Haberler

Mavilerin Kırmızıları Morlaştırdıkları Alanlar, Kentler

Tarih: 8 Temmuz 2005 Yazan: Pınar Gökbayrak
Charles Correa, UIA 2005 İstanbul Kongresi’nin üçüncü gününün en son ana konuşmacısıydı. Bir önceki konuşmacı Tadao Ando’nun ardından konuşmasını yapan Correa, Ando’nun sakin, hümanist ve iyimser tavrını da sunumunda devam ettirdi.

Oldukça kalabalık bir izleyici grubu tarafından takip edilen konuşmaya Charles Correa, UIA Kongresi’nin “Kentleri Kutlamak” temasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı ve sunumunu kentler üzerine kurdu. Genelde ihmal edilen Asya kentleri üzerinden örnekler vererek ve yer yer İstanbul’u ve Avrupa’nın önemli metropollerini örnekleri arasına katarak yaptığı sunumda, kentlerin enerji üretim mekanları olduğu için değerli olduğunu vurguladı.

Hinduizm felsefesindeki mandala felsefesinde yer alan, boş bırakılmış ve bütün enerjinin kaynağı olan bir merkez hissinin kent planlarında eskiden kentin önemli yapılarının bir meydan etrafında bir araya gelmesiyle oluştuğundan bahsederek, artık bu metafizik hissi ve mitik değerleri kaybetmeye başladığımıza değindi. “Günlük hayat katmanlarının ardında, o sistemi ayakta tutan gizli bir katmanın varlığı, o kenti kent yapandır,” diyen Correa için iki tip kent var: güzel kent ve kent gibi kent. Kent gibi kent olabilmek de, bu mitik değerleri ve efsaneyi taşıyabilmek anlamına gelir. Paris, San Francisco, İstanbul ve Sydney gibi kentlerin hem güzel kentler hem de kent gibi kentler oldukları için çok şanslı olduklarını söyleyen Correa diğer bu kadar şanslı olup her iki özelliği de taşımayan kentlerin bu ayrıma çok dikkat etmeleri gerektiğini ifade etti.

Kentin karmaşa ve yoğunluğunun bir enerji yarattığını ve ancak bu enerjiyle kent gibi kent olabileceğini düşünen Correa, bu noktada kendisine verilen bir örneği UIA katılımcıları ile de paylaştı: “Kırmızı” bireylerden oluşan her toplumda az sayıda “mavi” bireyler de vardır. Bu mavi bireyler farklıdır, Einstein de olabilir bu kişi, köyün delisi de. 250 nüfuslu bir köyde tek bir mavi birey varken, 100.000 kişilik bir kentte ise artık mavi kişilerin gruplaşmaya başlar ve yaydıkları enerjiyle çevrelerindeki kırmızıları da morlaştırırlar. Correa için kent gibi kent de, mavilerin kırmızıları morlaştırdıkları mekanlardır.

Artık mavi insanların birbirlerini internette bulduklarını da ekleyen Correa, internetin, kentte buluşmaların yerini tutup tutamayacağını da sorgulayarak, kente ve kentsel mekana gereken önemi vermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Mahatma Gandhi’nin bildiği en mavi insan olduğunu söyleyen Correa, Gandhi’nin çağrısını bir köyden asla yapamayacağı için fikirleriyle insanları ateşleyebileceği ve harekete geçirebileceği, bir enerji doğurabileceği bir yere; büyük bir kente gelerek çağrısını yaptığını da sözlerine ekledi.

Bu noktada, umutsuzluğun da önemli bir enerji potansiyeline sahip olduğunu söyleyen Correa için Amerika’ya göç eden umutsuz göçmenler de, Yeni Dünya’ya enerjilerini taşıyan mavi insanlardı ve ABD onlarsız düşünülemezdi.. Hayatta kalma mücadelesinin en büyük enerji olduğunu söyleyen Correa, bu nedenle kentlere olan göçün engellenip geri çevrilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Correa’nın İstanbul gibi göç alan bir kentte bu yorumu yapması oldukça dikkat çekiciydi fakat bu kadar hümanist ve iyimser bir tavır kulağa pek de objektif gelmiyordu. Göçlerin, lokomotif gibi kenti ileri götüren önemli bir ivme olduğuna inanan Correa, kentin yoğunluğunun doğru bir kanaldan değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu da ekledi. Banliyöleri ve gökdelenleri eleştirdiği temel noktanın da bu yoğunluktan yararlanamamaları olduğunu söyleyen Hintli mimar, konuşmasının başında değindiği gibi bir kültür efsanesi yaratılıp yaratılamayacağından emin olmadığını ama mimarların bu yoğunluğu bir potansiyel olarak doğru kullanıp etkileşim yaratabileceklerini belirtti.

Correa konuşmasını sonlandırırken kentleri; pek çok yeteneği barındırdıkları ve ayrıca üretebildikleri, ekonomik büyüme aracı oldukları, hiçbir şeyi olmayanlara ümit ve özgürlük mekanları sağladıkları ve bu nedenle yaşamsal oldukları için kutlamak gerektiğini ifade etti. “Kentleri hep beraber kutlayalım,” diyen Correa’nın konuşması çizdiği iyimser ve hümanist tablonun ardında bazı sorular da uyandırarak sona erdi.
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.