Sebebini anlatacağım...
Gelin isterseniz önce 18 Ocak'ta ‘Keşanlı Ali Destanı' oyunuyla yeniden ‘perde' alacak Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkılış hikâyesine dönelim.
Korkular ve gerçekler arasındaki o ince çizgiyi görelim.
Tarih 16 Mart 2008.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, içerisinde Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin de bulunduğu Harbiye bölgesinde modern ve şehrin ihtiyaçlarını karşılayacak bir Kongre Vadisi yaratmaya karar verir. Bu amaçla o gün Muhsin Ertuğrul'da son kez sahne alınır ve yıkım işlemlerinin başlaması için perde bir süreliğine kapatılır.
İşte o günlerde bir grup sanatçı ve siyasetçi "Muhsin Ertuğrul'a sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır" diyerek yıkıma karşı çıkar. Bedri Baykam, Tarık Akan, Nedim Saban, Rutkay Aziz gibi sanatçılar da oradadır, Ercan Karakaş, Gürsel Tekin ve Çetin Soysal gibi siyasetçiler de... İlk bakışta her şey normal. Şehir bilinci gelişmiş sanatçılar ve siyasetçiler demokratik haklarını kullanıyor.
Peki kime karşı? Elbette yıkım kararını veren AK Parti iktidarı ve belediye başkanına karşı. Eleştiri ne?
"Muhsin Ertuğrul yıkılmasın."
Neden?
"Kongre merkezi diyerek tiyatroyu ortadan kaldıracaklar. Sanat alanlarını IMF'ye peşkeş çekecekler, sahneyi yıkıp yerine cami yapacaklar..."
Bu yüzden: "Muhsin Ertuğrul'a sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır."
Oysa yeni proje ilk günden beri ortada. Bırakın tiyatronun ortadan kalkmasını, çok daha büyük bir sahne yapımı planlanıyor.
Projede caminin C'si bile yok. Ama korkular şehir bilinci en gelişmiş sanatçıları bile maalesef etkisi altına almış.
‘Korku siyaseti' üzerine ciddi kafa yoran siyaset bilimci Mithat Sancar bu ruh halini bakın nasıl izah ediyor: "Korku siyasetinin en önemli sonucu, siyasetin içini boşaltmaktır. Çünkü korku, aklı devre dışı bırakır; insanı bilinçli hareket eden bir özne olmaktan uzaklaştırır, etki edemeyeceği güçler arasında oynanan bir oyunun nesnesi haline getirir."
O gün o protesto gösterisine katılan sanatçı ve siyasetçilerden bazılarını şahsen tanıyorum. Hiçbiri bu kadar irrasyonel bir korku siyasetine teslim olacak yapıda değil.
Ama maalesef ‘dayanışma' adına olmuş. Oysa ben onlardan kategorik olarak yıkıma karşı çıkmak yerine, yeni yapının mimari özelliklerine dikkat çekmelerini beklerdim. Hayali korkular yerine gerçek eleştiriler yapılsın isterdim.
Dün kalktım Muhsin Ertuğrul'un açılışını beklemeden Harbiye Kongre Vadisi'nin yolunu tuttum. 17 milyon TL'ye mal olan yeni bina inanılmaz şık.
600 seyirci kapasiteli ferah salonu, yatay ve düşey hareket edebilen döner sahnesi, aşağı yukarı hareket eden orkestra çukuru, akustik özellikleri ve ahşap kaplamalarıyla inanılmaz işlevsel.
Eski bina ile kıyaslanamayacak kadar modern.
Fakat ne geleneksel Türk tiyatrosundan ne de Türk mimarisinden nasibini almış.
Hani Berlin'de ya da Tokyo'da karşınıza çıkabilecek bir teknoloji ve modernlikte.
İstanbul'a, bu şehrin ruhuna özgü hiçbir şey yok.
Biliyorum Kadir Topbaş bir zamanlar İstanbul'un sanat ruhunu yansıtan Dram Tiyatrosu'nu Tepebaşı'nda yeniden canlandırmanın hayallerini kuruyor, fakat yine de benim gözüm böylesine güzel bir vadide o dokuyu arıyor.
Ne dersiniz Gürsel Bey keşke iki yıl önce eleştiriye buradan mı başlasaydık?
Şimdi gelelim bu yazıyı 18 Ocak'ı beklemeden yazmamın sebebine. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Star'dan Ebru Baran'a hiç kıvırmadan "CHP İstanbul İl Başkanlığı olarak bugüne kadar birçok protestoya destek verdik, içlerinden biri yanlış çıktıysa biz onu da kabul etmesini biliriz. Kazanacak olan İstanbul ve sanatsa bu bizi mutlu eder. Sahnenin açılışına davet edilirsem elbette giderim..." demiş.
Şimdi görev Kadir Topbaş'ta. Kadir Bey duydum ki açılış için yıkım süreciyle ilgili bir belgesel hazırlatmışsınız.
Hafızası zayıf bir topluma "Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin nereden nereye geldiğini hatırlatmak" yerinde.
Fakat sizden ricam bu işi o gün protesto gösterisine katılanları ‘teşhir' noktasına vardırmayın.
Sizi protesto edenleri açılışa bizzat siz davet edin.
18 Ocak'ta birlikte indirin ‘korku' perdesini.
Takip
Bütün yorumları forumda okuyun!15 Şubat 2008, 18:32Yazan: Aslı Özbaymimarlar odası merkez yönetimi, bu konuyla ilgili son gelişmeler/yazışmalar üzerine kendi web sitesinde aşağıdaki metni yayınladı. forum metinlerinde eksik kalmaması için aşağıya ekliyorum. diğer yandan, eleştirileri, "....odamızı yıpratmaya yönelik saldırılar...." olarak değerlendiren ve bunları oda karşıtlığı (?) söyleminin motifleri sayan metnin otoriter uslubu, traji-komik bir durum oluşturuyor... (devamı)
21 Ocak 2008, 20:53Yazan: Aslı Özbayoda merkezinin, hem de uia 2005 kongre alanını düzenlemek için açtığı yarışma sonucu gelişen olaylar serisi, hem oda, hem de yarışmalar düzeni açısından ibretlik bir "müsibet" oldu. o sırada uluslararası bir kongreye hazırlanmakta olunduğu için, bu meseleyi el birliğiyle unuttuk ve "yen içinde" bıraktık... (devamı)
21 Ocak 2008, 14:30Yazan: Murat ArtuTam O sırada, Yetkilerini cehalet ve adaletsizlik içinde kullanan oda yöneticilerinin sorumsuz olduklarına dair örneklerini yazarken, 1. Kongre vadisi yarışması... 2. SMG.............örneklenirken Haberiniz geldi. Çok sevindim !!! Mimarlık için Mimarlar grubu ( Seçimi kazanacak ya...!) Sn. Mimar Fatih Erduman'a yanında vereceği bir tebrik ve teşekkür belgesi ile tazminatını ödemelidir... (devamı)
21 Ocak 2008, 12:54Yazan: ayasofyaSonra da diyoruz ki neden yarışma açılmıyor, Oda neden yarışma açılmasına önayak olmuyor. Baksanıza ödülü vermemek için temyizlere gidilmiş, çabalar sarfedilmiş. Cevap hakkı doğdu yaşasın. Şimdi Oda Yönetimi hemen bize açıklama yapacak. Bizi bilgilendirlecek. Öyl olmadı aslında böyle oldu diyecek... (devamı)
21 Ocak 2008, 12:37Yazan: luminaHamaset'in çöktüğünün resmidir :) Ama sırça köşkten görünmüyor anlaşılan bu resim...
21 Ocak 2008, 12:24Yazan: Zeynep GüneyErduman; yaklaşık altı ay önce lehine sonuçlanan davanın kararını ve Mimarlar Odası'nın bu süreç içerisindeki tutumunu şu sözlerle yorumluyor...
Haberin devamı için: Mimar(lar) Kazandı, Oda Kaybetti
11 Ekim 2005, 18:56Yazan: Gülin ŞenolFatih Erduman tazminat verilmemesi üzerine Mimarlar Odası'na dava açtı:
Kongre Vadisi Yarışmasında Son Durum
19 Ocak 2005, 17:02Yazan: Arkitera Forum14 Ocak 2004 günü Arkitera Forum'da UIA 2005 Istanbul Kongresi Vadi Tasarım Yarışması jüri üyelerinin imzaları ile yayınlanan metinde şahsımı hedef alan aşağıdaki paragraf bulunmaktadır.
"Bu arada, Kongre’nin ihale edildiği Konsorsiyum temsilcisinin de yarışma sonuçlarını eleştiren bir başka açıklaması da bir biçimde kamuoyuna yansıtılmıştır... (devamı)
13 Ocak 2005, 10:47Yazan: Murat ArtuTemmuz 2005 tarihinde İstanbul' da düzenlenecek olan UIA Kongresi ile ilgili açılmış bulunan Kongre Vadisi yarışmasının ödüllerinin yarışmacılara ödenmediğini ve dahası Mimarlar Odası Başkanı Sn. Oktay Ekinci’nin kendisini jürinin üstünde gören bir anlayışla, birinciliği kazanmış proje üzerine karalamalar içeren yorumlar getirdiğini esefle okumuş bulunuyorum... (devamı)
30 Aralık 2004, 11:28Yazan: Omer YilmazBir saat kadar önce Fatih ERDUMAN tarafından Arkitera ve Mimarlar Odası şubelerine dağıtılan metin aşağıda.
KONGRE VADİSİ MİMARİ TASARIM YARIŞMASI ARDINDAN…
30 Aralık 2004
Kongre Vadisi Mimari Tasarım Yarışması’nda 1. ödülü alan projenin müellifi olarak yarışma sonrası yaşanan süreç ile ilgili deneyimlerimi mimarlık kamuoyuyla paylaşmak gerektiği kanısındayım... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!






