Haberler

M1 Meydan Alışveriş Merkezi

Tarih: 15 Ekim 2007

Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi

Metro Group Asset Management’ın (MAM) 2007’de açılan son alışveriş merkezi projesi olan M1 Meydan, İstanbul’da “şehir meydanı” konsepti baz alınarak yapılan ilk alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor. Ümraniye’nin Çakmak Mahallesi ile Çekmeköy - Şile yol ayrımının kesiştiği noktada bulunan M1 Meydan, 2. köprü başta olmak üzere tüm yol bağlantılarına çok yakın olmasından ötürü, İstanbul’un tüm semtlerinden ulaşımın kolayca yapılabildiği bir konumda. İstanbul’un en hızlı gelişen ve değişen bölgelerinden biri olan Ümraniye - Çekmeköy genelinde yaşayan, farklı gelir düzeylerinden insanların, yeşil bir topoğrafyanın ortasındaki insan ölçeğinde bir meydanda buluşması planlandı. Büyük bir meydanın etrafında yer alan tematik mağazaları ile M1 Meydan, “çevresi ile gelişen şehir meydanı" konseptiyle bir açık hava aktivite merkezi olmayı hedefliyor. M1 Meydan Alışveriş Merkezi dünyada örnekleri çoğalan “yeni nesil yaşam merkezleri”nin İstanbul’daki temsilcisi olacak.

Metro Group''un dünyada bugüne kadar gerçekleştirdiği en iddialı projesi olan M1 Meydan, 70 bin metrekarelik kiralanabilir alanı, 50 mağazası, 10 adet salon içeren sinema kompleksi ve 3 bin araçlık otoparkı ile İKEA dahil 128 bin metrekarelik bir alanda inşa edildi. 14 bin 500 metrekarelik alışveriş alanıyla M1 Meydan bölgenin potansiyelini karşılayabilecek boyutta.

Metro Group’un En Prestijli Projesi
Alman Metro Group, bugüne kadar yatırım yaptığı en prestijli projesi olan Ümraniye M1 Meydan''ı, Avrupa''da perakende mağazacılık mimarisine yeni bir soluk getirecek ve kendi ligini oluşturacak yeni bir mimari konsept olarak tanıttı. Metro Group Asset Management CEO’su profesör Michael Cesarz, M1 Meydan’ı dünyada benzer alışveriş merkezleri arasında ayrıcalıklı kılan özelliğin, geleceğe yönelik, kendi enerjisini üreten akıllı bir tasarım olmasından kaynaklandığını belirtti.

İlk kez 1977 yılında Türkiye pazarı ile tanışan Metro Group, 30 ülkede 250.000’den fazla firma çalışanı bulunan ve 2.400 mağazada faaliyet gösteren, 56.4 milyar Euro’luk cirosu ile dünyanın üçüncü büyük perakende holdingi. Metro Group Asset Management (MAM), gayrimenkul ve perakendecilik alanında çözümler üreten bir Metro Group kuruluşu. Metro Group Asset Management, sahip olduğu 650 gayrimenkul ve 700 çalışanı ile 10 ülkede faaliyet gösteriyor.

Birçok Avrupa ülkesinde tüketimin büyük ölçüde düştüğünü, özellikle perakendecilerin bu ülkelerde büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Türkiye''de büyük gelişme gösteren ve istikrara kavuşan ekonomik yaşamın, yabancı yatırımcılar için büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekiyor. Avrupa ükelerinde tüketimi yavaşlatan yaşlı nüfusa karşın, Metro Group Türkiye''deki genç nüfusun tüketim potansiyeline bağlı olarak Türkiye yatırımlarına hız veriyor. Son 3 yıl içerisinde Türkiye''ye Metro Group tarafından toplam 300 milyon Euro’luk yatırım gerçekleştirilmesi ve 2 bin kişiye istihdam sağlaması planlanıyor.

Metro Group Asset Management Genel Müdürü Gündüz Bayer, Meydan Alışveriş Merkezi için, "Buraya ‘Meydan Alışveriş Meydanı’ diyoruz. Burası buluşma noktası olacak. Alışveriş yapmasalar da gelip eğlenecek, kahvesini içip yemeğini yiyecek. Meydan’ın Anadolu Yakası’nın Taksim’i olacağını tahmin ediyoruz" diyor. 1997’de alınan arsa üzerinde başlangıçta daha klasik bir alışveriş merkezi planlayan MAM, bölgenin değişim ve gelişimine paralel olarak bu arsayı daha dinamik ve gelişmeye elverişli bir şehir meydanı olarak hizmete sunmaya karar verdi. “Meydan projesiyle konsept değiştirdik. Bu Metro Group’un da ilk denemesi. Bu bölgede genç ve yeni çalışmaya başlayan, yeni evli, bir - iki çocuklu, eşlerin çalıştığı aileler oturuyor. İşten eve dönünce takım elbise, kravatlarını çıkarıp spor giyiniyorlar. Bu yüzden buraya genç ya da kendini genç hissedenlere yönelik bir proje yapalım istedik. Meydan Alışveriş Merkezi, perakende mağazacılık konseptine ve mimarisine yeni bir açılım getiriyor.”



Özel Bir Proje: Çevresi ile Büyüyen Modern Bir Şehir Meydanı

Metro Group Asset Management, Mart 2005''te, mimari tasarıma karar vermek için uluslararası alanda çalışan 5 mimarlık şirketini İstanbul''a davet etti. Tabanlıoğlu Mimarlık Ofisi, Chapman Taylor HQ, BRT-Bothe Richter-Teheroni Architekten BDA, JSK Architekten ve FOA Mimarlık Ofisi’nden mimarlar bu atölye çalışmasında 3 gün boyunca proje geliştirdiler. Ekipler, Metro Group Asset Management''in mimarlarının ilk konsept anlayışını baz alarak, kendi önerilerini sundular. Çalışmanın dördüncü gününde bütün ekiplerin katılımıyla konsept ve tasarımlar incelendi. Davet edilen diğer mimarlık firmalarından farklı olarak İngiltere’den Foreign Office Architects (FOA) tipik perakende mimarisi deneyimine sahip değildi fakat FOA’nın özgün konsept ve tasarımı sadece yatırımcı tarafından değil, aynı zamanda rakip mimarlık şirketleri tarafından da birinci seçildi.

Alejandro Zaera-Polo, kurucu ortaklarından olduğu FOA''in işe başlama tarzını "binalarımızın kendi kendine büyümesini istiyoruz" şeklinde tarif ediyor. Meydan’ın tasarımında temel olan konunun “özdeşlik-kimlik” olduğunun altını çizen Zaera-Polo tasarım sürecini ve ortaya çıkan ürünü şöyle anlatıyor:

“Her kültür ve coğrafyada farklı bir unsur bulabilirsiniz. Bu bir şekilde insanın yemek yapma alışkanlıklarını gözlemlemek gibi; farklı ülkelerde farklı yemek yapma şekilleri görürsünüz ve bütün bunlar keşfedilmesi gereken ve mimarlığı bile inanılmaz noktalara taşıyan bilgilerdir. Bu farklılıkları ortaya çıkarıyoruz. Biz düşsel projeler üreten mimarlar değiliz, karmaşık programlarla çalışıyoruz. Bu nedenle yaptığımız işte müşteri oldukça önemli bir etken. Projelerde amaçladığımız, işverenin çıkarlarını olası en ilginç yapılara taşımak. FOA olarak, daha önce yapılan tipolojileri taklit etmediğimiz, yeni tipolojilerin istenilen programlarla uygunluğunu arttırdığımız bir yöntem geliştirdik. Örneğin Ümraniye Alışveriş Merkezi Projesi’nin planlarına baktığımızda belki tipik bir alışveriş merkezi projesi görmeyiz, altta otopark vardır, insanlar bir meydanda toplanır. Fakat yine de dükkan büyüklüğü, kolon-ızgara yapısı gibi veriler değiştirilemeyecek verilerdir.”

Yapılan araştırmalar, alışveriş merkezlerinin orta sınıfın çokça vakit geçirdiği, suni aydınlatmalı ve kasvetli mekanlar olduğunu ortaya çıkardı. Dünyadaki yeni açılım, insanların nefes alabilecekleri, dinlenebilecekleri ve eğlenebilecekleri alışveriş merkezleri yönündeydi. Metro Group bu arsa için başta planladığının aksine konsept değiştirdi. “Bir alışveriş merkezi daha” yapmak yerine özel bir proje istiyordu. FOA, yan parseldeki Ikea tasarımının aksine bilindik “kutu” formunun önündeki park alanını sorgulayarak otoparkı projenin altına çekmeyi önerdi. Tek bir kutu yapmak yerine merkezdeki açık meydanı çevreleyen birçok kutuyu içeren, böylece otoparktan girip, meydana boşalan bir çözüm kurguladı: “... Alışveriş merkezinin programında çok büyük bir ana dükkan vardı, onu yerleştirdik, sonrada ‘spor dünyası’ ve ‘moda dünyası’ gibi birimleri ekledik ve birbirlerine bağladık. Sanki bir heykelin parçalarıymış gibi. Çıkmaz sokakların sonunda yer alan bu birimlere meydandan, otoparktan veya Ikea’dan dağılabiliyorsunuz. Herbiri birbirine bağlı bu birimler gelecekte çevreye açılacak biçimde tasarlandı. Ümraniye Alışveriş Merkezi’nin çevresi için ‘gelecekte gelişecek alanlar’ diyebiliriz. Biz bilinmeyenin ortasında bir alışveriş merkezi tasarlamadık, çevresi geliştikçe onunla iletişime geçebilecek bir merkez yaratmaya çalıştık. İnsanların şehir dışındaki alışveriş merkezlerine bakarken farketmeleri gereken, bugün şehirlerin merkeze değil, dışarıya doğru büyüdüğüdür. Bu, İstanbul için de geçerli. Şehir çeperlerine yerleşen alışveriş merkezlerinin zaman içinde ne kadar önemli olacağı gözardı edilmemeli. Bugün, banliyö olan yerler yerel nüfus ve yapılanmayla yakın gelecekte büyük merkez alanlar haline gelecekler. Alışveriş merkezleri ise halka açık olma duygusunu verdiği için bu yeni merkezlerin sosyal ve ekonomik buluşma noktaları olacaklar. Bu nedenle yakın çevreyi anlamak, nasıl büyüyeceği hakkında bir öngörüde bulunmak çok önemli ancak bu sayede sadece ‘tasarı’ olan bir yapıyı, karmaşanın merkezinde ve kentsel kamu alanlarıyla bağlantılı bir şekilde nasıl gerçek kılacağımızı görmüş oluruz.”

Konseptin merkezini, tüm yüzeyleri rampalar ve merdivenlerle birbirine bağlayan açık bir meydan oluşturuyor. Meydan, hem yapının kalbini oluşturan bir aktivite merkezi, hem de çevresini saran mağazalara gerek görsel gerekse sirkülasyon anlamında hizmet veren çok fonksiyonlu bir alan olma özelliği taşıyor. Meydan genelinde zeminde, iki farklı renkte klinker kullanılarak bir doku elde edildi. Güneybatı yönündeki Çakmak Mahallesi’nden gelen yaya aksı, klinker yürüme yolu ve her iki tarafını kaplayan yeşil çatı ile yeni bir topoğrafya oluşturularak meydana bağlandı. Rampa ve merdivenlerden oluşan yaya yolları belli yerlerde yeşil çatının üzerine bağlanarak insanların yeşil alana çıkmasına izin veriyor. Yeşil alanda meydanı tamamen gören manzara terası bulunuyor. Manzara terasını meydana bağlayan eğimli duvar klinker döşeli su duvarı olarak tasarlandı. Meydanın orta bölümünde düzenlenen su oyunları alanı kış aylarında buz pistine dönüştürülecek. Bu alanı çerçeveleyen kademeler seyir teraslarını oluşturuyor. Bu teraslarda bulunan ağaçlar uzun vadede görsel olarak mekan algısını dengeleyecek, gölge ihtiyacını karşılayacak. Genel olarak tek katlı ve iki katlı olan kütleler yer yer genişleyen çatı saçağıyla birleşiyor. Meydanı çizgisel olarak çevreleyen ve faklı kotlarda bağlanarak mekanı tanımlayan çatı saçağı meydandaki gün ışığı - gölge kullanımını gün boyunca tanımlıyor. Sinema ile yemek bloğu arasındaki çatı saçağının açıldığı bölüm, yukarıdan gelen yaya aksını kuzeybatı yönündeki Ikea otoparkına bağlıyor. Yaya aksı basamak ve rampaların birleşmesi ile kesintisiz yaya akışını sağlıyor.



“... Mimarlığımız, topoğrafik kriterler, malzeme seçimi ve sirkülasyon şemaları gibi tüm kriterleri içeriyor. Yokohama Projesi zamanındaki kadar topoğrafyanın altını çizmesek de, projelere etkisini yadsıyamam hatta Ümraniye Alışveriş Merkezi projesi için de belirleyici olduğunu söyleyebilirim. Alandaki kot farkı yapının çatısında yürünebilinmesini sağladı. Yüksek kotta bulunan ana yoldan girerek, çatı üzerinde yürüyerek meydana bağlanabiliyorsunuz. Ayrıca, yapının tüm çatısı yeşillendiriliyor ve aydınlıklarla da doğal havalandırmayı sağlıyor. Buna benzer söyleyebileceğimiz çok fazla özel nokta var. Uygulaması tabi ki oldukça pahalı fakat avantajları da oldukça fazla; örneğin bu kadar geniş bir çatıya düşen güneş ışığını yeşil örtü engelleyebiliyor ve alışveriş merkezinin soğutulmasında etkili oluyor. Üstelik çevreye etkisi de daha iyi çünkü yeşil ve sessiz. Hem meydan kaplaması hem de cephe için tuğlayı seçtik çünkü kot farkından dolayı algıladığımız toprak rengini cephede devam ettirdik. Zemin katlarda ise saydam koridorlar bırakarak topraktan ayırdık. Alışveriş merkezinin cephesindeki delikli malzeme havanın da içeri girmesini sağlıyor. Tüm projeye yeşil ve toprak rengi hakim oldu. Sürdürülebilirlik bizim önemli kaygılarımızdan biri. Bildiğimiz alışveriş merkezlerinde güneş çok fazla ısıtır, içeride de karbonmonoksit birikir ve düzenlenmeleri için fazlasıyla enerji harcanır. Ümraniye Alışveriş Merkezi işlemeye başladığı zaman ise sadece yeraltı sıcaklığını kullanarak tüm enerjisini sağladığını göreceksiniz. Bu tür kaygılarla mimarlığı uygulamak önemlidir. Müşteriyi bu şekilde ikna etmelisiniz; yatırımınız için fazla para harcıyor olabilirsiniz ama bu tür bir harcamayla proje çok az masrafla işleyecektir.”

Bütün zeminlerde ve yer yer cephede kullanılan klinkere kontrast olarak mağaza ve ortak alan cepheleri şeffaf cam olarak tasarlandı. Paslanmaz çelik ve ahşabın çoğunlukla kullanıldığı korkuluklar ve peyzaj elemanları konsepti tamamlıyor. Meydanın genel aydınlatması eğimli ve düz olmak üzere iki tip aydınlatma direkleriyle sağlanıyor. Ayrıca oturma banklarının altında çizgisel aydınlatma, dükkan cephelerinde ve çatı ışıklıklarında bölgesel aydınlatma ve Ikea tarafına bakan bölümde yerden yaya aksını tanımlamak amaçlı noktasal aydınlatma yapıldı. Ayrıca sinema bölümü ve su oyununda renkli aydınlatma elemanları kullanıldı. Rasyonel çözülmüş otopark bölümü ile meydan rampalarla birebirine bağlandı. Meydandan gelen klinker döşeme otopark zeminine kadar indirildi. Otopark duvarlarında özgün yönlendirme işaretleri ve stencil tekniği ile yapılmış görsel soyutlamalar bulunuyor. Otopark içindeki hava sirkulasyonuna yardımcı olmak için otopark cephelerinde delikli klinker kullanıldı. Klinker zemin, şeffaf cephe, aluminyum çatı saçağı ve yeşil çatıdan oluşan yatay süreklilik sinema bloğunda kesiliyor. Sinema bloğu değişik geometrisiyle yükseliyor, klinker cepheleriyle farklılaşıyor. Yükselen bu modül merkezin uzaktan algılanmasını sağlıyor. Farklı kotlardan oluşan sinema salonları, fuaye ve sosyal alanları ile sinema bloğu yoğun bir kullanıma yönelik tasarlandı. Sinema cephesindeki delikli klinker yüzeyler iç mekanla dış mekan arasındaki hava sirkülasyonunu sağlıyor. İki salonda salon pencereleri ile klinker cepheden içeriye dokulu bir ışık alınıyor, bu pencereler film gösterimleri sırasında otomatik kapanıyor.

Meydan, kot farklılıkları kullanılarak yeşil bir tepenin altında olduğu görüntüsü veriyor. Konserler, kermesler, sergiler, canlı performanslar gibi eğlence, spor, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra birbirinden farklı ve eğlenceli aktivitelerin de buluşma noktası olmak üzere tasarlandı.

Sıradışı Proje için Özgün Uygulama Süreci
Meydan Alışveriş Merkezi’nin özel konsepti ve Türkiye’de ilk defa uygulanması planlanan detayları nedeniyle uygulama süreci zorlu fakat özgün oldu. Konsept ve avan mimari proje FOA (Foreign Office Architects) tarafından geliştirildi, yerel müellif olarak Turgut Alton Mimarlık Müşavirlik Ltd. Şti., kısmen mimari uygulama projelerine başladı, Etüd Mimarlık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ise uygulamaya yönelik tüm proje ve detayları, FOA ve MAM Almanya mimari ofisi ile koordineli olarak hazırladı. Etüd Mimarlık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., Şubat 2007 tarihinden itibaren işin sonuna kadar tüm mimari hizmetleri MAM bünyesinde bilfiil üstlendi. Proje çalışmaları Mart 2005 tarihinde başladı, Balkar Ltd. Şti. tarafından statik projeleri, Çilingiroğlu Ltd. Şti. tarafından mekanik projeleri, Öneren Ltd. Şti. tarafından elektrik projeleri, Köroğlu Mühendislik tarafından altyapı projeleri, Nodüs ve Tezyapı tarafından çelik projeleri hazırlandı. 2 Eylül 2005 tarihinde temel atıldı. Haziran 2007’de dekorasyonları için mağaza teslimleri yapıldı, 15 Ağustos 2007 tarihinde Real Supermarketi''nin açılmasıyla alışveriş merkezi kısmen hizmete girdi. Ekim 2007 tarihinde alışveriş merkezi tümüyle kullanıma açıldı.

Meydan Alışveriş Merkezi''nin; Kaba inşaat işlerini Koray Yapı Endüstrisi ve Ticaret AŞ, çelik çatı ve konstrüksiyon işlerini Modül Çelik Ltd. Şti., yeşil çatı ve izolasyon işleri, meydan kaplamaları ve su oyunları işlerini ICS İnşaat AŞ, elektrik işlerini Erde Mühendislik AŞ, mekanik işlerini Tesa Tesisat Ltd. Şti., İnce İnşaat işlerini M&N Mimarlık AŞ, cephe klinker ve cam cephe işlerini Era Yapı Ltd. Şti., toprak kaynaklı ısı kazanım işlerini Form AŞ, kapalı otopark endüstriyel zemin işlerini Ermak Inşaat Ltd. Şti., özel vibrasyonlu zemin seramik işlerini Tekser AŞ üstlendi. Proje yönetimi IMS Mühendislik Danışmanlık ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldı.



Binanın çatı alanı yaklaşık 55 bin metrekare ve bunun 30 bin metrekaresi yeşil alan. Bu özelliği ile Meydan, dünyanın tek alanda, en büyük yeşil alanlı çatısına sahip. Projede FLL onaylı özel üretilmiş bir membran tercih edildi. Bitki köklerinin salgıladığı asitlere son derece dayanıklı olan membran, 30 bin metrekarenin tümünde kullanıldı ve -60 °C - +130 °C arasında çalışıyor. Projede ayrıca 12 santimetre kalınlığında EPS ile ısı yalıtımı yapıldı. Yeşil Çatı alanlarında Zinco firmasının bu tip çatılarda kullanılan Zincolit bitki örtüsü sistemi kullanıldı. Projenin yüzde 70''e yakın bölümünde yüksek eğimler bulunuyor ve bu yüksek eğimlerde bitkilendirme yapıldı, sulama sistemi kuruldu. Toprağı tutabilmek için bitkilerin yaşayabileceği georastlar kullanıldı. Alanın büyüklüğü, bitkilerle kaplı çatının yapımı da mühendisler için büyük zorluk oluşturdu. Yollar, yüzeyler ve cepheler Mayıs ayında yapıldı, çimlendirme Haziran 2007''de başladı.

Ekolojik yeşil çatılar, güzel görünümlerinin yanında güvenli su yalıtım sistemi ve uygun bir projelendirme ile yapıldığı taktirde ekonomik ve ekolojik yararlar da sağlıyor. Bitki toprağı, ısı yalıtımına katkıda bulunduğu için enerji maliyetlerine de kayda değer katkılar sağlıyor. Tüm bunların yanında bahçe çatılar şehir havasındaki toz ve zararlı maddeleri filtre ediyor. Bitkiler havadaki zararlı karbondioksiti emerek havaya temiz oksijen veriyor. Bahçe çatılar ayrıca 8 desibellik bir ses azaltımı da sağlıyor.

Jeotermi Sistemi, M1 Meydan''ı Avrupa''nın önde gelen örneklerden biri yapıyor. Akıllı sistem 70.000 metrekare büyüklüğündeki alışveriş meydanının ısıtılması ve serinletilmesi için doğal bir kaynak olan "yer ısısını" kullanıyor. Ümraniye ilçesindeki tesis ticari bir mülkün klimatizasyonu için kullanılan, Avrupa''nın en büyük jeotermi tesislerinden biri. Bu sistem yılda 1,3 milyon Kilowatt saat primer enerji tasarruf ediyor. Toprağın ısısı diğer enerji alternatifleri karşısında daha fazla avantaja sahip. Bu enerji daha emniyetli, günün ve yılın her vaktinde kullanıma hazır ve çevre için zararlı herhangi bir emisyona neden olmuyor. Sistem için yılda 350 tonluk bir CO tasarrufu hesaplandı.

Jeometrik sistemler ısınma için veya sağlanan uygun sıcaklıkla elektrik elde etmek için yeryüzünün sıcaklığını kullanır. Yüzeye yakın yerler dışında, hemen hemen diğer tüm yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılaştırıldığında, güneş radyasyonundan kaynaklanmayan tek enerji türüdür. Jeotermik enerjinin tamamı yeryüzünün içinde radyoaktif izotopların çürümesinden oluşan sıcaklıktır.

Yerin ısısını kullanmak için, bunun önce yüzeye ulaşması gerekiyor. Bunun için uzmanlar Ümraniye''de toprak zeminde 228 adet yer sondajı yaptılar. 70 metreden 150 metreye kadar derinlikteki sondajlarda ısı değiştirici görevi gören U borular yer alıyor. Bu seviyede, bütün yıl boyunca hemen hemen aynı kalan yaklaşık 17 derecelik bir sıcaklık hüküm sürüyor. 19 kilometre uzunluğundaki bu borular, ısı iletimi için kullanıma sunulmuş halde bulunuyorlar. Diğer borular ise, yer ısısını, tüketiciler için kombine edilmiş ısı pompalarına ve soğutuculara taşıyor. Sondaj alanlarının performansı, ısıtma işleminde 1.000 kilowatt, soğutma işleminde 1.300 kilowatt kadar.

Sistem aynı zamanda devasa bir ısı rezervuarı olarak da kullanılıyor. Yaz mevsiminde havalandırma sisteminden, yani soğuk üreteçlerinden gelen ısıya, kış mevsiminde ısınmak için gereksinim duyuluyor. Alışveriş meydanının soğutma gücü ısıtma gücünden hayli fazladır. Bu nedenle ilaveten toplam gücü 2.500 kilowatt olan iki tane soğutma kulesi tesis edildi. Bu kuleler gereksinim duyulması halinde alışveriş meydanındaki 50 mağazada yazın yüksek derecedeki ısılarda bile, bir mekan klimasının hüküm sürmesini sağlayacak.

Sistem, enerji verimliliği, kaynak kullanımına göre ön maliyet ekonomisi, bağımsız ısıtma-soğutma imkanı ve sağladığı konfor açısından birçok avantaja sahip. Bu sistem ile, M1 Meydan’da, bedelsiz termal enerji en verimli şekilde değerlendirilerek, ihtiyaç duyulan enerjinin sadece üçte ikisine bedel ödenerek gerisi topraktan sağlanıyor. Sistem ayrıca, karbondioksit atığı oluşturmadığı için, ekonomik, sorunsuz ve %100 çevreci bir sistem ve klasik ısıtma-soğutma sistemleri ile arasındaki ilk yatırım maliyet farkını, verimli çalışması sayesinde, 3 - 6 yıl içinde amorti ediyor. Türkiye’de ise ilk kez M1 Meydan Alışveriş Merkezi ile, bu kadar büyük bir projede hayata geçecek olan toprak kaynaklı ısı pompası sistemi, ekipman hariç 1 milyon Euro’luk bir maliyete sahip.

Meydan, atık üretmeyecek bir yapıda tasarlandı. Binadaki çöpler ayrıştırılarak çevrimleme (recycling) sistemi kullanılarak atılacak. Bu sistemle Meydan''daki mağazaların atıkları, en modern çevrimleme sistemleri ile uzaklaştırılıyor. Kapalı otopark egzost sistemi; Meydan''ın otopark egzost sistemi, bodrum kat tavanındaki görüntü kirliliğini önlemek amacıyla kanalsız fanlar (jetfan) ile sağlandı. Dış havaya açık olan bölümden taze havayı içerilere sürükleyerek tespit edilen 3 adet şafttan dışarıya egzost olarak atılıyor.İmaj Galerisi
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Haziran 2011>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30      
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.