10. Uluslararası İstanbul Bienali başlayalı 10 gün oldu. Okullar açıldı, trafik felaket, sıcaklar da bir türlü azalmadı derken, görünen o ki İstanbullular hayat gailesinin içinde bienali ihmal etmedi. Mekânlar ziyaretçi konusunda hiç de sıkıntıda değil. İMÇ zaten her daim kalabalık. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ve Antrepo’da da günün her saatinde hareketlilik var. Bienalin küratörü Hou Hanru önce AKM’yi gezin demişti, biz de önerisine kulak verdik ve ziyaretimize bu mekândan başladık.
Yıkılsın/yıkılmasın
AKM’deki bütün işler “Yakmalı mı, Yakmamalı mı?” üst başlığında toplanmış. Zira Hanru, AKM etrafında dönen yıkılsın/yıkılmasın/restore edilsin tartışmalarıyla yakından ilgilenmiş, hatta hayli iddialı bir cümle kurmuş bienal kitapçığında:
“... Bu son derece ilginç bina şimdi ölümcül bir krizle karşı karşıya; popülist siyasi iktidarla el ele ilerleyen neo-liberal ekonomik iktidarın gücü tarafından nezihleştirilme tehdidi gündemde.”
Bu tehdide karşı koymak isteyen küratör, mekânda yer alacak sanatçılardan AKM’nin akıbeti konusuna odaklanmalarını istemiş. Amaç, binayı halka tekrar tanıtıp tartışmayı genişletmek... Her ne kadar halka bienal üzerinden ulaşmak biraz romantik görünse de Hanru’nun çabasının sonucunu merakla bekliyoruz.
Konuşan yapı
AKM’de 15 sanatçının işleri yer alıyor. Bu işler içinde özellikle ilgimizi çekenlerden biri Erdem Helvacıoğlu’na ait.
Çalışmasında hiçbir görsel öğeye yer vermeyen sanatçı, üst fuayeye yerleştirdiği hoparlörlerle katılıyor bienale. “Sessiz Duvarlardaki Hatıralar” adlı işte hoparlörlerden AKM’de şu ana kadar gerçekleştirilen gösterilerin kayıtları, boş mekânın sesi ve çeşitli kişilerle AKM hakkında yapılan röportajlar dinlenebiliyor.
Diğer sanatçıların yapıtlarını izlemek için fuayeyi dolaşırken size bu sesler eşlik ediyor. Sanki AKM sizinle konuşuyor ve duvarlara sinmiş anılar vücut buluyor bu seslerde. İnsan şu soruyu soruyor kendine: Konuşan bir yapıyı yıkmak, çığlık atan birine vurmak gibi midir acaba?..
Everest ferahlatıyor
Bu sesleri dinlerken karşınıza bir buz tepeciği çıkıyor. Yanında da çadırlar, uyku tulumları, anoraklar, botlar... AKM fuayesindeki halıların üzerinde hem de. İşin adı “88481.86”, yaratıcısı Xu Zhen. 2005 yılının ağustos ayında Everest’in 8848.13 metrelik zirvesine tırmanan Zhen ve ekibi, zirvenin en üst kısmını kesmeyi ve dağdan indirmeyi başarmışlar.
Burada sergilenenler ise bu serüvende kullandıkları malzemeler, Everest Dağı’nın en üst 1.86 metrelik kısmı, ekibi zirveyi keserken gösteren bir video belgesel ve 22 kare fotoğraf...
AKM’nin ziyaretçilerini kan ter içinde bırakan ortamında Everest’in karlı tepesini izlemek insanın gerçeklik duygusunu şaşırtıyor açıkçası.
AKM’nin kaderi
Mekânda yer alan fotoğraflar, video çalışmaları ve enstalasyonlar arasında bir diğer ilginç iş ise Els Opsomer’e ait.
Fuayenin iki yanında kalan bağımsız bölmelerden biri “Hayatta Kalma Mücadelesinin Gölgeleri/ Etrafımda (AKM için)” adını taşıyan bu yerleştirmeye ayrılmış. Solda büyük bir perdede 1970’teki AKM yangınından bir kare, ortada beyaz bir masa, onun iki yanında da slayt perdeleri yer alıyor. İş, AKM’nin kaderini araştırıyor.
Slayt gösterisi, inşaatından bugüne fotoğraflarını sergilerken masanın üzerinde duran kitaplar da bilgi veriyor bina hakkında. Bu masaya oturup AKM hakkında kafa yormanızı bekliyor Opsomer. Böylece siz de dahil oluyorsunuz bu yerleştirmeye.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!29 Ocak 2011, 20:15Yazan: hero49AKM yıkılırsa artık diğer tarihi eseleri yıkma alışkanlığı oluşur.Burda önemli olan bir şeyin tarihi eser ünvanını nasıl aldığıdır.Bunu bilirsek bu problemler yaşanmaz.Ama işin içine siyaset girdi.Bir tarafta kendini çok bilmiş zanneden, ülkede sadece kendilerinin aydın olduğunu zanneden, bazı kişilerin adından çok yararlanmış ve hala devam edenler, diğer tarafta ise dini siyasete alet eden, piyonluk yapanların düşünceleri arasında geçiyor... (devamı)
30 Ağustos 2010, 19:56Yazan: semstAKM yi sıkıcı bulmanızı saygı ie karşılıyorum. Ancak bir de konuya yapının yapıldıgı tarihin Türkiye'si gözü ile bakarsanız görüşünüz değişecektir sanırım. Bu proje döneminde birçok yabancı dergide yeralmış, övgü ile konuşulan bir yapısı idi. Aradan geçen yaklaşık 40 yıla karşın benzer fonksiyondaki yapıların azlığı ve bezersizliğini de dikkate aldığınızda yapının korunması gerektiği gerçeği ile karşılaşırsınız... (devamı)
13 Ağustos 2010, 12:25Yazan: Emine MerdimBeral Madra'nın Radikal'deki yazısı: http://www.arkitera.com/h55724-post-degil-kohne-modernizm.html
28 Nisan 2010, 14:09Yazan: Emine Merdimİstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM ile ilgili basın açıklaması. Görüldüğü üzere, AKM’nin onarımı ve bu onarım için gerekli olan ödeneğin sağlanması sadece İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın sorumluluğunda değildir. Ajansımız tarafından AKM hesabına para aktarılabilmesi, Ajans Koordinasyon Kurulu kararına bağlı olup, bu husus Koordinasyon Kurulu’nun yetkisindedir... (devamı)
25 Şubat 2010, 15:41Yazan: Emine Merdim2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM süresi hakkında basın açıklaması: 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin onarımına yönelik “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Onarımına İlişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Arasında İşbirliği Protokolü” 8 Ekim 2008 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştı... (devamı)
24 Aralık 2009, 15:14Yazan: Emine MerdimHaber Türk'te bugün çıkan bir haber. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in açıklamaları: Muhteşem bir proje hazırladık. Çok spekülasyonu yapıldı bunun. Projeyi onaylattık, ihalesini yaptık. Kültür Emekçileri Sendikası yürütmeyi durdurma kararı aldı... (devamı)
14 Aralık 2009, 08:12Yazan: Omer YilmazDün Habertürk'teki köşesindeydi aşağıdaki Fatih Altaylı yazısı. Bir de maket fotoğrafı vardı ama internet sitesine o fotoğrafı koymamışlar. İlber Ortaylı da İBB binası yıkılmalı gibi bir şeyler demişti. Artık Murat Bardakçı'dan da bir yorum bekliyoruz. Taksim Opera Binası buydu TAKSİM'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yerine İstanbul'a yakışır bir opera binası ve yanında da bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söylüyorum ya... (devamı)
26 Ağustos 2009, 10:50Yazan: Derya YazmanAtatürk Kültür Merkezi'nin yenileme projesine imza atan mimar Murat Tabanlıoğlu, Radikal'da yayınlanan bir haberde yenileme projesi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Haberin devamı: 'Yapılmazsa AKM'ye yazık olur'
25 Ağustos 2009, 17:35Yazan: Omer Yilmazöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
25 Ağustos 2009, 16:04Yazan: Mehmet K. Özelöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!






