafak (Sabah)

"İşte Başbakan Erdoğan, ‘Muhteşem projesi'' ile şair Nedim''in bir kasidesinde ‘Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır'' dediği ‘Bi-misl''ü beha'' İstanbul''u coğrafi, mimari, şehircilik, ekonomik açılardan bambaşka boyutlara taşıyor. Helal olsun.

İçinden iki deniz geçen, bir ada ve iki yarımadadan oluşan İstanbul''u bir an önce görmek ve yaşamak için hep birlikte gün sayalım."

Kanalistanbul''un maliyeti ne olacak?
Süleyman Yaşar(Sabah)

"Kanal İstanbul''un sadece su doldurmaya müsait hale getirilmesi için yapılacak kazı ve inşaat maliyeti 6- 8 milyar dolar tahmin ediliyor. Kamulaştırma bedelleri, yapılacak köprüler ve diğer yapılar dahil toplam maliyetin 15-18 milyar dolar olacağı düşünülüyor.

Bize göre, böylesine büyük bir proje için en uygun yapım yöntemi ‘yapişlet- devret'' olabilir. Böylece mevcut maliyet yapısına göre yatırım bedeli özel sektörce finanse edilir ve kanal, yatırımcıya makul bir kâr sağlayan işletme süresinin ardından kamuya devredilir. Sonra tekrar ihale yoluyla kanalın işletme hakkı özel sektöre verilerek, bütçeye sürekli gelir sağlanır. Yapişlet- devret yöntemi benimsenirse, Kanal İstanbul, sadece ekonomiye katkıda bulunmakla kalmaz, kamu maliyesine de sürekli gelir sağlar."

Venedistanbul
Nagehan Alçı (Akşam)

"Yine yapacağını yaptı Başbakan. Müthiş bir heyecan dalgası yaratmayı başardı. Üstelik başından beri ''İstanbul ile ilgili bir çılgın projem var'' dediği halde ülke çapında yarattı bu heyecanı... Kabul edelim ki çok başarılı bir merak-beklenti-vaat üçgeni çıktı ortaya. Zamanlama, konuşmadaki ''azz sonra'' havası, projenin işaret ettiği vizyon ve ölçek...

Çizilen tablo Türkiye''nin artık ayan beyan başka bir çağa girdiğini de anlatıyor aslında. Kendimizi koruduğumuz, dış dünyaya göre şekillendirdiğimiz, tevazuyu egemen kıldığımız anlayıştan görkeme, iddiaya, ''ben de varım'' demeye uzanan anlayışa... Bu anlayışın ilk belirtilerini başka sağ iktidarlarda görmüştük. Menderes''te, Demirel''de, Özal''da... Şimdi o damar vizyon ve istikrarla devam ediyor. Bize yakışan da işte böyle büyük düşünmek!"

Seçim bombası!
Güngör Mengi (Vatan)

"Seçim özellikle iktidar ve ana muhalefet partisi arasında proje yarışına dönüştü.

İki parti de ‘harikalar kumpanyası'' kimliğini hak edecek vaatler açıklıyor.

AKP haftalardır bir ‘çılgın proje'' merakı pompalıyordu. Başbakan Erdoğan projeyi dün açıkladı.

‘İstanbul''un Avrupa yakasında, şehrin batısında, Karadeniz ile Marmara Denizi''nin arasına, yaklaşık 45-50 km uzunluğunda bir kanal yapıyoruz'' dedi.

İlk aşamada 10 milyar dolar, kanal çevresinde yaşam alanları geliştikçe 50 milyar dolara kadar varan bir yatırım söz konusu olacak.

Herkesi heyecanlandıracak bir hayaldir bu.

Ama seçim zamanı ortaya atılan büyük projeler genelde pek sağlıklı olmuyor.

O bakımdan tedbirli yaklaşmakta yarar vardır. Çünkü bu kanal, bilinen ihtiyaca hizmet etmeyecek."

Proje çılgın olmasına çılgın da
Can Ataklı (Vatan)

"Tayyip Erdoğan sonunda ‘çılgın projesini'' açıkladı. Aylardır bir ‘kanal projesi''nden söz ediliyordu zaten. Ben açıkçası ‘belki başka bir projedir'' diye beklemedim değil.

Ama sonuçta ortaya İstanbul''un batısından geçen ‘ikinci bir deniz yolu'' projesi çıktı. Yani bildiğimiz, tahmin edilen proje.

Çılgın mı? Evet çılgın. Çünkü en başta herhalde çok pahalı bir proje. Tabii bir de yapımı herhalde çok uzun sürecektir. Bitmesi, orada yeni bir hayatın başlaması ve keyif verir hale gelmesi için çok bekleyeceğiz ki, o açıdan yazık.

Hemen ‘olmaz böyle şey'' diye karşı çıkmıyorum. Başbakan''ın söylediği gibi ‘önce hayal etmek gerek'' sözüne katılıyorum. Bugüne kadar ‘nasıl olur canım'' dediğimiz pek çok şey hayatımızın bir parçası oldu. Bu da olabilir.

Ancak elbette bu projenin merak çeken o kadar çok unsuru var ki, insan neyi nasıl hayal edeceğini de şaşırıyor.

Öncelikle projenin maliyeti. 30 milyar dolardan söz ediliyor. Bu kadar para ekonomiye istihdam ve üretim olarak yansıyacak başka işlerde kullanılamaz mı?

Projenin ne kadar zamanda biteceği de önemli. Başbakan seçimden sonraki iki yıl etüd yapılacağını söylüyor. Ardından en az iki yıl sürecek çevre hafriyatı ve sonunda kanal hafriyatı. Ve tüm çevrenin düzenlenmesi, binaların yapılması, köprüler, viyadükler.

Bu şu demektir ki, önümüzdeki 10 yıl boyunca İstanbul trafiği içinden çıkılmaz halde olacak."

YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.