Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Tarihi Hanlar ve Kapalıçarşı: Eminönü’nün Potansiyeli

Tarih: 17 Haziran 2008 Yazan: Burcu Karabaş
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kentsel Uygulamalar Yönetmenliği, İstanbul’un kültür mirasında önemli bir yere sahip olan Eminönü, Kapalıçarşı ve Tarihi Hanlar Bölgesi’ni “Made in / Guide for Kapalıçarşı” adlı bir projeyle ele alıyor. Bölgenin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak amacıyla başlatılan proje kapsamında gerçekleştirilen ilk uluslararası katılımlı atölye çalışmasının sonuçları, yapılan bir sunumla sergilendi. Almanya Siegen, Yıldız Teknik ve İstanbul Ticaret Üniversiteleri’nin Mimarlık Bölümü öğrencileri, “Tarihi Hanlar, Kapalıçarşı ve Yaya Bölgeleri Uluslararası Mimarlık Atölyesi”nde bir araya gelerek alan için sürdürülebilir açılımlar hedefleyen projeler üretti.


Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi

İstanbul’un tarihi mekanlarını konu alan ve bu bölgelerdeki potansiyeli yaşama katmayı amaçlayan projelerin ilki bu değil. Aslında 2006 yılında ilk adımları atılan bu çalışmalar, Ulusal Tasarım Kongresi Kentsel Ölçekte Tasarım Üretim İlişkisi çalışmaları kapsamında Şişhane’yi konu alan bir bildirinin yayınlanmasıyla başladı. “Made in Şişhane” adını alan etkinlikler, İstanbul Design Week’te düzenlenen panel ve sergilerle devam etti. Şişhane bölgesini konu alan ilk uluslararası atölye çalışması, Alman televizyon kanalı Deutsche Welle ve De Baak (Hollanda) tarafından desteklendi. Temmuz 2007’de tamamlanan İstanbul Haritası’nın ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Bahçeşehir Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümleri, Kapalıçarşı ve Hanlar Bölgesi’ni Şubat - Haziran 2008 tarihleri arasında proje konusu olarak çalıştı. Ülke dışından araştırmaların da katkıda bulunduğu Made in Şişhane ve Kapalıçarşı çalışmaları, Milano Politeknik ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen Me-Design kapsamındaki İstanbul Tasarım Sistemi ve Araştırmaları’nda ele alındı. Ekim 2007 ve Şubat 2008 tarihleri arasındaki bu araştırmayı, Mart 2008’de İstanbul 2010 Kültür Başkenti Komitesi’ne yapılan “Made in / Guide for Kapalıçarşı” sunumu izledi. İçinde bulunduğumuz Haziran ayında ise “Kapalı:Kutu:Hanlar” adı altında gerçekleştirilen uluslararası atölye çalışmasıyla mimarlık öğrencilerinin farklı bakış açılarıyla getirdiği yeni öneriler, çalışmalara yeni bir boyut kattı. Aslı Kıyak İngin, yapılan projeleri “3 yıllık bu süreç, gelişmelere açık. Bir şeylerin başlangıcını yapmayı, önünü açmayı hedefliyoruz,” şeklinde niteledi.

12 - 16 Haziran 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen dört günlük çalışmaların sunumu, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda gerçekleşti. Eminönü Belediyesi, Kapalıçarşı Esnaflar Derneği ve İnsan Yerleşimleri Derneği tarafından desteklenen ve Prof. Ulrich Exner (Siegen Üniversitesi Dekanı, Mimar), Prof. Işık Aydemir (YTÜ), Yrd.Doç.Dr. Ebru Erdönmez (YTÜ), Y. Mimar Aslı Kıyak İngin, Y.Mimar Ebru Omay, Y. Mimar Dietrich Pressel ve Petra Klein tarafından yürütülen atölye çalışmalarının sunumu, İnsan Yerleşimleri Derneği’nden Aslı Kıyak İngin’in kısa tanıtım konuşmasıyla başladı. İstanbul 2010 için atılan ilk adımlardan biri olan “Guide for Kapalıçarşı” projesi kapsamında yapılan bu atölye çalışması her ne kadar sadece mimarlık öğrencilerini içerse de, bölgeye ve kente bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşıldığını vurgulayan İngin, bölgenin durumunu geçmişi ve bugünüyle bir bütün olarak kavrama amacı taşıdıklarını ekledi. İngin, bu dört günlük süre içinde çalışmaların hanların gezilmesiyle başladığını, bunun fikir üretme ve sunum hazırlama süreçleri ile devam ettiğini anlattı.



Bir süre önce gerçekleştirilen Tarihi Yarımada Sempozyumu’na da değinen İngin, “Sempozyumda sürekli tekrarlanan bir nokta vardı: Sadece fiziksel anlamda bir yenilemenin ötesinde, bölgenin ekonomisi ve üretim potansiyeli de göz önünde bulundurularak sürdürülebilirlik sağlanması gerekliliği...” dedi ve bu bağlamda yaptıkları çalışmaların tümünde deneyim, üretim ve yaratıcılığı ön planda tutarak sürdürülebilirliği hedeflediklerini ekledi.

Bölge için sunulan önerilerin sürdürülebilir olması için Kapalıçarşı’nın tek başına değil, Tarihi Hanlar Bölgesi'ni de bulunduran çevresiyle birlikte algılanması gerektiğini söyleyen İngin, bu ilişkiler ağı incelenerek bölgenin potansiyellerini günümüz koşullarına uygun olarak değerlendirecek projelere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bu amaçla yola çıkan mimarlık atölyesinde de soyut ve somut kavramlar bir arada ele alınarak hareket edildiğini ekledi.

Konuşmasını bir sunumla destekleyen Aslı Kıyak İngin, bu aşamada alanın hava fotoğrafını dinleyicilere göstererek Tarihi Yarımada’nın tam ortasında konumlanan Kapalıçarşı ve Tarihi Hanlar Bölgesi’nin Yarımada’nın “kalbi” olarak nitelenebileceğini söyledi. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in Cevahir ve Sandal Bedestenleri’nin etrafı ile Mahmutpaşa civarına yaptırdığı 1.114 dükkanın çevresinde gelişen ve zamanla büyüyen Kapalıçarşı’daki dükkanların hem bedestenler, hem de hanlar ve sokaklar üzerinde yer aldığını anlatan İngin, çarşının geçirdiği yapısal değişimlere depremlerin ve yangınların sebep olduğunu ekledi.

Tarihi haritalar ve görseller eşliğinde 30 hektarlık bir alanı kaplayan ve 61 sokaktan oluşan Kapalıçarşı’nın yüzyıllardır İstanbul’un merkez çarşısı işlevini yerine getirdiğini ve çevredeki hanlar, depolar ve iskelelerle bağlantısı sayesinde de İstanbul’un ticaret bölgeleri arasında önemli bir rol oynadığını anlatan İngin, çarşının bugünkü modern süpermarketlerin atası olarak tanımlanabileceğini belirtti.

Çalışmalara konu olan bölgenin tarihini anlatan bir girişten sonra İngin, “Made in / Guide for Kapalıçarşı” çalışmalarının amaçlarından bahsetti: “Kapalıçarşı ve çevresinde yer alan Hanlar Bölgesi’nin yaratıcı dönüşüm potansiyellerinin çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla ortaya çıkarılması, somut ve soyut kavramları temel alan çağdaş bir koruma anlayışı ile bölge için sürdürülebilir koruma stratejileri geliştirilmesi ve bölgenin İstanbul içerisinde deneyim, üretim, yaratıcılık ve karşılaşma alanı olarak konumlandırılması, çalışmaların hedefi olarak belirlendi.”

“Made in Kapalıçarşı” etkinliklerinin kalıcı bir yerel canlandırma merkezine ve uluslararası marka potansiyeline kavuşturulmasının da amaçlar arasında yer aldığını anlatan İngin, aynı zamanda Kapalıçarşı ve çevresi için yerel yönetim, yerel kullanıcı ve kültür turistlerini hedefleyen çok boyutlu alternatif bir rehber oluşturmak istediklerini söyledi. “Hayata geçirmeyi amaçladığımız rehber, anlaşılanın ötesinde, daha geniş kapsamlı ve daha gündelik,” diyen İngin, bunun çalışmaların başlığına da “Guide for Kapalıçarşı” şeklinde yansıdığını ekledi.

Alanda gerçekleştirilecek projelerin sürdürülebilir nitelik taşımasının ve bunun için de ekonomik potansiyelin değerlendirilmesinin şart olduğuna konuşmasının başında değinen İngin, bu amaçla bölgedeki küçük üretim potansiyelinin yaratıcı disiplinlerle ve kültür turizmi ile buluşturularak mevcut ağın ve aktörlerin güçlendirilmesi ilkesini çalışmalarında ön planda tuttuklarını vurguladı ve “Bu bağlamda, alandaki canlı pazar geleneği ve üretim birikimi değerlendirilmeli,” dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Tarihi Yarımada ve Kapalıçarşı Bölgesi’nde gerçekleştirilecek dönüşüm ve sürdürülebilir koruma projesinin başarısıyla dünyaya örnek olacak nitelikte olması gerektiğinin altını çizen İngin, yapılan çalışmalarla böyle bir projenin temellerini atmak istediklerini söyledi. Bu amaçlara ulaşabilmek için yerel imkanları ve kabiliyetleri dünya ölçeğinde avantaja çevirmenin bir gereklilik olduğunu vurgulayan İngin, bunun da ancak bölgenin yaratıcı düşünceye açılması ve mekana, tarihe, üretime, turizme, kullanıma, kimliğe, yaratıcılığa getirilen yeni ve bütüncül yaklaşımlarla mümkün olabileceğini ekledi.

Projenin amaçlarından sonra temel çalışma alanlarını da kısaca anlatan İngin, marka / üretim - tasarım, turizm ve restorasyon - koruma olmak üzere üç ana başlık altında toplanan çalışmalarını özetledi. Küçük üretim, tasarım-sanat, network, sergileme-yayın, tanıtım-satış ve kooperatif çalışmalarından oluşan marka ve üretim tasarım çalışmaları, alandaki etkinliklerin markalaştırılması amacıyla yapılıyor. Rehber hazırlanması, haritalama, alternatif turlar düzenlenmesi, butik oteller ve paket programların hayata geçirilmesini kapsayan çalışmalar turizm başlığı altında; katmanlar, envanter, rehber kitaplar ve merkez oluşturma çalışmaları ise restorasyon ve koruma başlığı altında yapılıyor.

Alan için çok boyutlu ve çok disiplinli bir vizyonun geliştirilmesi amacıyla bu hedefleri belirlediklerini anlatan İngin, “Oluşturulacak işletim modeli 2010 sonrasında da devam edecek ve bölgenin kimliğini yansıtarak farklı nitelikte rehberlerin geliştirilmesini de kapsayacak özellikler taşımalı,” dedi.



Yapılan çalışmaların sürekli vurgulanan çok disiplinlilik özelliğini, projelerde yer alan aktörlerin çeşitliliği de destekliyor. Projelere destek veren ve ortak çalışmalar yürütebilmek için görüşmelerin devam ettiği kurumlar şöyle: dDf ve çeşitli takı firmalarının “Firmalar” başlığı altında, İnsan Yerleşimleri Derneği (İYD), Kapalıçarşı Esnaflar Derneği ve Kuyumcular Odası’nın Sivil Toplum Kuruluşları olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Eminönü Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı İl Müdürlüğü, İstanbul Turizm Atölyesi ve Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB)’nun ise “Yerel ve Merkezi Yönetimler” olarak destek verdiği projelerde araştırma kurumlarından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) yer alıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık – Restorasyon Bölümü, Bahçeşehir Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü, İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, İstanbul Ticaret Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü ile yurt dışından Siegen, Bamber ve Milano Politeknik Üniversiteleri projelere destek veren ve katılan üniversiteler arasında bulunuyor. Kurumlardan bir kısmı çalışmalara destek veriyor, bir kısmıyla ise gelecekte ortaklık hedefleniyor.

2006 yılından bugüne birçok gelişme kaydeden sürdürülebilirlik amaçlı çalışmalar, bundan sonra da devam edecek. 2008 - 2009 yılları, “mevcudu anlama” süreci olarak nitelendiriliyor. Alan araştırmaları, envanter çalışmaları, yapılan çalışmaların sergilenmesi ve örnek oluşturmak amacıyla düzenlenecek etkinliklerle geçmesi planlanan bu süreç sonucunda, söz konusu rehberin oluşturulması hedefleniyor. 2010 yılında ise hanların işlerliğini sağlamak amacıyla han merkezli bir kapasite geliştirme projesi gündemde. Yerel ve uluslararası tasarımcıların buluşacağı bu etkinliklerde bölge kalkınması ve sürdürülebilirlik için örnek olacak nitelikte vizyonlar geliştirilecek.
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!
Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Eylül 2014>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30          
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.