AKM'nin onca tartışmadan ve gecikmeden sonra başlamak üzere olan yenileme projesi, mahkeme tarafından durduruldu. Projenin yöneticileri 'biz projemize güveniyoruz, bilimsel ve çağdaştır' diyor.
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ihalesi geçen ay mahkeme kararıyla durdurulunca, İstanbul'un bu önemli ve talihsiz kültür yapısında hikaye tekrar başa dönmüş oldu. Tekrar AKM'nin yenileme projesi, 2010'a yetişip yetişmeyeceği, hatta ‘yıkılması' konuşulmaya başlandı.
Hatırlanacağı üzre, dört yıl kadar önce AKM'nin yıkılması gündeem gelmiş, sanatçılar sokaklara dökülmüş, epeyce bir tartışıldıktan sonra, bu yorgun yapının yenilenmesine karar verilmişti. Yasayla, 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın sorumluluğuna verilen AKM'nin yenilenmesi projesi, Tabanlıoğlu Mimarlık'a verilmişti. Ancak bu projeyi de ‘koruma prensiplerine' aykırı bulan mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece zaten 2010 yılının sonuna yetişmesi beklenen AKM'nin, ne zaman tamamalnacağı ve İstanbul'un salon sorunun nasıl çözüleceği yine belirsizleşti.
5 Ağustos Çarşamba günü, yenileme projesinin sorumluluğunu üstlenen 2010 ekibi ve mimar Murat Tabanlıoğlu herkese açık bir toplantı düzenlediler. Sorular ve eleştirilerle zaman zaman gerginleşen bir atmosfere dönüşen toplantıda Koruma Kurulu'nun başkanı Prof. Mete Tapan'ın "Bu proje bilimsel ve doğrudur," sözleri dikkat çekti. Toplantıda 2010 Ajansı'ndan Serhan Ada ve Ajansın Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Avdagiç de söz aldılar.
Tabanlıoğlu: Değişiklik dıştan anlaşılmayacak
Yurtdışından benzer kültür merkezi ve opera binası örneklerinden de bahseden Murat Tabanlıoğlu, asıl amaçlarının binayı Taksim'le ve halkla geçişken kılmak olduğunu vurguladı. Tabanlıoğlu hem yurt içinden hem de yurt dışından uzmanlardan oluşan bir ekiple çalıştıklarını ve AKM'nin yapımında yer alan teknik ekipten hayatta olanları da ekibe dahil ederek beş ayda projeyi tamamladıklarını aktardı. Projede, binanın yıllar içindeki kullanımı sırasında işlevsiz hale gelen ana kapısının tekrar eski işlevine kavuşturulmasının öngörüldüğünü kaydeden Tabanlıoğlu, ayrıca en üst kattaki restoranın sadece çalışanların ve sanatçıların değil herkesin girebileceği hale getirileceğini söyledi. Bu restoranın, kentin panoramik manzarasını gözler önüne serdiğinin altını çizen mimar Murat Tabanlıoğlu, "Cam fanus şeklindeki bir asansörle çıkılacak bu restoran İstanbul'un yeni buluşma noktası olacak" dedi.
Murat Tabanlıoğlu, büyük sahnenin 21. yüzyıl gerçeklerine uygun olarak dijital teknolojiyi de kapsayacak şekilde düzenleneceğini, güvenlik girişi için binanın dışında cam bir bölüm yapılacağını ama tüm bu düzenlemelere rağmen binanın dışında çok fazla oynama yapılmayacağı için dışarıdan fazla bir değişiklik hissedilmeyeceğini anlattı.
Prof. Tapan: Bu hal kabul edilemez
Prof. Mete Tapan, "Belli kesimlerin bu projeye karşı maalesef itirazları olmaktadır. Yenileme olarak sadece boya-badana gibi işlerin yapılmasını istiyorlar, ama binayı koruma açısından yapılan iş bilimseldir, doğrudur. Bu projeyi gerçekten önemli, dünya çapında bir mimara teslim ettik ki bu özelliğini babasından aldı. Ortada bir proje var, en iyi uzmanlar tarafından denetleniyor, ama bir adım dahi atamıyoruz. Bu nedenle hepimizin yıllardır sanattan uzak kalmamızı ben hiçbir şekilde kabul edemiyorum. AKM yenileme ihalesinin yürütmesi mahkemede bilirkişinin öngörülen değişikliklerin koruma kurallarına uymadığı yönünde rapor vermesi üzerine durduruldu. Kelime kelime her şeyi değerlendirirseniz badana-boyadan başka hiçbir şey yapamazsınız" diyor.
Avdagiç: İnsanlar rahatça girebilmeli
Şekip Avdagiç, temel düşüncelerinin halkı sanatla bütünleştirmek ve İnsanlar İstiklal'de bir mağazaya nasıl rahatça girebiliyorlarsa bu binaya da öyle rahatlıkla girebilmelerini sağlamak olduğunu söyledi. Kentte sanatın, sadece özel kuruluşların işletmesindeki mekanlara indirgendiğini ve bir anlamda sadece seçkinlerin ulaşabildiği bir yapıya büründüğünü ifade eden Avdagiç, sanatın halka ulaşabilmesinde kamu kurumlarının büyük önemi bulunduğunu aktardı. Avdagiç, "Proje, sanatın özelleşmesine, ticarileşmesine, kamu hayatından sökülüp atılmasına karşı bir yerde bir meydan okuma olacaktır. Karşımızda engeller olsa da biz bu projeyi tamamlayacağız. Projeyi üç defa Koruma Kuruluna sunduk. Biz projemize inanıyoruz. Sonuçtan herkesin memnun olacağına eminiz" diye konuştu.
Ada: Önemli olan işletebilmek
Serhan Ada ise AKM'de asıl meselenin işletilmesi olduğunun ve eğer işletmesi değiştirilmeyecekse binanın yenilenmesinin anlamı olmadığının altını çizerek, kültür merkezinin halkla bütünleştirilmesi için yapılan çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini söyledi.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!29 Ocak 2011, 20:15Yazan: hero49AKM yıkılırsa artık diğer tarihi eseleri yıkma alışkanlığı oluşur.Burda önemli olan bir şeyin tarihi eser ünvanını nasıl aldığıdır.Bunu bilirsek bu problemler yaşanmaz.Ama işin içine siyaset girdi.Bir tarafta kendini çok bilmiş zanneden, ülkede sadece kendilerinin aydın olduğunu zanneden, bazı kişilerin adından çok yararlanmış ve hala devam edenler, diğer tarafta ise dini siyasete alet eden, piyonluk yapanların düşünceleri arasında geçiyor... (devamı)
30 Ağustos 2010, 19:56Yazan: semstAKM yi sıkıcı bulmanızı saygı ie karşılıyorum. Ancak bir de konuya yapının yapıldıgı tarihin Türkiye'si gözü ile bakarsanız görüşünüz değişecektir sanırım. Bu proje döneminde birçok yabancı dergide yeralmış, övgü ile konuşulan bir yapısı idi. Aradan geçen yaklaşık 40 yıla karşın benzer fonksiyondaki yapıların azlığı ve bezersizliğini de dikkate aldığınızda yapının korunması gerektiği gerçeği ile karşılaşırsınız... (devamı)
13 Ağustos 2010, 12:25Yazan: Emine MerdimBeral Madra'nın Radikal'deki yazısı: http://www.arkitera.com/h55724-post-degil-kohne-modernizm.html
28 Nisan 2010, 14:09Yazan: Emine Merdimİstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM ile ilgili basın açıklaması. Görüldüğü üzere, AKM’nin onarımı ve bu onarım için gerekli olan ödeneğin sağlanması sadece İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın sorumluluğunda değildir. Ajansımız tarafından AKM hesabına para aktarılabilmesi, Ajans Koordinasyon Kurulu kararına bağlı olup, bu husus Koordinasyon Kurulu’nun yetkisindedir... (devamı)
25 Şubat 2010, 15:41Yazan: Emine Merdim2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM süresi hakkında basın açıklaması: 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin onarımına yönelik “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Onarımına İlişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Arasında İşbirliği Protokolü” 8 Ekim 2008 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştı... (devamı)
24 Aralık 2009, 15:14Yazan: Emine MerdimHaber Türk'te bugün çıkan bir haber. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in açıklamaları: Muhteşem bir proje hazırladık. Çok spekülasyonu yapıldı bunun. Projeyi onaylattık, ihalesini yaptık. Kültür Emekçileri Sendikası yürütmeyi durdurma kararı aldı... (devamı)
14 Aralık 2009, 08:12Yazan: Omer YilmazDün Habertürk'teki köşesindeydi aşağıdaki Fatih Altaylı yazısı. Bir de maket fotoğrafı vardı ama internet sitesine o fotoğrafı koymamışlar. İlber Ortaylı da İBB binası yıkılmalı gibi bir şeyler demişti. Artık Murat Bardakçı'dan da bir yorum bekliyoruz. Taksim Opera Binası buydu TAKSİM'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yerine İstanbul'a yakışır bir opera binası ve yanında da bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söylüyorum ya... (devamı)
26 Ağustos 2009, 10:50Yazan: Derya YazmanAtatürk Kültür Merkezi'nin yenileme projesine imza atan mimar Murat Tabanlıoğlu, Radikal'da yayınlanan bir haberde yenileme projesi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Haberin devamı: 'Yapılmazsa AKM'ye yazık olur'
25 Ağustos 2009, 17:35Yazan: Omer Yilmazöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
25 Ağustos 2009, 16:04Yazan: Mehmet K. Özelöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!






