Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 50 yıldan fazla bir süredir Ankara için gerçekleştirilmek istenen, halihazırda kararları ve projesi bulunan Atatürk Kültür Merkezi Projesi’ne yeni bir proje olarak yaklaşan genel bir plan öneriyor.
Projeye bu şekilde yaklaşılması TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından tepki ile karşılandı. Projenin fikrinin ve çizimlerinin çok öteden beri hazır da olması, bir kısmının uygulanmış bir kısmının da uygulanmayı bekliyor olması projenin baştan yapılmasını değil revizyonunu gerektirir diyen Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubeleri bu konu üzerine bir basın açıklaması yaptı;
“Atatürk Kültür Merkezi 50 yılı aşkın süredir Ankara için gerçekleştirilmek istenen bir fikirdir. Bugün gelinen noktada, üzerine projeler üretilen ve gerçekleştirilmesi yönünde önemli yol katedilen Kültür Merkezi Alanlarının bütünlüğü tehdit altındadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından AKM Alanlarının beş bölgesinin bütününü kapsayan genel bir proje yapılmaktadır, fakat;
-AKM Alanları için alınmış kararlar, hazırlanmış projeler mevcuttur
-Projeler uygulanmış, uygulanmakta ya da uygulanmayı beklemektedir
-AKM Alanları için yeni ve genel bir projeye değil, vizyon çalışmasına, varolan projeleri kapsayacak sağlıklı planlama kararlarına ve yarışma ile elde edilecek kentsel tasarım projesine ihtiyaç vardır
-AKM Alanları kültürel işlevlerle donatılmalı, bu işlevler zenginleştirilerek Başkente yakışır bir Kültür Merkezi elde edilmesi sağlanmalıdır
-AKM Alanları üzerine vizyon geliştirme ve karar verme yetki ve sorumluluğu ortaklaşa bir sorumluluktur ve yerel yönetimler, meslek odaları, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve kentliler ile birlikte ortaklaşa üstlenilmelidir.
Başkent için yarım yüzyılı aşkın süredir gerçekleştirilmeye çalışılan Kültür Merkezi fikri, Atatürk Kültür Merkezi olarak, Atatürk Kültür Merkezi Alanları içinde, önceden belirlenen ve daha da zenginleştirilecek kültür ve sanat işlevleri ile, yarışmalarla elde edilen projelerle ve çağdaş bir kültür başkenti için kurgulanacak vizyon çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkentine yakışır bir Kültür Merkezi Alanı, Ankara ve Ankaralılar için istek değil ihtiyaçtır.
AKM Alanlarının ne tür projelerle değerlendirileceği 2302 sayılı kanun ile belirlenmiştir.
(Kanunun 3üncü maddesinde (Değişik madde: 23/04/1981 - 2450/1 md.) “Bu alan içerisinde; Milli Mücadele tarihini, Türk Halk Kültürünü ve sanatlarını tanıtan yerler ve çeşitli müzeler, çeşitli sahneler ve toplantı salonları, sergi alanları, arşiv ve kitaplıklar, atölyeler ve benzeri yerlerden meydana gelen Atatürk Kültür Merkezi ile Milli Komitece saptanacak tesis ve alanlar bulunur. Bunların dışında Atatürk Kültür Merkezi alanına hiçbir yapı yapılamaz.” denilmektedir)
Bugün gelinen noktada Başkent Ankara’nın ve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin gündeminde yer alan, üzerinde bunca çalışılan, projeler üretilen ve gerçekleştirilmesi yönünde önemli yol katedilen Kültür Merkezi Alanlarının bütünlüğü tehdit altındadır.
Milli Komite’nin 09.12.2004 tarih ve 17 no’lu toplantısında “AKM Alanının beş bölgesinin bütününü kapsayan genel bir projenin plan ve maketiyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından dört ay içinde tamamlanmasına” karar verildiği ifade edilmektedir.
Fakat;
AKM Alanlarında uygulanacak projeler elde edilmiş, kimi uygulanmış, kimi uygulanmaya başlanmış, kimi uygulanmayı beklemektedir.
•Müze-Sergi-Folklor Binası
(1. Bölge): Filiz & Coşkun Erkal (1981) (uygulandı-1987)
•CSO Konser Salonu
(4. Bölge): Semra & Özcan Uygur (1992) (uygulama başladı)
•Kongre ve Kültür Merkezi
(1. Bölge): Azize& Özgür Ecevit (1995) (uygulanmadı)
Dolayısıyla, Milli Komite toplantısında alınan kararda ifade edildiği şekilde AKM Alanlarının beş bölgesinin bütününü kapsayan genel bir projeye değil, sağlıklı planlama kararlarlarına ihtiyaç vardır. Diğer yandan, AKM Alanları için hazırlanması istenen projelerin genel plan kararları olmadan, ihtiyaç duyulan işlevler belirlenmeden ve kamuoyunda konunun uzmanları ile tartışılmadan nasıl üretileceği bilinmemektedir. Endişe odur ki aynı kararda yer alan “genel bir proje” ifadesinin muğlaklığı, AKM alanlarının işlevlerinin 2302 sayılı kanun ile belirlenen Kültür Merkezi işlevlerinden farklılaştırılmasına zemin hazırlayacaktır.
AKM Alanları ile ilgili olarak geçen süre içinde kültür alanlarının işlevsel olarak zenginleştirilmesi kaçınılmazdır. Ancak bu zenginleştirme sürecininin, kamuoyu ile paylaşılan bir vizyon dahilinde ve uygun planlama süreçleri ile ele alınması çağdaş demokratik toplum olmanın gereğidir. Kente dair verilecek her kararda olduğu gibi AKM alanlarına ilişkin olan kararlarda da meslek odalarının, konu ile ilgili uzmanların, sivil toplum kuruluşlarının ve kentlilerin de söz sahibi olmalarının gereğinin hatırlanması ve hatırlatılması gerekmektedir. Ankara’nın başkentlik kimliğini yansıtacak kültür merkezinin tüm kentlilerin ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde ve aynı zamanda başkentin uluslararası prestijini artıracak şekilde kurgulanabilmesi ancak sözkonusu projelerin ortaklaşa oluşturulacak vizyon çerçevesinde ele alınması ile mümkündür. Kentin gelecekteki yapılanmasına ve başkentlik kimliğini yansıtacak şekilde dönüşümüne yön verecek olan bu türden bir vizyon çalışması, AKM alanlarının ve bu alanlarda yer alacak yapı ve etkinliklerin tüm kente ve kentlilere maledilmesinin de yolunu açacaktır. Böylesine bir vizyonun oluşturulmasında ise yalnızca parçacı, yapı boyutunu dikkate alan bir yaklaşım değil, Ankara kentinin gelişimini, geçirdiği başta banliyöleşme ve alışveriş merkezlerinin plansız çoğalması gibi dönüşümleri de sağlıklı bir şekilde değerlendirebilen, kent merkezini bütüncül olarak ele alan bir anlayış öne çıkarılmalıdır. AKM Alanlarına ilişkin yapılacak düzenlemelerin Ankara kentindeki merkezi iş alanlarının dönüşümünü kökten etkileyeceğini bilerek hareket edilmelidir.
Sonuç olarak;
1.Başkentler, ülkelerin ulusal kültür değerlerini yansıtan, bünyesinde barındırdığı entelektüel çevrenin ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayan, kentin ve ülkenin uluslararası prestijini sağlayan yapıların birincil mekanlarıdır.
2.AKM Alanları, Ankara’nın başkentlik kimliğini yansıtacak, Ankara’daki ulusal ve uluslararası entelektüel çevrenin olduğu kadar tüm kentlilerin de ihtiyaç duyduğu prestijli kültür yapıları ile bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
3.AKM Alanları ancak kültür ve sanat işlevleri ile zenginleştirilmeli, belirlenen işlevler dışında işlevlere hizmet etmemeli, özellikle alanların merkezi konumu nedeniyle ortaya çıkabilecek rant göz önünde bulundurularak farklı amaçlara hizmet edecek şekilde değerlendirilmemeli; alanlar üzerine alınacak kararlarda kültürel aktivite özü korunmak üzere işlev zenginliği sağlanmalı, AKM Alanlarının tasarımı üzerinden gerçekleştirilecek dönüşümü rant yönlendirmemeli, rantı kentsel tasarım ve kentsel yaşam yönlendirmelidir.
4.AKM Alanlarının kentsel kamusal alan kullanımı açısından değeri göz önüne alındığında, planlanandan farklı herhangi bir kullanım değişikliği ile yapısal yoğunluğu artırılmamalı, Başkent Ankara’nın kent bütünü ve açık alan sistemi içinde bu alanların önemi gözardı edilmemelidir.
5.AKM Alanları, Ankara’nın gelecekteki yapılanmasına yön verecek ve kentin bir kültür başkenti olarak dönüşmesine hizmet edecek potansiyele sahiptir ve AKM Alanları üzerine verilecek kararlar için bu potansiyeli ortaya çıkaracak bir vizyon kurgulanmalıdır.
6.AKM Alanları üzerine vizyon geliştirme ve karar verme yetki ve sorumluluğu, yerel yönetim organlarına olduğu kadar meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve kentlilere de tanınmalıdır.
7.AKM Alanları üzerine yeni planlama kararları alınacak ve yeni tasarımlar gerçekleştirilecek ise, yöntem kentsel tasarım yarışması düzenlemek olmalıdır. AKM Alanları için yarışma ile elde edilecek kentsel tasarım, çağdaş kentin, çağdaş başkentin kültürel ve sanatsal işlevlerini ön plana çıkarmalı, kültür merkezi kapsamında uygulanan, uygulamasına başlanan ya da sadece projesi elde edilmiş projelerin tümünü alanların kendi bütünlüğü ve kent bütünü içinde, yakın çevresindeki alanlar ile birlikte, yeniden değerlendirmeli, alanların Ankara’nın açık alan sistemi içindeki önemini göz önünde bulundurmalı ve yapısal yoğunluğu artırmamalıdır.
Başkent için yarım yüzyılı aşkın süredir gerçekleştirilmeye çalışılan Kültür Merkezi fikri, Atatürk Kültür Merkezi olarak, Atatürk Kültür Merkezi Alanları içinde, önceden belirlenen ve daha da zenginleştirilecek kültür ve sanat işlevleri ile, yarışmalarla elde edilen projelerle ve çağdaş bir kültür başkenti için kurgulanacak vizyon çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkentine yakışır bir Kültür Merkezi Alanı, Ankara ve Ankaralılar için istek değil ihtiyaçtır. “
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!29 Ocak 2011, 20:15Yazan: hero49AKM yıkılırsa artık diğer tarihi eseleri yıkma alışkanlığı oluşur.Burda önemli olan bir şeyin tarihi eser ünvanını nasıl aldığıdır.Bunu bilirsek bu problemler yaşanmaz.Ama işin içine siyaset girdi.Bir tarafta kendini çok bilmiş zanneden, ülkede sadece kendilerinin aydın olduğunu zanneden, bazı kişilerin adından çok yararlanmış ve hala devam edenler, diğer tarafta ise dini siyasete alet eden, piyonluk yapanların düşünceleri arasında geçiyor... (devamı)
30 Ağustos 2010, 19:56Yazan: semstAKM yi sıkıcı bulmanızı saygı ie karşılıyorum. Ancak bir de konuya yapının yapıldıgı tarihin Türkiye'si gözü ile bakarsanız görüşünüz değişecektir sanırım. Bu proje döneminde birçok yabancı dergide yeralmış, övgü ile konuşulan bir yapısı idi. Aradan geçen yaklaşık 40 yıla karşın benzer fonksiyondaki yapıların azlığı ve bezersizliğini de dikkate aldığınızda yapının korunması gerektiği gerçeği ile karşılaşırsınız... (devamı)
13 Ağustos 2010, 12:25Yazan: Emine MerdimBeral Madra'nın Radikal'deki yazısı: http://www.arkitera.com/h55724-post-degil-kohne-modernizm.html
28 Nisan 2010, 14:09Yazan: Emine Merdimİstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM ile ilgili basın açıklaması. Görüldüğü üzere, AKM’nin onarımı ve bu onarım için gerekli olan ödeneğin sağlanması sadece İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın sorumluluğunda değildir. Ajansımız tarafından AKM hesabına para aktarılabilmesi, Ajans Koordinasyon Kurulu kararına bağlı olup, bu husus Koordinasyon Kurulu’nun yetkisindedir... (devamı)
25 Şubat 2010, 15:41Yazan: Emine Merdim2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM süresi hakkında basın açıklaması: 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin onarımına yönelik “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Onarımına İlişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Arasında İşbirliği Protokolü” 8 Ekim 2008 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştı... (devamı)
24 Aralık 2009, 15:14Yazan: Emine MerdimHaber Türk'te bugün çıkan bir haber. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in açıklamaları: Muhteşem bir proje hazırladık. Çok spekülasyonu yapıldı bunun. Projeyi onaylattık, ihalesini yaptık. Kültür Emekçileri Sendikası yürütmeyi durdurma kararı aldı... (devamı)
14 Aralık 2009, 08:12Yazan: Omer YilmazDün Habertürk'teki köşesindeydi aşağıdaki Fatih Altaylı yazısı. Bir de maket fotoğrafı vardı ama internet sitesine o fotoğrafı koymamışlar. İlber Ortaylı da İBB binası yıkılmalı gibi bir şeyler demişti. Artık Murat Bardakçı'dan da bir yorum bekliyoruz. Taksim Opera Binası buydu TAKSİM'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yerine İstanbul'a yakışır bir opera binası ve yanında da bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söylüyorum ya... (devamı)
26 Ağustos 2009, 10:50Yazan: Derya YazmanAtatürk Kültür Merkezi'nin yenileme projesine imza atan mimar Murat Tabanlıoğlu, Radikal'da yayınlanan bir haberde yenileme projesi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Haberin devamı: 'Yapılmazsa AKM'ye yazık olur'
25 Ağustos 2009, 17:35Yazan: Omer Yilmazöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
25 Ağustos 2009, 16:04Yazan: Mehmet K. Özelöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!







