
5 yıl önce Canan Residence ile inşaat sektörüne giren Necati Akyazıcı, binaların en az 100 yıl dayanacak şekilde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
İnşaatçı bir aileden gelen ve kendisi de inşaat mühendisi olan Canan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Necati Akyazıcı, dört yıldan beri üzerinde çalıştığı Canan Residence'ın gelecekte de var olmasını istediğini dile getirerek "Yapılan binalar en az 100 yıl dayanmalı" dedi.
Orta gelirlilerin, genellikle tüm hayatları boyunca sadece bir kez konut alabildiklerinin altını çizen Akyazıcı, "Orta gelirli kesimde kalite yükseliyor. Ama binalar, en az 100 yıl dayanacak şekilde inşa edilmeli. Ne yazık ki, Türkiye'de 70'lerde yapılan konutların yüzde 80'i yıkılması gereken yapılardan oluşuyor. Dönemin yapılarının önemli bir bölümü, o günkü teknik şartları bile karşılamaktan uzak. Bu, Türkiye'nin deprem ülkesi olması gerçeği karşısında ikinci bir felaket gibi duruyor. Bir İstanbul depremi ekonomiye 50 milyar dolar yüklerse durum felaket olur' dedi.
Türkiye'nin deprem riski karşısında gerekenlerin yapılmadığına işaret eden Akyazıcı, "Son deprem sonrasında bırakın binaları yıkmayı, güçlendirmeler bile yapılamadı" dedi.
‘Avrupa'nın gerisindeyiz'
Sosyal konutlar ve Türkiye'de halen pek çok yapıda bu tür sorunların yaşanmasının ana nedenlerinden biri olarak teknik şartnamelerde Avrupa'nın çok gerisinde kalınmasını gösteren Akyazıcı, şöyle konuştu: "Ancak, çevre, izolasyon, su, ses ve ısı yalıtımı, ısınma teknolojileri gibi konularda Türkiye, yönetmelikleri yeni yeni kullanmaya başladı. Bu tür çalışmaların maliyeti ilk aşamalarda yüksek gibi görünse de ilerleyen zamanlarda büyük tasarruflar sağlıyor" diye konuştu.
Ancak, yasal yönden ilerlemeler sağlansa da bu yöndeki pek çok yönetmeliğin kağıt üzerinde kaldığına dikkat çeken Akyazıcı, "Enerji cep yakmaya başlayınca binaları mantolamaya başladık. Şu anda yapılanlar yalıtım mantığının en alt basamağı aslında. He yerde olduğu gibi yalıtımda da kullanılan malzemelerin kalitesi çok yükseldi. Su sarfiyatı, ses iletişimi, armatürlerin su kullanımı gibi konularla yapılan tasarruflar ülkeye yayıldığında rakamlar çok büyüyor. Tüketici artık bunları çabuk öğreniyor ve sorgulayarak projede bunları istiyor" dedi
‘Beş yılda değişim yaşandı'
Özellikle son beş yılda inşaat sektöründe faaliyet gösteren belli şirketlerin dönüşüm başlattığına dikkat çeken Akyazıcı, bu şirketlerin ürettikleri konutların inşaat ve malzeme kalitesi açısından aşama kaydettiğini savundu. Akyazıcı, artık bu tip konutlarda bir yaşam alanı sunan sosyal donatıların da standart hale gelmeye başladığını belirtti.
Öte yandan üretilen sosyal konutlar için bunların söylenemeyeceğinin altını çizen Akyazıcı, "Türkiye'de yapılan sosyal konutlar, 1970'lerin binalarına göre çok iyi olmasına rağmen, günün ihtiyaçlarını karşılamıyor" dedi.
‘Sektörde kalıcı olacağız'
Kendilerinin de Canan Yapı olarak 100 yıl dayanabilecek yapıları inşa etmeyi ilke edinerek çalıştığını ifade eden Akyazıcı, "Ümraniye Şerifali'de 12 bin 600 metrekare arsa üzerinde inşa ettiğimiz Canan Residence, kalitede fark yaratmış bir projedir. Projemizde ölçekten ziyade niteliğe önem verdik. Zaten bundan sonra da çok konut yapmayı hedeflemiyoruz. Nitelikli projelerin içinde olacağız. Şu anda yüzde 60'ını sattığımız Canan Residence'den sonra da yine bu şekilde çalışmalarımızı yürütmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
‘Yabancılar yatırımı gayrimenkule yapıyor'
Türkiye'deki gayrimenkul sektörünün yabancı yatırımcı ve inşaat üreticileri için halen kazançlı bir alan olduğunu dile getiren Canan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Necati Özyazıcı, bu fonların beklemede olduğunu ve yatırımları için Türkiye'yi tercih ettiklerini belirtti. Akyazıcı, yabancı yatırımcıların Avrupa'daki düşük getiri yerine Türkiye'de gelişme potansiyelini tercih ettiklerini belirtti.






