AKM'nin yenileme projesinde giriş katından merdivenle inilen küçük bir konser salonu da var. |
Sendika'nın başvurusu üzerine konuyu görüşen mahkeme, "Yapılan düzenleme ile koruma grubu 1 olan yapının günümüze ulaşmış sosyo-kültürel, tarihi kimliğini oluşturan mekansal, biçimsel, yapısal özellikleri ile çevre içindeki özgün konumunun korunmadığı"na karar verdi ve AKM'nin ihalesini iptal edip, yürütmeyi durdurdu. Davayı açan Kültür Sanat Sen Başkanı Yavuz Demirkaya ile AKM hakkında görüştük. Demirkaya, AKM'nin Cumhuriyet döneminin simgesi ve Taksim Cumhuriyet alanını oluşturan temel ögelerden biri olduğunu vurguluyor.
Amaç özelleştirmek
Mevcut bir avan proje hazırlanmış ve onaylanmışken, yedi ay sonra çok farklı yeni bir projenin aynı kurul tarafından onaylandığını ifade eden Demirkaya, "Bu durum anlaşılır gibi değildir" dedi ve şöyle devam etti: "Bu proje, AKM'yi ticari bir mekan olarak kullanmak fikri üzerinden değiştirmek, daha da kötüsü özelleştirmenin yolunu açmak anlamına geldiği açıkça gözlenmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, AKM'nin günümüze ulaşmış sosyo-kültürel ve tarihi kimliğini oluşturan mekansal, biçimsel ve yapısal özellikleri ve çevre içindeki özgün konumunu koruyacağına, yapılan değişikliklerle adeta yok etmek istemektedir. AKM adeta yıkılmadan, tamamen değiştirilerek yasal engeller aşılmak istenmektedir ve sıradan bir bina gibi yap-işlet-devret mantığında projelendirilmiştir. Aspendosları, Efesleri, Sideleri, Fasalisleri ve Olimposları aynı tehlikeler beklemektedir."
Sendika ne istiyor?
Demirkaya, "Biz birilerinin ekmeğine yağ sürmek amacıyla bu davayı açmadık," diyor: "Mahkemenin verdiği bu karardan dolayı mutlaka birileri sevinecek, birileri de üzülecektir. Fakat işin aslı böyle değil; bizim aldırdığımız karar tadilatın yapılmasını hızlandıracak ve daha iyi, aslına uygun bir AKM'nin ortaya çıkmasını sağlyacaktır. Hiçbir şekilde, hiçbir zaman sendikamız AKM binasının yıkılmasını istememiştir, tam tersine karşı durmuştur. Sendikamız, SİT alanı içinde bulunan tarihi bir binanın yıkılması değil, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi aslına uygun bir bilimsel yaklaşımla yapılmasını istemektedir."
Kültür-Sen'in mahkemeye gönderdiği başvuru dilekçesinde AKM için tasdikli bir avan projesi varken çok farklı yeni bir projenin hazırlanıp onay alındığı belirtiliyor ve yeni bir avan proje için tadilat adı altında onay alınmasının mevzuata aykırı olduğu belirtiliyor.
Ön cephenin ekran olmasına karşı çıkılıyor ve buraya yansıtılacak görüntülerin değişecek olması da eleştiriliyor. Bu uygulamanın Taksim gibi önemli kentsel SİT alanında, 1. derecede tescilli simgesel bir kültür varlığı yapısının her an başka bir cephe görüntüsü yaratmasının yasalara ve mevzuata aykırı olduğu savunuluyor. Cephede, merdivenlerde, fuayelerde yapılan değişiklikler, boyahanelerin kaldırılması, sanat galerisinin düzenlemesinin edğiştirilmesi, bale çalışma salonunun restoran yapılması, gibi değişiklikler "merkezin işleyiş ve sanatsal faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyecek şekildedir," deniliyor.
Mahkeme ne dedi?
İstanbul 9. İdare Mahkemesi, AKM'de yapılan bilirkişi incelemesinin ardından "Yapılan düzenleme ile koruma grubu 1 olan yapının günümüze ulaşmış sosyo-kültürel, tarihi kimliğini oluşturan mekansal, biçimsel, yapısal özellikleri ile çevre içindeki özgün konumunun korunmadığı, ilke kararlarına uygunn davranılmadığı anlaşıldığından tesis edilen işlem ile eski avan proje tadilatında hukuka ve meziata uygunluk bulunmamaktadır" dedi.
Yenilenmeli mi yıkılmalı mı?
- TAKM'nin temeli 1946'da atıldı. 1956 yılına kadar ödenek olmadığı için ilerlemedi.
- 1957'de Hayati Tabanlıoğlu binayı opera yerine kültür merkezi olarak projelendirdi.
- 1969'da ilk açılış yapıldı.
- Bina 27 Kasım 1970'te Cadı Kazanı oyunu sırasında yandı.
- 1977'de ikinci açılış yapıldı.
- 6 Ocak 1999'da Anıtlar Kurulu Tescil kararı verdi. Kültür Bakanı İstemihan Talay'dı. Bakanlığın isteği üzerine Tabanlıoğlu tarafından yenileme konsepti önerisi hazırlandı.
- 2005 yılında Kültür Bakanı Atilla Koç binanın ekonomik ömrünü tamamladığını bu nedenle yıkımdan başka çare olmadığını söyledi. Sanatçılar eylem yapmaya başladı.
- 2007 yılında Ertuğrul Günay'ın Kültür Bakanlığı sırasında Ekim ayında AKM'nin yıkılıp
yeniden yapılacağı kararı TBMM'den geçti.
- 2007 Kasım ayında, Koruma Kurulu AKM'yi birinci grup kültür varlığı olarak tescilledi.
- Kasımda İstanbul 2010 hakkında kanun yayımlandı. AKM'nin ‘yıkılması' yerine ‘yenilenmesi' ifadesi kanunda yer aldı.
- 2007 yılının son altı ayı çeşitli toplantılarla AKM'nin nasıl ‘yeniden yapılacağı' tartışıldı.
- Ekimde Tabanlıoğlu ve 2010 Ajansı arasında protokol imzalandı.
- 24 Aralık 2008'de Koruma Kurulu binanın yenilenme projesine onay verdi.
- 8 Mayıs 2009'da uygulama projelerine kültür bakanlığı onay verdi.
- 5 Haziran'da ihale ilan edildi, 23 Temmuz'da ihale sonuçlandı.
- Temmuz 2009'da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ihaleyi durdurdu.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!29 Ocak 2011, 20:15Yazan: hero49AKM yıkılırsa artık diğer tarihi eseleri yıkma alışkanlığı oluşur.Burda önemli olan bir şeyin tarihi eser ünvanını nasıl aldığıdır.Bunu bilirsek bu problemler yaşanmaz.Ama işin içine siyaset girdi.Bir tarafta kendini çok bilmiş zanneden, ülkede sadece kendilerinin aydın olduğunu zanneden, bazı kişilerin adından çok yararlanmış ve hala devam edenler, diğer tarafta ise dini siyasete alet eden, piyonluk yapanların düşünceleri arasında geçiyor... (devamı)
30 Ağustos 2010, 19:56Yazan: semstAKM yi sıkıcı bulmanızı saygı ie karşılıyorum. Ancak bir de konuya yapının yapıldıgı tarihin Türkiye'si gözü ile bakarsanız görüşünüz değişecektir sanırım. Bu proje döneminde birçok yabancı dergide yeralmış, övgü ile konuşulan bir yapısı idi. Aradan geçen yaklaşık 40 yıla karşın benzer fonksiyondaki yapıların azlığı ve bezersizliğini de dikkate aldığınızda yapının korunması gerektiği gerçeği ile karşılaşırsınız... (devamı)
13 Ağustos 2010, 12:25Yazan: Emine MerdimBeral Madra'nın Radikal'deki yazısı: http://www.arkitera.com/h55724-post-degil-kohne-modernizm.html
28 Nisan 2010, 14:09Yazan: Emine Merdimİstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM ile ilgili basın açıklaması. Görüldüğü üzere, AKM’nin onarımı ve bu onarım için gerekli olan ödeneğin sağlanması sadece İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın sorumluluğunda değildir. Ajansımız tarafından AKM hesabına para aktarılabilmesi, Ajans Koordinasyon Kurulu kararına bağlı olup, bu husus Koordinasyon Kurulu’nun yetkisindedir... (devamı)
25 Şubat 2010, 15:41Yazan: Emine Merdim2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM süresi hakkında basın açıklaması: 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin onarımına yönelik “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Onarımına İlişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Arasında İşbirliği Protokolü” 8 Ekim 2008 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştı... (devamı)
24 Aralık 2009, 15:14Yazan: Emine MerdimHaber Türk'te bugün çıkan bir haber. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in açıklamaları: Muhteşem bir proje hazırladık. Çok spekülasyonu yapıldı bunun. Projeyi onaylattık, ihalesini yaptık. Kültür Emekçileri Sendikası yürütmeyi durdurma kararı aldı... (devamı)
14 Aralık 2009, 08:12Yazan: Omer YilmazDün Habertürk'teki köşesindeydi aşağıdaki Fatih Altaylı yazısı. Bir de maket fotoğrafı vardı ama internet sitesine o fotoğrafı koymamışlar. İlber Ortaylı da İBB binası yıkılmalı gibi bir şeyler demişti. Artık Murat Bardakçı'dan da bir yorum bekliyoruz. Taksim Opera Binası buydu TAKSİM'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yerine İstanbul'a yakışır bir opera binası ve yanında da bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söylüyorum ya... (devamı)
26 Ağustos 2009, 10:50Yazan: Derya YazmanAtatürk Kültür Merkezi'nin yenileme projesine imza atan mimar Murat Tabanlıoğlu, Radikal'da yayınlanan bir haberde yenileme projesi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Haberin devamı: 'Yapılmazsa AKM'ye yazık olur'
25 Ağustos 2009, 17:35Yazan: Omer Yilmazöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
25 Ağustos 2009, 16:04Yazan: Mehmet K. Özelöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!







