Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Belediye Sarayı elbette yıkılmalıdır!

Tarih: 19 Haziran 2007 Kaynak: Akşam Yazan: Engin Ardıç
Bir yakınım hayatında ilk kez Paris’e gitmişti, döndü bana dedi ki: “Yahu niçin orada burada otel arıyorsun, şehrin tam göbeğinde koskocaman, harika bir otel var... Paris’in en güzel oteli... Niçin orada kalmıyorsun?”

Şaşırdım. Kırk yıldır gider gelirim, haberim yok. “Hangi otelmiş bu?”dedim.

“Şehir Oteli canım,”dedi, “Hotel de Ville!”

Belediye Sarayı’nı otel sanmıştı, çünkü “hotel”kelimesinin taa ortaçağdan gelen eski ve asıl anlamını, bunun “konak”olduğunu bilmiyordu. Bilmek zorunda da değildi tabii.

Oysa biz, tam tersine, “konak” ismini devlet yapılarına ayırmış (hükümet konağı), belediye binalarına “saray”adını uygun görmüş insanlarız. Halkın öz temsilcileri sarayda, “vali paşa”da, ağalara beylere yakışır konakta!

Adliyeler de Avrupa’da saraydır (Palais de Justice), bizde yalnızca bina (Adliye Binası)... Türkiye’de hukukun üstünlüğünün kollektif bilinçaltında ne kadar geçerli olduğunu buradan anlayınız.

Ne kadar demokratik, değil mi? Kafaların içinde bir “zihniyet devrimi”yapılmış bile..

Tabii ama, belediye saraylarının kıçıma benzememesi şartıyla!

Kanıtı kolaydır: Gidin bakın, girmek istediğiniz Avrupa Birliği ülkelerinin adliye ve belediye yapılarına, dönün bir de bizimkilere bakın.

Bu tartışma, AKM’nin yanısıra İstanbul Belediye Sarayı’nın da yıkılmasının önerilmesiyle alevlendi.

Yıkıp yerine daha iyilerini yapacaklar, fakat entellerimiz “sırf AKP’ye karşı çıkmış olmak için”taş koyuyorlar. (İstanbul’da bir daha belediye seçimlerini kazanamayacaklarını da çok iyi biliyorlar tabii.)

Yaşama tarzları budur. Ne öldürürler, ne umdururlar.

Devlet kapitalizmini solculuk, bürokrat faşizmini ilericilik sandıkları gibi, “çivi çaktırmamak”direncini de marifet bilirler.

Çok açık söyleyelim, evvelce de yazmıştık: AKM olsun, Belediye Sarayı olsun, çirkin ve sevimsiz binalardır. AKM’nin üstelik akustiği de bozuktur.

AKM bir zevksizlik, belediye de, Profesör İlber Ortaylı’nın deyimiyle bir “utanç abidesidir”.

Oylarını CHP’ye vermeye hazırlanan bazı laik mimarlarımız uyuzluk ediyorlar ama bunlar mutlaka yıkılmalı ve yerlerine çok daha güzel, çok daha görkemli yenileri yapılmalıdır. Bu inşaat faaliyetinden kimin kaç lira kazanacağı beni ilgilendirmez. (Çünkü “memur beynine”göre para kazanmak da ayıptır.)

Fakat endişe etmesinler, ulusalcılar nasıl olsa bir katakulli çevirip iktidara gelince elbette bunlara dokunulamayacak, çünkü dokunmaya yeltenenler o zaman belki de kodeste bulunacaklar!

Belediye Sarayı’nın yapılışını hatırlarım... Önünde upuzun bir tahta perde vardı, köşeden de Saraçhane-Taksim dolmuşu kalkardı... Ellili yıllar... Taksim’de de “opera binasının”kaba inşaatının yıllarca ve yıllarca kapkara ve çirkin bir iskelet gibi sırıttığını hatırlarım, tepesinden ışıklı haberler geçerdi, sonra Sular İdaresi’nin duvarına aldılar.

Oysa şimdi bu yıkım işinin, cici mimarlarımıza şirin gelmesi gereken bir yanı da var: Bunlar Adnan Menderes’in marifetleridir.

Yani paşa babalarının has adamı Dr. Lütfi Kırdar’dan bize yadigâr değildirler. (Aynı doktor sonraları saf değiştirip Demokrat Parti’ye girmiş, Yassıada’da da yatmıştı ama zarar yok, “eserleri”Milli Şef döneminin kalıntılarıdır.)

Fakat sırf AKP’ye karşı çıkmak için belediye binasının yenilenmesi fikrini beğenmeyen Prof. Dr. Afife Batur da demiş ki: “Biz mimarlık tarihçileri, binalara güzel ya da çirkin diye değil, temsil ettikleri içerik açısından bakarız.”

Sırf bu sözüyle bile “mimarlık tarihinin tarihine”geçmiştir de, burada içerik de sizin partiye aykırı yahu, niçin mızmızlanıyorsunuz? Menderes devrinin kalıntıları yıkılacak, sevinmeniz gerekir.

Yoksa içerik açısından, örneğin Viyana’da savaştan sonra o güzelim operanın tam karşısına kondurdukları o aşağılık iş hanını, Mozart’ın evinin yerine yapılan o berbat süpermarketi de mi beğeniyorsunuz hanımefendi? Estetiğe bakmazmışsınız da, kendiniz söylediniz.

Biz sosyaldemokrat mimar olmadığımız için, bakarız.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!

9 Şubat 2008, 13:22Yazan: ssssEğer Sayın İlber Ortaylı'nın dediği gibi o binayı yapmak için bir daha asla geri gelemeyecek olan eski eserler yıkıldıysa; evet yıkılanların yerine yapılan bir utanç abidesidir. Tıpkı Konya daki valilik binası(denildiğine göre bir külliyenin bazı yapılarının yıkılması sonucu ortaya çıkan taşları ile yapılmıştır) ve Elazığ'daki bazı kamu yapılarında(Harputta ki taş evlerin yıkılıp Elazığ ovasına indirilmesi sonucu yapılmış olanlar) olduğu gibi... (devamı)

9 Şubat 2008, 01:50Yazan: bunebuOkuduğum bir kitaptan -hasbelkader- aklımda kalmış. Cihannüma denen şeyin ne olduğunu öğrenmişim. Bir gün Maslak'taki bir gökdelenin aynı zamanda sahibi olan bir mimar ile konuşurken konu bu bilgiyi kullanabileceğim bir noktaya gelmiş ve bu kavramı bilmediğini görünce şaşırmıştım... (devamı)

22 Haziran 2007, 13:43Yazan: ayasofyaİşler çetrefilleşiyor. Bunu bilmem ne belediye başkan vekili, Zorlu'ya "At üstünde Fatih Sultan Mehmet şeklind gökdelen yapılsn" diye öneride bulunduğunda gülüp geçmemiz ama söz konusu İlber Ortaylı olunca biraz şaşırmamız ve eleştirinin fikir beyan etmekten öte gittiğini görmemizden kaynaklandığı ortada... (devamı)

21 Haziran 2007, 13:22Yazan: cbekleyen1- İlber ORTAYLI benim hiçbir zaman Öğretmenim olmadı,
2- Görsel medya üzerinden, zaman zaman, kısmen dinlemişim dir,
3- Osmanlı Tarihi üzerine yaptığı araştırma ve incelemeleri bilimsel anlamda takdire şayandır,
4- Hiçbir zaman da eleştirilemez ve her dediği de doğrudur sonucuna da ulaşmak biraz fazla Osmanlılık anlamını da taşımıyor mu?
5- Kendisi sandrazam değildir, ülkemin bilimsel kurum alanlarında uzman kişilere ne kadar anlam ve değer verildiği koca bir sorudur? herzaman siyasi kararları verebilen güçler sonuç almışlardır,
6- Bulunduğumuz çağda bilhassa görsel,işitsel ve yazılı basın toplumu etkileme de çok önemli bir güç olmuştur,bilimsel anlamı ve sözleri ile sonuçlara hükmeden fikirlerin açıklandığı ortamlarda bir sürü ünvanı kendisinde barındırdığını idda edenlerin de amacı aşan açıklamalar da bulunması kendi değerlerinin geldiği noktayı bütün çıplaklığı ile ortaya koyar ve sorumluluktan da açıklamayı yapan kişiyi soyutlamaz,
7- T... (devamı)

21 Haziran 2007, 10:20Yazan: Omer YilmazHoca bu binanın yıkılması gerektiğine dair birşey söylemiyor. Binanın çirkin olduğunu, utanç abidesi olduğunu, oraya yapılırken bazı eserlerin yıkıldığını söylüyor. Müsaade edin de mimarlık tarihini çoğumuzdan daha iyi bilen bir insanın bunları söylemeye hakkı olsun...Tam da üzerine geldi... (devamı)

21 Haziran 2007, 10:14Yazan: Omer YilmazBu tartışmaların içinde yanlış olduğunu düşündüğüm bazı şeyler var: [LIST] [*]Akşamdaki kimin söylediği belirsiz haberde "tarihi eserleri korumak mimarların görevi değildir" ifadesi var; İBB binasının altında kalmış olan eserleri göstererek. Acaba öyle midir? Korumacılığı mimarlar yapmayacaksa kim yapacaktır? [*]Tarihçiler bina eleştiremez demek doğru mu? Eğer bir binayı güncel sorunları ile eleştirecekse belki doğru olabilir... (devamı)

21 Haziran 2007, 09:51Yazan: ayasofyaİlber Ortaylı'yı sayar severiz. Ancak bir bina için mimari eleştirisi ancak bir tarihçi kadar olur. Mimar kadar olamaz. Bir siyasetçinin tarih hakkında yorum yapmaması fikir beyan etmemesi gerektiğini söylemesi gibi. İlber Hoca, Ermeni Soykırımı iddasını yalanlayanların ceza alması gibi bir kararı onadığında Fransa Parlamentosuna kendine has tavrı ile öyle bir verip verdirmiştir ki biz de tebessümlerle seyretmiştik... (devamı)

20 Haziran 2007, 16:34Yazan: Omer YilmazBu haberde yazar tarafından "uzmanlar" ve seslendiren tarafından "biz mimarlık tarihçileri" olarak tanımlanan kimdir? Anlayan var mı?

20 Haziran 2007, 15:48Yazan: Ömer KanıpakAkşam gazetesinde Nebahat Koç'un daha kapsamlı bir haberi var. Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, Belediye Sarayı binası için söylediği “O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirdi. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için kara bir lekedir... (devamı)

20 Haziran 2007, 13:00Yazan: asteria
Merhaba,

Benim merak ettiğim ise İlber Ortaylı'nın tüm konuşmasının bu sözlerden mi ibaret olduğudur. "Yıkılsın" dememiş bu kısa alıntı içerisinde, ama bu binanın zamanında yapılabilmesi için başka binaların / eserlerin yıkılmış olduğunu belirtmektedir. Belki de o eserlerin kolayca gözden çıkarılmış olmasını 'İstanbullular için bir utanç abidesi' olarak görmektedir... (devamı)

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Şubat 2012>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29        
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.