
Kaynak: Picasa Web Albums
7 birleşik bölge ve 28 eyaletten oluşan 1,5 milyar nüfuslu Hindistan’ın Maharaştra eyaletinin başkenti ve ülkenin en büyük metropolü Mumbai nam-ı diğer Bombay. Bugün 13 milyon nüfuslu bu kent, 1817-1845 yılları arasında büyük bir proje ile birleştirilmeden evvel 7 adadan oluşuyordu.
Antik Çağ’dan beri yerleşim yerleri bulunan Mumbai'ye, 1534'te Portekizliler sahip oldu ve iyi körfez anlamına gelen "Bom Bahia" ismini verdi. 1661'de Portekiz Prensesi Catherine de Braganza'nın İngiliz Prensi II. Charles ile evlenmesi sonucu İngilizlerin eline geçti. 1668'de İngilizler kenti İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'ne kiraladı. Şirket buradaki doğal limanı buldu ve burayı Hindistan'daki ilk liman yaptı. Bundan sonra da bölgenin nüfusu hızlı bir artış gösterdi. 1970'lerde şehre yoğun bir göç yaşandı ve Mumbai Hindistan'ın en kalabalık şehri haline gelerek, ülkenin ticaret, finans, ve kültür başkenti oldu. Dünyanın en büyük film endüstrisi olan Bollywood da Mumbai’de bulunuyor. Bombay, 1995 yılında Hint tanrıçası Mumba'dan türemiş "Mumbai" ismini aldı.
Mimari
2004 yılında Mumbai, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı - UNESCO tarafından tarihi mirası koruma konusunda üç ödüle layık görüldü. Art deko stilindeki pek çok yapıya ev sahipliği yapan The Marine Drive (Deniz Sürüşü), 1920’ler ile 1930’lar arasında gelişmiş bir bölge. İngiliz Dönemi’nde kentin resmi mimarisi Indo-Saracenic olmuş. Pek çok Indo-Gothic anıt Güney Mumbai’de yer alıyor.
Indo-Saracenic
Indo-Gothic olarak da bilinen Indo-Saracenic1, 19. yüzyıl sonlarında Hindistan’da İngiliz mimarlar tarafından kullanılan, yerel Hint mimarisinden elemanları ve Viktorya Britanyası’nda yeniden canlanan gotik stili birleştiren yeni bir mimari stil.
Bu stilin en belirgin özellikleri ise soğan kubbeler, konsollu/çıkmalı saçaklar, kemerler, saçaklı kemerler, tonozlu çatılar, kubbeli köşkler, pek çok minyatür kubbeler, bina üzerine sivri tepeli kuleler, kuleler veya minareler, harem pencereleri, açık cumbalar veya bangala çatılı cumbalar ve delikli açık kemerleme.
Kaynak: www.mumbai-central.com
Bu tarzda inşa edilen yapılar arasında genellikle saat kuleleri, sivil ve belediye binaları, adliye sarayları, devlet üniversiteleri, tren istasyonları, müzeler ve sanat galerileri gibi büyük kamu binaları bulunuyor.
Özellikle Güney Mumbai'de yer alan Indo-Saracenic mimari örneklerinden en göze çarpanları, The Gateway of India, Chhatrapati Shivaji Terminali, Taj Mahal Oteli, Mumbai Üniversitesi, Mumbai Yüksek Mahkeme Binası, Prince of Wales Müzesi ve Mumbai Belediye Teşkilatı.
The Gateway of India (Hindistan’ın Kapısı)

Kaynak: Wikimedia
26 metre yüksekliğinde sarı bazalttan yapılmış anıt niteliğindeki betonarme kemer, Güney Mumbai kıyısında yer alıyor ve kente deniz yolu ile gelenleri karşılıyor. Indo-Saracenic stilde yapılmış olan anıtın elemanları 16. yüzyıl Gujarat kentine ait İslam mimarisi stilinden türetilmiş.
Chhatrapati Shivaji Terminali (Victoria Terminali)

Kaynak: Terragalleria
Viktorya dönemine ait gotik stilin en iyi örneklerinden biri olan eski adı ile Viktorya Terminali, İngiliz mimar Frederick William Stevens tarafından tasarlandı. Hindistan’ın uluslararası limanı olan gotik kent Mumbai’nin sembolü oldu. 1878’de yapımına başlanan bina, 10 yılda tamamlandı. Taş kubbesi, dokunaklı kemerleri ve alışılmamış zemin kat planı ile geleneksel Hint Saray mimarisine benzeyen yapı, iki farklı kültürün buluşmasının çok iyi bir örneği.
Taj Mahal’den sonra Hindistan’da en çok fotoğraflanan yapı olma özelliğini de taşıyan Chhatrapati Shivaji Terminali, 2004 yılında UNESCO Dünya Miras Komitesi tarafından Dünya Mirası Listesi’ne aday gösterildi. Terminal, 24 saat hizmet veren ve günde yaklaşık 2 milyon insana ev sahipliği yapan merkez istasyon olma özelliğini de taşıyor.
Taj Mahal Oteli

Kaynak: Wikimedia
1903 yılında okyanusun kıyısına inşa edilen otel, Jamsetji Nusserwanji Tata isimli İran kökenli bir girişimci tarafından, bugün artık bulunmayan Watson’s Otel’e beyaz olmadığı için alınmadığından yapılmış. Bir işaret elemanı olan yapı, Gateway of India’nın hemen arkasında yer alıyor. Binanın mimarları Hint Sitaram Khanderao Vaidya ve D. N. Mirza. Bina, İngiliz mühendis W. A. Chambers tarafından tamamlanmış. Otel, I. Dünya Savaşı sırasında 600 yataklı bir hastane olarak kullanılmış.
Mumbai Üniversitesi

Kaynak: Wikipedia
Mumbai Üniversitesi ilk olarak bugün idari işlerin bulunduğu Fort Kampüs’de 1857’de kuruldu. Orijinal pek çok el yazmasının bulunduğu kütüphane de bu kampüste yer alıyor.
Solgun renkli yerel Kurla Taşı’ndan yapılmış, yaklaşık 55 metre yüksekliğindeki Rajabai Saat Kulesi, Venedik ve Gotik stillerinin birleşimi. Yapı yüksek kemerli tavanlar ve mozaik camdan parlak pencereleri ile Katolik şapellere benzerlik gösteriyor.
Sir George Gilbert Scott’ın Big Ban’i model alarak Londra'daki ofisinde tasarladığı Rajabai Saat Kulesi, 1869’da inşa edilmeye başlandı ve 1878’de tamamlandı. Kule, intihara teşebbüs vakalarındaki artış nedeniyle kamu kullanımına kapatıldı.
Kaynak: Jorge Tutor Travel Photography
Mumbai Yüksek Mahkeme Binası

Kaynak: Terragalleria
Yapımı 1878 yılında tamamlanan Yüksek Mahkeme binası, İngiliz mühendis Col. J.A. Fuller tarafından tasarlandı. 57 metre genişliğindeki ve 171 metre uzunluğundaki yapının, merkez kulesinin batısında bulunan iki sekizgen kulenin üzerinde adalet ve merhameti simgeleyen birer heykel yer alıyor.
Prince of Wales Müzesi

Kaynak: www.bombaymuseum.org
Çok iyi bir Indo-Saracenic örneği olan müze, 1904 yılında kurulmuş. Binanın mimarı G.Wittel, Karnataka ve Maharaştra'nın çeşitli bölümlerini gezerek, yerel tapınak ve camileri binasının planlarına dahil etmiş. Kubbeler Karnataka'nın İslami stilinde olduğu gibi sarı ve mavi bazalt ile kaplanmış, Jain tapınak geleneğinde olduğu gibi merkez hol sütunlar ile desteklenmiş. Bina, Hint Mirası Topluluğu tarafından ödüllendirilmiş.
Mumbai Belediye Teşkilatı

Kaynak: Picasa Web Albums
1888 yılında kurulan belediye teşkilatı, Hindistan’ın en varlıklı belediyesi olma özelliğini taşıyor. 1893 yılında yapımı tamamlanan binanın mimarı Frederick William Stevens. Binanın yaklaşık 78 metre yüksekliğinde bir kulesi bulunuyor.
Asya Kütüphanesi Belediye Sarayı

Kaynak: Picasa Web Albums
Yunan ve Roma mimarisinden esinlenerek 1830’da yapımı tamamlanan yapı, sekiz sütunlu bir girişten oluşuyor. Sir John Malcolm, 1930'da binanın o güne dek Hindistan'da inşa edilmiş en etkileyici eser olduğunu söylemiş.
Nehru Planetarium (Nehru Gezegen Gözlem Evi)

Dönemin başbakanı Indira Gandhi tarafından 1977 yılında kurulan modern mimarlık örneği Nehru Gezegen Gözlem Evi, zaman içinde bir bilim parkına dönüştü.
Astronomi ve Uzay Bilimleri üzerine çalışan yeni binalar inşa edildi. Son 30 yılda merkezde 30'dan fazla sunum gerçekleştirildi ve 10 milyon astronomi sever tarafından izlendi.
Kaynak: Wikipedia
1 Saracen: İngilizler tarafından eskiden Müslümanlara verilen ad
Bütün yorumları forumda okuyun!21 Ekim 2008, 12:38Yazan: Gökçe ArasSömürgecilik Dönemi Mimarisinden Moderne Bir Afrika Kenti: Cape Town Güney Afrika Cumhuriyeti'nin üç başkentinden biri olan Cape Town, yaklaşık 2.000.000'luk nüfusuyla Afrika'nın en büyük ikinci yerleşim bölgesi. Afrika kıtasının Avrupa’ya en uzak ucunda konumlanan Cape Town, 1488'de Portekizli kaşifBartelemeu Dias tarafından keşfedildikten sonra sırasıyla Boerler ve İngilizler’in eline geçti... (devamı)
18 Eylül 2008, 11:14Yazan: Burcu KarabasYazi dizimizde bu hafta, sömürgecilik ideallerinin modern mimarlıkla şekillendirdiği Kazablanka'yı ele alıyoruz. Kentteki ilk toplu konut örnekleri, konut tarihinde ele alınan ilk kentlerden olan Londra, Paris gibi metropollerden çok daha önce inşa edildi ve bu anlayışın Avrupa'ya taşınmasının kaynağı oldu... (devamı)
8 Eylül 2008, 13:55Yazan: Derya KaradağTahran'ı konu aldığımız habere ulaşmak için tıklayınız.
2 Eylül 2008, 10:54Yazan: Burcu KarabasYazı dizimizde bu hafta Benidorm'u ele alıyoruz. 1950'li yıllarda 3.000 kişilik bir nüfusu barındıran Benidorm'un geçirdiği değişim oldukça ilginç. Zaman zaman 300.000'den fazla kişinin konakladığı "tatil kenti" Benidorm, New York'a benzetiliyor.
Emine Merdim Yılmaz'ın haberine ulaşmak için tıklayın... (devamı)
26 Ağustos 2008, 15:59Yazan: Pınar SeyrekDoğal güzellikleriyle tanınan, İzlanda'nın, başkenti Reykjavik başta olmak pek çok yerinde rastlanabilen özgün mimarisi ile ilgili haberimize ulaşmak için tıklayın: "Dumanlı Körfez" Reykjavik
22 Ağustos 2008, 23:19Yazan: enestamtürkDeğerli paylaşımlarınız için çok teşekkürler.
22 Ağustos 2008, 11:35Yazan: Burcu KarabasGenellikle tükenen ekonomik kaynaklar veya savaş gibi insan kaynaklı yıkımlar nedeniyle terkedilmiş yerleşkeler “hayalet kent” benzetmesiyle tanımlanıyor. Her ne kadar nüfus yoğunluğu geçmiş yıllara göre önemli ölçüde azalan veya içinde artık insanların yaşamadığı bazı bölgelerde bulunan kentler de bu kavramla nitelenebilse de, tamamen terkedilmiş bazı dünya kentleri gerek sosyal ve tarihi, gerekse de mimari ve kültürel anlamda oldukça dikkat çekici özelliklere sahip... (devamı)
11 Ağustos 2008, 12:17Yazan: Burcu KarabasFarklı coğrafyalarda mimarlığı ele aldığımız yazı dizisinde bu hafta, ilk ve aynı zamanda da en sıradışı toplu tatil tesisi girişimlerinden birini konu aldık. Projenin Adolf Hitler'in ideallerinden biri olması, onu daha da ilgi çekici kılıyor.
Habere ulaşmak için tıklayın:
Hitler’in Kitle Turizmi Tesisi Rüyası: Prora... (devamı)
4 Ağustos 2008, 09:30Yazan: muzehhercok guzel bır calısma...
calısmalarınızın devamını dılıyorum...
28 Temmuz 2008, 12:10Yazan: Burcu OztaskinUzak Coğrafyalarda Mimarlık serisinin bu haftaki konusu "Viktorya Dönemi'ne Ait Dünyanın En İyi Gotik Kenti: Mumbai"
Bütün yorumları forumda okuyun!






