Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

‘Bu utanç abidesi yıkılmalı’

Tarih: 18 Haziran 2007 Kaynak: Akşam Yazan: Nebahat Koç
Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, Belediye Sarayı binası için söylediği “O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirdi. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için kara bir lekedir. Bu binanın hangi eserler yıkılarak oraya yapıldığını İstanbullular bilmiyor” sözleri mimarlık tarihçileri tarafından doğru bulunmadı.

Depremde duvarları çatladı
Uzmanlar, tarihi kalıntıları korumanın mimarların sorumluluğu altında olmadığını ve bir binayı güzel ya da çirkin olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu belirterek, söz konusu binanın Türk mimarlık tarihinde bir dönemin başlangıcı ve tüm dünyanın kabul ettiği uluslararası üslubun ilk ve düzeyli bir örneği olduğunu söylediler.

Bu açıklamalardan sonra sözlerini daha da sertleştiren Ortaylı, “Bu bina çirkin ve tarihe çevreye uymuyor. Koridorları, odaları hapishane gibi. Depremde zarar gördüğü, duvarlarında çatlaklar oluştuğu için de yıkılması şart. Güçlendirilmesi için trilyonlar gerekir.

Bu bir kültür işi. Bu binayı savunan Afife Batur ve öteki mimarlar, İTÜ’de okurken kaç kez sur içine gittiler de oraları alıcı gözle gördüler. Sadece bir kez ders için gitmişlerdir. Sur içinde yaşamayan İstanbul’u anlamaz. Bunu anlamak için orada oturmak lazım. Bu bir kültür meselesi” dedi.

Öncü ve düzeyli bir yapı
Biz mimarlık tarihçileri, binalara güzel ya da çirkin diye değil, temsil ettikleri içerik açısından bakarız. Belediye Sarayı, 1950’lerde bütün dünyanın kabul ettiği uluslararası üslubun ilk ve düzeyli örneklerinden biridir. Türk mimarlık tarihinde bir dönemin başlangıç yapısıdır. Kişisel yargılardan kaçınarak belediye binasının bir dönemin öncüsü olduğunu söylemek mümkün. Hangi yapılar yıkılarak yapıldığı konusu ise ayrı. O konu döneminin imar kurallarına hazırlayan kişilerin suçu olabilir. Bugün de birçok yeni bina yapılıyor ve birçok tarihi kalıntı yok ediliyor. Bunu o yapının mimarına mal etmek doğru değil.

Orada dedemin köşkü vardı ama iki konu farklı

Ayasofya yapılırken antik Yunan mabetlerinin sütunları istanbul’a getirilmiş, Osmanlı da Bizans yapılarını sökerek yeni binalar yapmış. Kültür katmanları gibi yapılar da kalıntılar üzerine yapılmıştır. İlber Bey’in dediği yerde benim de dedemin köşkü vardı. O zamanlar orada İstanbul’un en seçkinleri yaşardı. Buraları belediye istimlak etmişti. Ortaylı’nın hassasiyetini anlıyorum ama burada iki konuyu ayırmak lazım. Bu bir... İkincisi, binanın mimarisinde 1950’li yıllarda tüm dünyaya hakim olan uluslararası uslübün özellikleri görülüyor. Bu da çok önemli. Hilton Oteli de o zamanın eseri. O zaman yatay bloklar, dikdörtgen bloklar hakimdi.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!

9 Şubat 2008, 13:22Yazan: ssssEğer Sayın İlber Ortaylı'nın dediği gibi o binayı yapmak için bir daha asla geri gelemeyecek olan eski eserler yıkıldıysa; evet yıkılanların yerine yapılan bir utanç abidesidir. Tıpkı Konya daki valilik binası(denildiğine göre bir külliyenin bazı yapılarının yıkılması sonucu ortaya çıkan taşları ile yapılmıştır) ve Elazığ'daki bazı kamu yapılarında(Harputta ki taş evlerin yıkılıp Elazığ ovasına indirilmesi sonucu yapılmış olanlar) olduğu gibi... (devamı)

9 Şubat 2008, 01:50Yazan: bunebuOkuduğum bir kitaptan -hasbelkader- aklımda kalmış. Cihannüma denen şeyin ne olduğunu öğrenmişim. Bir gün Maslak'taki bir gökdelenin aynı zamanda sahibi olan bir mimar ile konuşurken konu bu bilgiyi kullanabileceğim bir noktaya gelmiş ve bu kavramı bilmediğini görünce şaşırmıştım... (devamı)

22 Haziran 2007, 13:43Yazan: ayasofyaİşler çetrefilleşiyor. Bunu bilmem ne belediye başkan vekili, Zorlu'ya "At üstünde Fatih Sultan Mehmet şeklind gökdelen yapılsn" diye öneride bulunduğunda gülüp geçmemiz ama söz konusu İlber Ortaylı olunca biraz şaşırmamız ve eleştirinin fikir beyan etmekten öte gittiğini görmemizden kaynaklandığı ortada... (devamı)

21 Haziran 2007, 13:22Yazan: cbekleyen1- İlber ORTAYLI benim hiçbir zaman Öğretmenim olmadı,
2- Görsel medya üzerinden, zaman zaman, kısmen dinlemişim dir,
3- Osmanlı Tarihi üzerine yaptığı araştırma ve incelemeleri bilimsel anlamda takdire şayandır,
4- Hiçbir zaman da eleştirilemez ve her dediği de doğrudur sonucuna da ulaşmak biraz fazla Osmanlılık anlamını da taşımıyor mu?
5- Kendisi sandrazam değildir, ülkemin bilimsel kurum alanlarında uzman kişilere ne kadar anlam ve değer verildiği koca bir sorudur? herzaman siyasi kararları verebilen güçler sonuç almışlardır,
6- Bulunduğumuz çağda bilhassa görsel,işitsel ve yazılı basın toplumu etkileme de çok önemli bir güç olmuştur,bilimsel anlamı ve sözleri ile sonuçlara hükmeden fikirlerin açıklandığı ortamlarda bir sürü ünvanı kendisinde barındırdığını idda edenlerin de amacı aşan açıklamalar da bulunması kendi değerlerinin geldiği noktayı bütün çıplaklığı ile ortaya koyar ve sorumluluktan da açıklamayı yapan kişiyi soyutlamaz,
7- T... (devamı)

21 Haziran 2007, 10:20Yazan: Omer YilmazHoca bu binanın yıkılması gerektiğine dair birşey söylemiyor. Binanın çirkin olduğunu, utanç abidesi olduğunu, oraya yapılırken bazı eserlerin yıkıldığını söylüyor. Müsaade edin de mimarlık tarihini çoğumuzdan daha iyi bilen bir insanın bunları söylemeye hakkı olsun...Tam da üzerine geldi... (devamı)

21 Haziran 2007, 10:14Yazan: Omer YilmazBu tartışmaların içinde yanlış olduğunu düşündüğüm bazı şeyler var: [LIST] [*]Akşamdaki kimin söylediği belirsiz haberde "tarihi eserleri korumak mimarların görevi değildir" ifadesi var; İBB binasının altında kalmış olan eserleri göstererek. Acaba öyle midir? Korumacılığı mimarlar yapmayacaksa kim yapacaktır? [*]Tarihçiler bina eleştiremez demek doğru mu? Eğer bir binayı güncel sorunları ile eleştirecekse belki doğru olabilir... (devamı)

21 Haziran 2007, 09:51Yazan: ayasofyaİlber Ortaylı'yı sayar severiz. Ancak bir bina için mimari eleştirisi ancak bir tarihçi kadar olur. Mimar kadar olamaz. Bir siyasetçinin tarih hakkında yorum yapmaması fikir beyan etmemesi gerektiğini söylemesi gibi. İlber Hoca, Ermeni Soykırımı iddasını yalanlayanların ceza alması gibi bir kararı onadığında Fransa Parlamentosuna kendine has tavrı ile öyle bir verip verdirmiştir ki biz de tebessümlerle seyretmiştik... (devamı)

20 Haziran 2007, 16:34Yazan: Omer YilmazBu haberde yazar tarafından "uzmanlar" ve seslendiren tarafından "biz mimarlık tarihçileri" olarak tanımlanan kimdir? Anlayan var mı?

20 Haziran 2007, 15:48Yazan: Ömer KanıpakAkşam gazetesinde Nebahat Koç'un daha kapsamlı bir haberi var. Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, Belediye Sarayı binası için söylediği “O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirdi. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için kara bir lekedir... (devamı)

20 Haziran 2007, 13:00Yazan: asteria
Merhaba,

Benim merak ettiğim ise İlber Ortaylı'nın tüm konuşmasının bu sözlerden mi ibaret olduğudur. "Yıkılsın" dememiş bu kısa alıntı içerisinde, ama bu binanın zamanında yapılabilmesi için başka binaların / eserlerin yıkılmış olduğunu belirtmektedir. Belki de o eserlerin kolayca gözden çıkarılmış olmasını 'İstanbullular için bir utanç abidesi' olarak görmektedir... (devamı)

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Şubat 2012>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29        
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.