Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Kriz bitse de enkaz kaldırmak zaman alacak

Tarih: 16 Eylül 2009 Kaynak: Referans Yazan: Kerem Alkın

Küresel kriz çıkalı bir yılı geride bırakmış olmamıza rağmen hâlâ bankacılık sektörüne yönelik yeni kurallar netleşmiş değil. ‘Enkaz kaldırma çalışmaları' devam ettiğinden, hanehalkı halen krizin geride bırakıldığına ikna edilebilmiş gözükmüyor.

Küresel krizin "V" şeklinde bir toparlanmayla geride bırakılmasını herkes arzu ederdi. Ancak kriz öncesi döneme benzer bir makroekonomik performansı ve istihdam düzeyini yakalamak için en az 1-1.5 yıl daha çaba sarf etmemiz gerekecek. Başta Türk ekonomisi olmak üzere, krizden ciddi ölçüde etkilenmiş olan ekonomilerde, toparlanmanın zaman alması hanehalkının "güven" katsayısıyla doğrudan bağlantılı. Türk halkı da Amerikan halkı da küresel krizin atlatılması için atılan adımların yeterli olduğu kanaatine sahip değil. Hanehalklarının ekonominin bugün ve geleceğine yönelik güven konusunda kırılgan bir yapıya işaret etmeleri, özel sektör yatırımlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Büyümenin lokomotif gücü olan özel sektör yatırımlarındaki daralmanın süregelmesi ise istihdam sorunuyla ilgili endişeleri beslemekte. Küresel krizin ulusal boyutlarına yönelik olarak, hükümetlerin yeterince şeffaf davranamamış olmaları da tüketici güveninde gözlenen kırılganlığın öncelikli nedeni olarak karşımıza çıkmakta.

Bankacılara ciddi uyarı
Krizin yıldönümünde Wall Street'te bir konuşma yapan ABD Başkanı Obama, bazı bankacıların hâlâ mali krizden alınan dersleri görmezden geldikleri uyarısında bulundu ve "1929 Büyük Buhranı"ndan beri ilk kez bu derece büyük kapsamda gerçekleştirilecek mali sistemin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalara destek verilmesini talep etti. Nobel ödüllü iktisatçı Prof. Stiglitz ise "batırılmaları göze alınamayacak kadar büyük" bankaların, bu durumlarından cesaret de alarak hacim olarak daha da büyüdükleri ve 2007'den daha kötü durumda oldukları uyarısında bulundu. ABD Merkez Bankası (FED) eski başkanlarından Volcker ve eski Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti ve bugün İsrail Merkez Bankası Başkanı olan Fischer da bankaların "hızlı bir şekilde büyümelerinin frenlenmesi gerektiği" görüşünü teyit ediyorlar.

Başkan Obama'nın ekonomi danışmanı Summers ise dünya ekonomisinin "1962 Küba Krizi"nde, ABD ve Sovyet nükleer savaşının eşiğinden dönülmesi benzeri ağır sonuçları olacak bir krizin atlatıldığını, geçen yıl ABD'nin bir buhrana sürüklenip sürüklenmediği tartışılırken bugün krizden çıkışın tartışıldığını vurgulamakta. Obama yönetiminin finans sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik reform paketi, her ne kadar sağlık reformu tartışmalarının gölgesinde kalsa da ABD Kongresi'nde iki aylık bir dönemde görüşülerek yürürlüğe girecek. Başkan Obama, reform sonrasını "aşırıya kaçan davranışların kontrol edilmediği ve pervasızca davranıldığı günlere asla geri dönülmeyeceği" şeklinde tanımlamakta.

FED'e geniş yetki
Obama yönetiminin halen üzerinde çalıştığı yasa tasarısı, FED'e büyük şirketler ve finans kuruluşları karşısında yeni yetkiler verilmesini öngörüyor. Tasarı uyarınca FED gerektiğinde, çöküşleri ekonomiyi tehdit edecek bankalara el koyabilecek. Obama aynı zamanda konut ve otomotiv kredileriyle kredi kartları gibi mali ürünleri denetleyecek yeni bir birim oluşturulmasını da talep etmekte. Reform paketi, Federal Ticaret Komisyonu'na da tüketicinin haklarının korunması için yeni yetkiler verilmesini öngörmekte.

Obama, küresel krizden riskli yatırımları ve etkisiz denetleme sistemini sorumlu tuttuğunu bir kez daha hatırlattı. Birçok finans kurumunun mevcut ekonomik düzelme belirtilerini yanlış yorumladığını ve geçmişten ders almadığını ifade eden Başkan Obama, bankacıları "kendilerini beğenmiş bir şekilde gönül rahatlığı içinde hareket etmemeleri" yolunda uyardı. Denetleme sistemini değiştirmenin ekonomiyi yavaşlatacağı ve piyasalara zarar vereceğini öne sürenlerin büyük bir yanlışlık içinde olduğunu belirten Obama, etkili, akla uygun kuralların, piyasaların doğru işlemesi açısından önem taşıdığını vurgulamakta. Bankaların, vergi mükellefleri tarafından kurtarıldıklarını unutmayarak konut sahipleri ile küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) yardım etmekle yükümlü oldukları da ifade ediliyor.

G-20 Zirvesi'ne dikkat
Bu arada Türkiye bayram tatilinden çıktıktan hemen sonra gerçekleşecek olan G-20 Liderler Zirvesi'nde de küresel boyutta finans kesiminin ve piyasaların uymaları gereken yeni kuralların önemli ölçüde netleşmesi bekleniyor. Küresel krizin geride bırakıldığı ve toparlanmanın başladığı görüşü ağırlık kazansa da doların değer kaybı ve altın fiyatlarındaki yükseliş, piyasadaki iyimserlikle örtüşmüyor. Dolar faizleri yerlerdeyken euro-dolar paritesinin 1.4500-1.4515 dolar düzeyinde tutunması halinde, 1.4720 dolara kadar tırmanabileceği de belirtiliyor. FED faizleri artırmaya başladığı gün, yeni bir trendi konuşuyor olacağız.

Takvim
<<Şubat 2012>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29        
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.