Haberler

Londra’nın Simge Binası: Swiss Re Tower

Tarih: 23 Haziran 2006 Kaynak: Telegraph Çeviren: Sinem Çetintürk
Londra silüetinde yüksekliği ve eğrisel formuyla dikkat çeken Swiss Re Tower ya da halk arasında daha çok bilinen adıyla “Erotic Gherkin” filme konu oldu. “Building the Gherkin” isimli filmde binanın nefret edilen bir objeden naıl bir ikona dönüştüğü anlatılıyor.

Londra kent merkezinde yer alan Norman Foster’ın binası son yıllarda inşa edilen en popüler bina olarak nitelendiriliyor.

2004 yılında tamamlanan yapı, Londra’nın finans merkezinde 25 yıl ardından inşa edilen ilk yüksek katlı bina. Swiss Re Tower, Big Ben, St Paul Katedrali veTower Bridge gibi kentin simge yapılarıyla birlikte metropolün silüetinde vazgeçilmez bir yere sahip.

Özellikle Londra’da çekilen “Temel İçgüdü 2” ve Woody Allen’ın “Match Point” gibi filmlerinde ağırlıklı rol oynamış. Bina kenti ziyaret eden turistler içinde mutlaka görülmesi gereken yapılar arasında yer alıyor.

“Building the Gherkin” isimli yeni belgeselin yönetmeni Mirjam von Arx “ İlk başta binanın yaratıığı tartışmaları unutmak kolay,” yorumunu yapıyor.

Elbette bina kadar mimarı Norman Foster’da yoğun eleştirilerden payına düşeni almıştı. Özellikle 180 metre yüksekliği ve ragbi topuna benzeyen formuyla St. Paul Katedrali’nin yakınlarında yer alması dini muhafazakâr gruplar tarafından yoğun eleştiri almıştı.

İsviçreli yönetmen Von Arx, özellikle aşırı milliyetçiler tarafından yapının İsviçreli sigorta şirketine ait olmasına üzerine basında çıkan “İsviçreliler Londra’yı yok etmek istiyor” başlıklarını hatırlatıyor.

Ancak tüm eleştirilere, olumsuz tepkilere rağmen bina inşaatın tamamlanmasının ardından kısa bir süre sonra kentin simgelerinden biri haline geldi.

Yönetmen, 2004 yılında çekilen “Simone Bitton’s Wall”dan farklı olduğunun “Builging the Gherkin”de hayal gücünün yarattığı strüktürlerin nasıl inşa edildiğinin anlatıldığı şiirsel bir keşfin yer almadığını ya da 2003 yılında Nathaniel Kahn''ın babası Louis Kahn''ın biografisini anlattığı “My Architect”ten farklı olduğunu söylüyor.

Von Arx, filmde bina strüktürü ya da yapım süreciyle ilgili çok fazla detaya yer verilmediğini söylerken filmin daha çok mimari süreci karmaşık bir pembe dizi gibi yansıttığını anlatıyor.

Tüm planlama ve inşaat tartışmalarını ve yatırımcıyı da içine alarak filmde yer vermek istediğini söyleyen yönetmen binanın kamusal bir yapı veya sanatçi tarafından ortaya konulan bir durum olmöadığını göstermenin önemini vurguluyor. “Çoğunlukla mimarlığın sanatsal bir objeden öte işlevselliği ile değerlendirilmelidir. Eğer bina ofis olarak kullanılabilir olmasıydı, o zaman başarısızlık olurdu. Ancak binada çalışanlar çalıştıkları mekandan memnunlar. Bina tepesinden giren ışık orta atriyumdan en alt katlara kadar ulaşıyor ve zeminde yer alan açık katlar açıklık hissi veriyor.

Dört yıldır bu film üzerinde çalışan Von Arx, yapının başarısına farklı bir açıklama getiriyor; “Şu anda Londra’nın siluetini Gherkin’siz düşünemiyorum. Onsuz Tower Bridge üzrinde yürümek sıkıcı olabilirdi. Binanın form itibariye yarattığı maskülen etkinin maço yönü olduğu kadar aslında bir o kadar da kadınsı.”

Film, Londra Mimarlık Bienali kapsamında İngiltere’de ilk defa gösterilecek. DVD’si Ağustos ayında piyasaya sürülecek.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.