Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

AKM'nin kaderi Başbakan'ın elinde

Tarih: 4 Mayıs 2010 Kaynak: Sabah Yazan: Hıncal Uluç
Şimdi başlığa bakınca "Bu ülkede neyin kaderi Başbakan'ın elinde değil ki" derseniz, haklı olabilirsiniz. Aslında hatta Belediye Başkanlarının, bürokratların, fazla fazla bakanların yetkisindeki konular bile bu ülkede Başbakan'a gidiyor ve onun müdahalesi olmadan çözülemiyor. Hatta bazen ona rağmen çözülemiyor ya.

Tepebaşı'nda yapılacak ve İstanbul'un simgesi olacak bir müze binası vardı. Bilbao'ya yaptığı müzeyle, kentin kaderini değiştiren ünlü Mimar Frank Gehry'nin "Veda" eseri olarak tarihe geçecekti. Pera Müzesi'nin sahibi İnan Kıraç tüm işleri tamamlamıştı. Geriye sadece, Haliç'e bakan arazinin tahsisi kalmıştı. Orada TRT'nin dünya çirkini binası ve Belediye'nin leş, kat otoparkı vardı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bizzat devreye girdi. Gene bizzat seçtiği Belediye Başkanı ile bizzat atadığı TRT Genel Müdürüne "Bu işi çözün" dedi. Ama çözmediler. İnan Kıraç da "Lanet olsun" dedi, çekildi. İstanbul cumhuriyet tarihinin belki de en önemli projelerinden birini unuttu.

Şimdi konumuz AKM.

Atatürk Kültür Merkezi. Hiçbir özelliği ve güzelliği olmayan bir tatsız bina. İçi daha da felaket. Hangar gibi, akustik sıfır bir büyük salon, kullanılmaz küçük salonlar. Falan filan.
Recep Tayyip Erdoğan'ın hayalini biliyorum. Bu hayal, benim de hayalimdi. Yandaki otoparkı yerin altına almak. Bu araziyi de AKM arsasına katmak ve ortaya çıkan nerdeyse iki misli büyük alanda, uluslararası bir mimari yarışması sonucu seçilecek, harika bir kültür merkezi yapmak. İstanbul'un tam göbeğindeki bu binayı, sadece temsil saatlerinde değil, dünya örneklerinde olduğu gibi 24 saat yaşar hale getirmek.

Bu ülkede "Yapmam, yaptırmam" diyen bir gurup var. "İstemezükçüler" diyorum ben onlara. Çürüsün, koksun, çöksün, işe yaramasın, umurlarında değil. Leş olsun, tinerci, esrarkeş yuvası olsun. Fuhuşhane olsun, fare, aç köpek üretme merkezi olsun, umurlarında değil. Umumi hela olsun, çevreye koku, mikrop, sinek saçsın, umurlarında değil.

"Yahu şurayı dünya güzeli bir yaşam yerine çevirelim."
İşte tam o zaman umurlarında. "İstemezüüüükkkkk!"

Hadi kıyametler, hadi olay çıkarmalar, bir kaşık suda fırtına yaratmalar. Hadi mahkemeler ve yürütmeyi durdurmalar.

Başbakan Erdoğan ki, buraya İstanbul Belediye Başkanlığından gelmiştir, bu kent için en büyük hayalini gerçekleştiremedi. "Efendim bahane ile AKM'yi yıkıp yerine hayalindeki Taksim Camisi'ni yapacak" dedikodusunu dahi çıkardılar.

AKM'nin yıkılması unutuldu. Mevcut binayı koruyarak burayı yaşayan bir merkeze dönüştürme planları yapıldı. İstemezükçüler ona da karşı çıktılar. Mahkemeye gittiler ve "Yürütmeyi durdurma" kararı aldılar. 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin, 2010 yılını bir Opera ve Bale salonu olmadan tamamlamasını başardılar.

Bunun üzerine Kültür Bakanı devreye girdi. Bu değişikliklerden de vazgeçildi. Mevcut salonun tamir edilerek aynen açılmasına karar verildi. Tamir işi ihale edildi, ama başlayamadı. İşi yapmayı yüklenen 2010 İstanbul Kültür Ajansı ihaleyi kazanan şirkete "Başla" emrini vermedi.

Niye vermedi? Bilmiyorum.

Bu konuda Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ile konuştum. 2010 Ajası'nın bağlı olduğu Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ile konuştum. Bir defa açık. Ortada bir iki başlılık var. AKM Kültür Bakanlığı'nın, ama tamir işi, Devlet Bakanlığına bağlı ajansta. Bu işi yokuşa sürüyor.

İkincisi.

Hissettiğim şey şu. Bu konuda Başbakan'ın "Tamamı yıkılsın. Otopark arsası ile birleştirilsin. Dünya kataloglarında İstanbul ile özdeşleşecek bir mimari anıt ortaya çıksın" hayali biliniyor. Şimdi bu tamiratın yapılması ve AKM'nin yeniden açılması, bu hayalin sona ermesi anlamına gelecek.

Başbakan'ın en büyük hayalini sona erdirecek emri kimse veremiyor. Herkes topu başkasına atıyor ve AKM öyle bomboş duruyor.

Tepebaşı Müze Binası için Başbakan'a bir açık mektup yazmıştım. "El koyun bu iş bitsin" diye. El koydu, ama bitmedi. Kendi adamları bitirtmediler üstelik.

Şimdi bir kez daha Başbakan'a başvuruyorum.

2010'u kaybettik. Ama 2011 sezonunda İstanbul'un bale ve opera temsili yapacak bir salona sahip olması iki dudağınızın arasında.

Kültür ve Devlet Bakanlarınızı yanınıza alın ve "AKM'yi hemen toparlayın ve açın" emrini verin. İş en geç altı ayda biter. İhale dahil her şey hazır çünkü.

Büyük AKM hayali mi?
İstemezükçüleri durduracak bir yöntem bulunduğunda o gene yapılır, nasılsa.
Takip
YorumlarYorum Sayısı: Henüz hiç yorum yapılmamışBütün yorumları forumda okuyun!

29 Ocak 2011, 20:15Yazan: hero49AKM yıkılırsa artık diğer tarihi eseleri yıkma alışkanlığı oluşur.Burda önemli olan bir şeyin tarihi eser ünvanını nasıl aldığıdır.Bunu bilirsek bu problemler yaşanmaz.Ama işin içine siyaset girdi.Bir tarafta kendini çok bilmiş zanneden, ülkede sadece kendilerinin aydın olduğunu zanneden, bazı kişilerin adından çok yararlanmış ve hala devam edenler, diğer tarafta ise dini siyasete alet eden, piyonluk yapanların düşünceleri arasında geçiyor... (devamı)

30 Ağustos 2010, 19:56Yazan: semstAKM yi sıkıcı bulmanızı saygı ie karşılıyorum. Ancak bir de konuya yapının yapıldıgı tarihin Türkiye'si gözü ile bakarsanız görüşünüz değişecektir sanırım. Bu proje döneminde birçok yabancı dergide yeralmış, övgü ile konuşulan bir yapısı idi. Aradan geçen yaklaşık 40 yıla karşın benzer fonksiyondaki yapıların azlığı ve bezersizliğini de dikkate aldığınızda yapının korunması gerektiği gerçeği ile karşılaşırsınız... (devamı)

13 Ağustos 2010, 12:25Yazan: Emine MerdimBeral Madra'nın Radikal'deki yazısı: http://www.arkitera.com/h55724-post-degil-kohne-modernizm.html

28 Nisan 2010, 14:09Yazan: Emine Merdimİstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM ile ilgili basın açıklaması. Görüldüğü üzere, AKM’nin onarımı ve bu onarım için gerekli olan ödeneğin sağlanması sadece İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın sorumluluğunda değildir. Ajansımız tarafından AKM hesabına para aktarılabilmesi, Ajans Koordinasyon Kurulu kararına bağlı olup, bu husus Koordinasyon Kurulu’nun yetkisindedir... (devamı)

25 Şubat 2010, 15:41Yazan: Emine Merdim2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın AKM süresi hakkında basın açıklaması: 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’un 11. maddesi gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin onarımına yönelik “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Onarımına İlişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Arasında İşbirliği Protokolü” 8 Ekim 2008 tarihinde imzalanarak çalışmalara başlanmıştı... (devamı)

24 Aralık 2009, 15:14Yazan: Emine MerdimHaber Türk'te bugün çıkan bir haber. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in açıklamaları: Muhteşem bir proje hazırladık. Çok spekülasyonu yapıldı bunun. Projeyi onaylattık, ihalesini yaptık. Kültür Emekçileri Sendikası yürütmeyi durdurma kararı aldı... (devamı)

14 Aralık 2009, 08:12Yazan: Omer YilmazDün Habertürk'teki köşesindeydi aşağıdaki Fatih Altaylı yazısı. Bir de maket fotoğrafı vardı ama internet sitesine o fotoğrafı koymamışlar. İlber Ortaylı da İBB binası yıkılmalı gibi bir şeyler demişti. Artık Murat Bardakçı'dan da bir yorum bekliyoruz. Taksim Opera Binası buydu TAKSİM'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılıp yerine İstanbul'a yakışır bir opera binası ve yanında da bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söylüyorum ya... (devamı)

26 Ağustos 2009, 10:50Yazan: Derya YazmanAtatürk Kültür Merkezi'nin yenileme projesine imza atan mimar Murat Tabanlıoğlu, Radikal'da yayınlanan bir haberde yenileme projesi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Haberin devamı: 'Yapılmazsa AKM'ye yazık olur'

25 Ağustos 2009, 17:35Yazan: Omer Yilmazöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)

25 Ağustos 2009, 16:04Yazan: Mehmet K. Özelöyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kentin modern sanatlar müzesi'ne girerken güvenlik kulübesindekiler "nereye?" diye soruyorlar; "lokantaya mı, müzeye mi?" anlamında! demek ki, istanbul modern'in "işgal ettiği" antreponun tüketicilerinin çoğunluğu sanatseverler değil, boğaz kenarında topkapı sarayı'na nazır tıkınmak isteyen kent sakinleri; o kadar ki, müzenin içinden geçmeden (ve giriş ücreti ödemeden) hedeflerine ulaşabilsinler diye, dışarda, müzeden bağımsız işleyen bir asansöre yönlendiriliyorlar... (devamı)

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Şubat 2012>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29        
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.