
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), Türkiye'de gelecek vadeden, ekonomiye dinamik bir yön vermede lokomotif görevi gören gayrimenkul sektörünün tanıtım ve temsilini sağlamak, gelişimini teşvik etmek, sektöre kalite, kontrol-eğitim konularında standardlar getirmek ve koruma amacı ile 1999 yılında kuruldu.
Dernek tarafından 23 Aralık'ta Four Seasons Bosphorus'ta düzenlenen basın toplantısında, global ekonomik krizin tüm dünyayı etkisi altına aldığı gerçeğinin hakim olduğu günümüz koşullarında krizin sebeplerinden çok sonuçları ve Türkiye'de özellikle gayrimenkul sektörü özelinde gelişen etkileri masaya yatırıldı.
GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Cumurcu ve üyelerden Emre Çamlıbel, Turgay Tanes, Işık Gökkaya'nın katıldığı basın toplantısı Cumurcu'nun krizin Türkiye üzerindeki yansımaları, kriz bazlı değişimin makro sonuçları, krizin daha az hasarla aşılmasına yönelik önerileri ve beklentileri üzerine genel değerlendirmelerini içeren sunumu üzerinden şekillendi.
Global ekonomik krize bağlı olarak resesyona giren gelişmiş ülkelerde talebe bağlı ve uluslararası sermaye hareketlerinde görülen daralmalar, Türkiye üzerinde de, likidite bolluğuna bağlı global piyasa ortamının global ekonomik krize dönüşmesi, güçlü mali politikaların yerini temkinli iyimserliğe bırakması gibi değişiklikler ve sınırlı özelleştirme imkanları, gergin iç siyaset olarak etkilerini gösterdi. Söz konusu değişimlerin makro sonuçlarının büyümede yavaşlama, enflasyonda artış, yükselen faizler, daralan kredi hacmi ve bunlar karşısında zayıflayan YTL değeri, bozulan borç dinamiklerine karşın güçlenen bankacılık sektörü olduğunu belirten Cumur, 2004-2010 yılları arasında ekonomik büyüme, istihdam altyapısı, enflasyon oranları, mali politikaların geçirdiği ve günümüz koşulları altında önümüzdeki yıllarda geçireceği öngörülen değişim ile GSMH içindeki ağırlıklarının ne olacağı üzerine yıllara göre değişen değerlendirmeler ile özetledi. Değerlendirmeler ışığında bu şartlar altında oluşacak gözle görülür iyileşmelerin 2011 yılından önce beklenmediği ortaya çıktı.
Toplantının ikinci kısmında Cumurcu tarafından, gayrimenkul sektörüne yönelik global gayrimenkul piyasalarındaki beklentilerin daralma yönünde seyredişinin Türk gayrimenkul piyasalarını da aşağı yönde etkileyeceğine, yatırım getirilerindeki düşüşün sektörde konsolidasyonu (kısa vadeli borcun uzun vadeli hale getirilmesi) ve finansmanda seçiciliği beraberinde getireceğine, piyasanın teşvik edilmesinin gerekliliğine değindi ve ekledi: "Gayrimenkul sektörü, Türkiye ekonomisinin bu krizi en az hasarla aşabilmesi için desteklenmesi gereken sektörlerin başında gelmektedir."
Bunların yanında, gayrimenkul sektörünün inşaat ve turizm gibi farklı alt sektörleri ile istihdam yaratmada ve GSMH'ya katkıda çok önemli bir yere sahip olduğuna değinen Cumurcu, Türkiye'nin içinde bulunduğu kriz ortamını aşabilmesinde bu sektördeki yatırımcılardan, bankalara; tedarikçilerden kullanıcılara kadar olan zincirin her bir halkasının desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Bu yönde alınacak önlemlerin, geçmiş deneyimlerden farklı olarak iç talebe ve dinamiklere daha fazla güvenerek büyümeyi ön plana çıkaran, talepte canlılık ve arzda sürekliliği hakim kılan, yabancı yatırımcılar açısından bakıldığında da dezavantajlı olmayan bir yatırım ortamı yaratacak şekilde düzenlenmesi gerektiğinin de altını çizen Cumurcu arz ve talebe yönelik olası önlemlerin neler olabileceğini de maddelendirdi.
Arza yönelik süreklilikte teşvikli arsa üretiminin gerekliliği ve arsa maliyetleri üzerindeki KDV yükünün kaldırılması, imar ve ruhsat bürokrasisinin rehabilite edilmesi, uzun vadeli yabancı sermayenin çekilmesi için hareket alanlarını daraltan düzenlemelerin ortadan kaldıurılması gerektiğini de belirten Cumurcu, talebi canlı tutmak için kademeli KDV ve özellikle dar gelirlilerin konut sahibi olmaları sırasında uygulanan konut kredi faizlerinin sübvanse edilmesi gerekliliğini ortaya koyduğu konuşmasına fiyatlar, proje fizibiliteleri, tasarım ve insan kaynakları gibi konularda kendilerinden beklediklerinin neler olduğunu ekleyerek son verdi.
Cumurcu'nun ardından söz alan ve katıldığı ArkiPARC 2008'de de Türkiye konut potansiyeli ve konut piyasasına yönelik önemli değerlendirmeler ile katılımcıları aydınlatan SOYAK Holding CEO Vekili Emre Çamlıbel ise toplantıda dar gelirlilerin konut finansmanında ne gibi revizyonlara gidilerek kolaylık sağlanacağına yönelik görüş bildirdi ve "Dar Gelirlilerin Konut İhtiyacı (Affordable Housing)" konusuna dikkat çekti.
Çamlıbel'in sözü devrettiği İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Turgay Tanes ise son dönemlerde sayıları hızla artan alışveriş merkezi yatırımlarında içine girilen bu mali kriz döneminde gerileme ve iptallerin olacağı gibi değerlendirmelerinin yanında Yeni Borçlar Kanunu Tasarısı'nın ticari gayrimenkullerde kiracı -mal sahibi arasındaki ilişkilere yapacağı olumsuz etkiler ile yerli ve yabancı yatırımcılar üzerindeki caydırıcı etkilerinden söz etti.
Tanes'in ardından sözü alan Işık Gökkaya da Tanes'in konuşmasına paralel olarak sektör genelindeki vergi sistemi ile sermaye girişlerinde düzenlemelere gidilmesi yönünde görüş bildirerek bürokrasi yükünün minimize edilmesi ve ilgili kurumların yabancı yatırımcıyı 60 gün bekleten süre zarflarının hızlı bir çalışma ile kolaylaştırılması gerektiğine değindi. OECD verileri üzerinden işsizlik oranlarına da değinen Gökkaya gayrimenkul sektörünün Türk iş gücü piyasasındaki önemini vurguladı.






